NATO öfkeli, Putin taviz vermiyor

Bush yönetiminin Doğu Avrupa'ya füze kalkanı kurma planını adım adım hayata geçirmesi karşısında hep ikazlarla yetinen Rusya'nın, sonunda Soğuk Savaş'ın bitişinin sembolü Avrupa Konvansiyonel...

OSLO - Bush yönetiminin Doğu Avrupa'ya füze kalkanı kurma planını adım adım hayata geçirmesi karşısında hep ikazlarla yetinen Rusya'nın, sonunda Soğuk Savaş'ın bitişinin sembolü Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması'nı (AKKA) askıya alma ültimatomuyla patlayan kriz restleşmeye döndü. NATO dün AKKA'nın askıya alınması konusunda açıklama istemesi karşısında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, "Kalkan Avrupa'ya yıkım tehdidini kat kat artırıyor. Gerekli önlemleri alacağız" çıkışını yaptı.
AKKA, Avrupa güvenliğinin köşe taşıyken, 2008'de görevi sona eren Putin, önceki günkü son ulusa sesleniş konuşmasında, Batı'yı 'sömürgeci taktiklerle Rusya'nın içişlerine karışmakla' suçlayıp, ABD kalkanı karşısında AKKA'yı askıya alacaklarını söylemişti. Ardından Oslo'daki NATO-Rusya Ortaklık Konseyi'ne katılan Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, AKKA'yı askıya aldıklarını resmen NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer'e iletti.
'Hâlâ düşman aranıyor'
Scheffer, "Bu mesajı derin bir kaygı, düş kırıklığı ve üzüntüyle karşıladık" derken, Lavrov da görüşme sonrası, "NATO askeri gücü sınırlarımıza sokuluyorsa kaygılanmamak mümkün değil. Hâlâ düşman arıyorlar" cevabını yapıştırdı. NATO sözcüsü James Appathurai ise dün, Rusya'dan açıklama istediklerini duyururken, NATO'nun yanıtının ne olacağı sorusu üzerine "İlk önce Rusya, Putin'in ne demek istediğine açıklık getirmeli. Moratoryuma ilişkin tutumları ne anlama geliyor?" diye sordu. Sözcü, herkes moratoryum ilan edildiği izlenimi taşırken, Putin'in danışmanlarının kararın altı ay ya da bir yıl içinde yürürlüğe gireceğini söylediklerini savundu.
Soğuk Savaş rüzgârları dün ABD'nin füze kalkanı kurmak için ikna ettiği Çekya Devlet Başkanı Vaclav Klaus'un gerilimi yatıştırmak üzere soluğu aldığı Moskova'da daha da keskinleşti. Zira Putin, Klaus'u kabulünde ABD'nin Avrupa'ya füze kalkanının karşılıklı yıkım getireceğini belirterek, "Karşılıklı yıkım tehdidi kat kat artıyor. Bu sadece bir savunma sistemi değil. Amerikan nükleer silah sisteminin bir parçası" dedi. "Bu sistemler, önlemini almazsak Urallar'a kadar Rusya topraklarını izleyecek. Elbette histerik yaklaşmadan karşı önlemler alacağız" vurgusu yapan Rus lideri, ABD'nin 1979'da Doğu Avrupa'ya yerleştirdiği Pershing-2 ve Tomahawk füzelerini hatırlatıp, "İlk kez ABD nükleer stratejik sistemleri Avrupa'da boy gösteriyor. Bunların nakli Peshing'lerin nakliyle aynı. Tehdit kesinlikle aynı. Avrupa'daki güvenlik sistemini radikal biçimde değiştirir" dedi.
'Kahve bile sunmam'
Rusya Genelkurmay Başkanı Yuri Baluyevski de, 10 Mayıs'ta NATO karargâhına girerek AKKA anlaşmasının geleceğine ilişkin müzakerelere başlayacağını ilan ederken, "Klaus'a kahveden başka bir şey sunmam. Uzlaşma yok" çıkışı yaptı.
Gelişmeleri Soğuk Savaş retoriğinin ötesinde Avrupa güvenlik haritasının yeniden çizileceğine işaret olarak yorumlayan uzmanlar, Putin'in füze kalkanına kırmızı çizgi çektiği görüşünde. Gerilim AKKA ile sınırlı değil. Oslo toplantısında Rusya'yı rahatsız eden Gürcistan ve Ukrayna'nın 2008'de NATO üyeliği, Kosova'ya alenen bağımsızlık veren ancak Rus vetosuna takılan BM planının uygulanması da ele alındı.
Rice'ın müthiş gafı
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice da Putin'e tepki verirken dev gaf yaptı. Rusya uzmanı Rice "Doğu Avrupa'ya on kalkanla birkaç radar yerleştirilmesinin Sovyet stratejik caydırıcılığını tehdit edeceği fikri saçma" dedi. Böylece Rusya'yı hâlâ 'Sovyetler' olarak gördüklerini gösterdi. (Dış Haberler)