Napolyon'un taç giyme töreni

Türkiye'nin de kampanya konularından biri olacağı nisandaki cumhurbaşkanlığı seçimi için geri sayıma geçen Fransa'da, iktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) beklenen adayını belirledi.

PARİS - Türkiye'nin de kampanya konularından biri olacağı nisandaki cumhurbaşkanlığı seçimi için geri sayıma geçen Fransa'da, iktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) beklenen adayını belirledi. Paris'teki Porte de Versailles salonunda dev ekran ve ışık gösterileriyle Amerikan kampanyalarını aratmayan kongrede 338 bin delege oy kullanırken, tek aday olan İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy yüzde 98 oyla UMP'nin cumhurbaşkanı adayı seçildi.
Sosyalist kadın aday Segolene Royal'i yenebilecek tek sağcı gözüyle bakılan Sarkozy, siftahı Türkiye'nin AB üyeliğine karşıtlığını yineleyerek yaptı. İmtiyazlı ortaklık yanlısı Sarkozy, "Türkiye'nin AB'de yeri yok. Avrupa sınırlarını belirlemeli. Türkiye'den başlamak üzere her ülke üyelik kabiliyetine sahip değil. AB'nin sınır belirlemeden genişlemesi, Avrupa siyasi birliğini riske atar ve ben bunu kabul edemem" çıkışı yaptı.
'Farklılıkların toplamı'
30 yıl önce atıldığı siyasette hep Elysee Sarayı'na kurulmayı hayal etmiş olan 52 yaşındaki Sarkozy, başta Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile Başbakan Dominique de Villepin'in taş koymasına karşın dün amacına bir adım daha yaklaştı. Basının kendisini Napolyon'a benzetmesi ve oylamayı 'taç giyme töreni' diye nitelemesine uygun olarak salona girişinde 'krallar gibi karşılanan' Sarkozy, partililerin ilgisi nedeniyle yerine geçmekte zorlandı. Sloganı 'Birlikte herşey mümkün' olan hırslı siyasi, zafer konuşmasında da UMP'lilere birlik çağrısı yaptı: "Hayatım boyunca Fransa'ya faydalı olmayı hayal ettim. Bu hayalin ilk adımını atmama yardım ettiniz. Başarısızlığa hakkım yok. Birbirinize saygı duymanızı istiyorum zira büyük bir aile farklılıkların toplamıdır."
Macar göçmenin oğlu olmasına karşın göçmen karşıtlığıyla dikkat çeken Sarkozy, Gaullist politikalar yerine ABD yanlılığı, serbest piyasa ve küreselleşmeyi savunuyor. 'Sarko', dış politikayı 'kibirli' bulup Fransızların İngilizce konuşması gerektiğini söyleyince, 'Fransa pasaportlu ABD'li neo-con' lakabıyla dahi anıldı. (afp, ap, bbc)