Netanyahu için göndere beyaz bayrak çekilmeliydi

Netanyahu için göndere beyaz bayrak çekilmeliydi
Netanyahu için göndere beyaz bayrak çekilmeliydi
Yerleşimler nedeniyle dört ay önce İsrail'i kınayan Obama, iç baskı karşısında 180 derece döndü. Obama-Netanyahu görüşmesine 'cilt bakım zirvesi' de denebilir; tek amaç görüntüyü kurtarmaktı. Bibi'nin şartlarının kabul edilmesi sonrası Beyaz Saray'a ABD bayrağı yerine beyaz bayrak çekilebilir
Haber: Dana MIlbank / Arşivi

ABD başkanının misafirlerinin ağırlandığı Blair House’un camından mavi-beyaz bir İsrail bayrağı sarkıyordu. Blair House’un bulunduğu Pennsylvania Bulvarı’nın diğer ucundaysa, Amerikan bayrağı Beyaz Saray’ın tepesindeki her zamanki yerindeydi. Fakat Beyaz Saray yetkilileri, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun Başkan Barack Obama’yı ziyaret etmesinin gerçek anlamını ifade etmek için Amerikan bayrağı yerine beyaz teslim bayrağını da çekebilirdi.
Obama yönetimi dört ay önce, tartışmalı bir yeni yerleşim nedeniyle İsrail’i kınamak yönünde epey tehlikeli bir siyasi karar almıştı. İsrail lobisi ayaklanmış, Netanyahu yönetimin adımlarını kınamış, Cumhuriyetçi liderler İsrail başbakanının tarafını tutmuş ve Demokratlar bu zor durumdan kaçacak yer aramıştı.
Dolayısıyla, İsrailli meslektaşı tarafından bozguna uğratılan ve küçük düşürülen Obama, Netanyahu’yu ‘Cilt Bakımı Zirvesi’ diye de adlandırılabilecek bir görüşme için yeniden Beyaz Saray’a davet etti: Amaç sadece görünüşü kurtarmaktı. Yanında asık suratlı bir Netanyahu’yla ışık saçan başkan, coşkuyla ‘iki ülke arasındaki sıradışı dostluktan’ söz etti. İsrail’i öve öve bitiremedi: “ABD’yle İsrail arasında kırılmaz bir bağ var”... “Netanyahu’ya saygılarımı sundum”... “İki ülke işbirliği içinde çalışıyor”... “Bağlılığımız sarsılmaz”... “İlişkilerimiz genişledi”... “O özel ilişkiye bağlıyız ve onu desteklemek için ne gerekiyorsa yapacağız,”
Bir muhabir, bu coşkulu Amerikalı’yı gerçeğe döndürmeye niyetlendi: “Sayın Başkan, geçtiğimiz yıl İsrail’le aranıza mesafe koydunuz ve başbakana soğuk davrandınız. Bu politikanın hatalı olduğunu mu düşünüyorsunuz?... Netanyahu’ya güveniyor musunuz?” Obama neşeli bir gülümseme takındı. “Her şeyden
önce şunu söyleyeyim, sorunuzun önermesi hatalı ve buna hiçbir şekilde katılmıyorum” dedi. Kendisinin
İsrail’le ‘özel ilişkiyi sürekli yeniden tasdik ettiğini’ söyledi ve “Başkan seçilmeden önce tanıştığımız günden beri Netanyahu’ya güvendim” diye konuştu. Peki Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın İsrail’in yerleşim faaliyetini ‘aşağılayıcı’ diye nitelemesi ve Dışişleri’nin İsrail’i ‘barış süreci ve ABD’nin çıkarları konusunda güvenin altını oyan olumsuz bir sinyal’ vermekle suçlaması da neydi öyle? Hayal görmüş olmalısınız.
Obama göreve, Arap dünyasına seslenip kendisini daha dürüst bir arabulucu olarak konumlandırarak
barış çabalarını canlandıracağına dair takdire değer bir umutla geldi. Fakat şimdi, iç siyasetin buna izin vermeyeceğine dair acı dersi öğrendi. Müslümanlar Netanyahu’ya teslim olmasından bile önce, Obama’nın kendilerine Kahire’den hitap eden dönüştürücü şahsiyet olarak kalacağına dair inançlarını yitirdi. Pew Araştırmalar Merkezi’nin geçen ayki anketine göre, Obama’ya güvenen Müslümanların oranı Mısır’da yüzde 41’den 31’e, Türkiye’de de 33’ten 23’e düştü.
İsrail’in Kudüs’te yeni ev inşa edeceğini ABD başkan yardımcısının ziyareti sırasında duyurmasından kısa süre sonra, Obama görüştüme yaptığı Netanyahu’yu adam yerine koymadı. Açıklama yapılmadı, görüntü verilmedi. Fakat İsrail geri adım atmadı; ABD’nin, Gazze’ye yardım filosuna düzenlenen ölümcül baskından önceki ‘itidal’ çağrılarına da kulak asmadı.

Tek bir eleştiri yoktu
Netanyahu Beyaz Saray’a geldiğinde, bahçedeki bir inşaat nedeniyle orada bulunan buldozerleri ve moloz yığınlarını görmüştür. İçerideyse daha fazla inşaat çalışması buldu: Obama ABD-İsrail ilişkilerini hararetle yeniden inşa etmekteydi. Başkanın kameralar önündeki açılış konuşması, Yahudi devletine yönelik tek bir eleştiri içermiyordu. “Netanyahu’yla mükemmel bir görüşmeyi yeni tamamladım” diye başladı. Televizyonu geç açanlar için de en sonda şu eklemeyi yaptı: “Bir kez daha söylemek isterim ki, görüşmenin mükemmel geçtiğini düşünüyorum.” Netanyahu övgüler nedeniyle memnundu: “Sayın Başkan, ABD’nin İsrail’e uzun süreli bağlılığını bana özel olarak ve kamuoyu önünde teyit ettiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.”
Obama bir muhabir sorana kadar yerleşimlere değinmedi bile - ve o zaman da, İsrail’in yerleşimler konusunda eylülde son bulacak moratoryumu uzatması gerektiğini söylemedi. İsrail’e dair herhangi bir eleştiriden kaçınarak, Filistinlileri ‘tahrik etmek için bahaneler’ veya ‘İsrail’i utandırmak için fırsatlar’ aramamaya çağırdı. (7 Temmuz 2010)