Müzakere için peşrev çekildi

ABD Başkanı Bush, Dışişleri Bakanı Rice gibi, bir yanına Filistin lideri Abbas, diğerine İsrail Başbakanı Olmert'i alarak kameralara poz verdi.


Annapolis'te günü kurtarma çabası

Barış için Filistin, İsrail, Suudi Arabistan ve Suriye dahil 50'yi aşkın ülke ve kuruluşun katıldığı Annapolis zirvesi başladı.

ABD Başkanı Bush, iyi bir başlangıç izlenimi vermek için 'ortak bildiriyi' okudu ama metinde kritik sorunların hiçbiri yoktu.

WASHINGTON - ABD Başkanı George W. Bush'un görev süresinin dolmasına bir yıldan az kala soyunduğu Ortadoğu barışı toplantısı önceki akşam ABD Dışişleri'ndeki yemeğin ardından, dün Annapolis'te Donanma Akademisi'nde başladı. Filistin, İsrail, Suudi Arabistan ve Suriye'nin başını çektiği 50'den fazla ülke ve uluslararası kuruluşun katıldığı toplantıyla ilgili kimse umut beslemezken Bush, haftalardır uzlaşılamayan müzakerelere zemin hazırlayacak ortak bildiriyi içi boşaltılmış halde açılışa yetiştirip 'iyi bir başlangıç' izlenimi yaratmaya çalıştı.
Açılışta bir yanına İsrail Başbakanı Ehud Olmert'i, öbür yanına Filistin lideri Mahmud Abbas'ı alan Bush, tarafların 2008'e dek bir barış anlaşmasına ulaşılması hedefinde anlaştıklarını ve resmi görüşmelerin 12 Aralık'ta başlayacağını duyurdu. Annapolis'te amacın nihai anlaşma değil görüşmelere zemin hazırlamak olduğunu belirterek beklentiyi aşağı çeken Bush, İsrail'den 1967'de işgal edilmiş topraklardan çekilme ve yasadışı yerleşimlere son verme kararlılığı isterken, Filistin'e de İsrail'in güvenliği için sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı. Bush, "Anlaşma Filistinlilere vatan olacak Filistin devletini kurarken, İsrail de Yahudiler için vatan olacak" ifadelerini kullandı. Filistinliler 'Yahudi devleti' ibaresini mültecilerin geri dönüş hakkının inkârı saydıklarından karşı çıkıyor.
Bildiride ne var, ne yok
Şimdiye dek pek çok müzakere zemini eskitmiş Ortadoğu barışının önündeki en kritik sorunlardan hiçbirine değinmeyen ortak bildirinin ana hatları ise şöyle:
- Kan dökülmesine son verme, özgürlük, güvenlik, adalet ve karşılıklı tanımaya dayalı barış dönemine yardım etme ve terörizme karşı durmada kararlıyız.
- Barış içinde yan yana yaşayacak İsrail ve Filistin devletlerinin yanı sıra bütün temel konuları içerecek şekilde iyi niyetli ikili görüşmelerin başlamasına karar verildi.
- Taraflar 2008 sonundan önce bir anlaşmaya ulaşılması için ellerinden gelen çabayı gösterecek.
- Ortak komite çalışma planı yapacak. Her iki taraftan birer temsilcinin katılacağı müzakereler 12 Aralık'ta başlayacak. Abbas ve Olmert iki haftada bir buluşacak.
- Taraflar Yol Haritası'ndaki yükümlülüklerini, nihai barış anlaşmasına ulaşılıncaya dek uygulayacak. ABD de bunu denetleyecek.
Ne Abbas ne de Olmert bildirideki ateşli retoriğe rağmen önceki müzakerelerin çökmesine yol açan Kudüs'ün statüsü, mülteciler ve 1967 sınırlarına geri dönülmesi gibi temel konularda uzlaşı sinyali vermedi. Olmert, "Bütün meseleler masada olacak" derken Abbas, herhangi bir anlaşmanın Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmasını garanti etmesi gerektiğini vurgulayıp nihai statü, mülteciler, sınırlar, Yahudi yerleşim birimleri, su ve güvenlik gibi temel konularda derin müzakere istedi.
Olmert'e Suudi alkışı
Bu arada Araplara Arapça 'hoşgeldiniz' diyen Olmert, "Artık ne sizin, ne bizim, halklarımızın ıstıraplarıyla bağdaşmayan hayallere tutunma ayrıcalığımız var. Barış istiyoruz. Filistinlilerin trajedisine de kayıtsız değiliz" sözleriyle İsrail lideriyle el bile sıkışmayan Suudi Dışişleri Bakanı Suud Faysal'dan alkış aldı.
Bir tek koşer ve helal barışı sağlanabildi

  • Annapolis'te önceki akşam verilen yemekte oturma düzeni sorun oldu. Araplarla İsrailliler yan yana oturmak istemeyince ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, çareyi birlikte oturabilecek gruplar oluşturup katılımcıları yuvarlak masalara bölmekte buldu. Rice da Olmert ile Abbas'ın ortasına oturdu. Bush açılışı yaptığı kürsüde "Madam bakan, konukseverliğinize teşekkürler" dedikten sonra etrafına bakınıp "Acaba ben
    nereye oturacağım" esprisi yaptı. Bush, iki dakika konuşup su dolu kadehini Olmert ve Abbas'ın buzlu çay dolu kadehleriyle tokuşturdu.
  • Yemekte hem koşer hem helalliği tutturmak gerekince ortaya şöyle bir menü çıktı: Mangolu ya da baharatlı mangolu kırmızı ya da sarı pancar salatası, bal-soyayla kaplanmış lahanalı, çin bezelyeli ve mantarlı deniz levreği, havuçlu börek, şekerli bezelye, fındıklı pandispanya.
  • Suudi bakan Faysal, Olmert'le el sıkışmayı reddedip, "Ciddi barış işi için geldik. Burası el sıkışmalardan sonra en iyi olanın kazandığı bir spor yarışması değil" dedi. Olmert de "El sıkışmak istemeyene, ben de elimi uzatmam" yanıtını verdi.
  • Filistinlilerin oteldeki yastıklarına beyaz çiçek, 'güvercin' kurabiye ve Walt Whitman'ın 'Barış her zaman güzeldir' dizesi yazılı kart bırakıldı.
  • ABD yönetiminin fotoğraflı kimliklerini unuttuğu 800 gazeteciden çok azı zirveyi izleyebildi.
    (Dış Haberler)