Obama Nobel Barış Ödülü'nü 'Barış için savaşmak gerek' diyerek aldı

Obama Nobel Barış Ödülü'nü 'Barış için savaşmak gerek' diyerek aldı
Obama Nobel Barış Ödülü'nü 'Barış için savaşmak gerek' diyerek aldı

Obama, ödülü alırken ?Başarılarım Mandela?nınkilerin yanında hiç? dedi. ABD?nin New York kentinde tabutlar taşıyan göstericiler ?Savaş başkanı Obama?nın Nobel Barış Ödülü almasını protesto etti. FOTOĞRAFLAR: AFP

Obama, Nobel Barış Ödülü'nü Stockholm'deki törende 'Çabalarımın henüz başındayım' diye alırken, 'Barış için savaşmak gerek' mesajı verdi. Kabil'e takviye güç kararını 'Pasif hareket Hitler'i durdurmazdı' diye savundu

OSLO - İki cephede başkomutan sıfatıyla savaşan ABD Başkanı Barack Hüseyin Obama, barutun mucidi İsveç bilimadamı Alfred Nobel adına 1896’dan beri verilen ‘Nobel Barış Ödülü’nü dün törenle alırken, savaşın zaruretine dair mütefekkirane demeçler verdi. Henüz bir yılını doldurmaması, kaydadeğer başarı sergilemememiş olması, üstelik ödül törenine dokuz gün kala Afganistan’a 30 bin takviye güç gönderme kararı nedeniyle barış ödülünü hak edip etmediğine dair tereddüt dalgası yayılırken Obama, törende bu çelişkiye de ‘cesurca’ parmak bastı.
1906’da Theodore Roosevelt, 1919’da Woodrow Wilson’dan sonra görevi başındayken Nobel alan üçüncü ABD başkanı olan Obama, ödülü dün First Lady Michelle Obama ve Norveç Kraliyet ailesinin katıldığı Oslo belediyesindeki törende Nobel Komitesi Başkanı Thorbjoern Jagland’ın ellerinden aldı. Obama törendeki konuşmasında ödülün erken geldiği gerçeğini “Dünya sahnesindeki çabalarımın henüz çok başındayım. Albert Schweitzer, Martin Luther King, George Marshall ve Nelson Mandela gibi bu ödülü alan tarihin devleriyle kıyaslandığında benim başarılarım hafif kalır” diye teslim eti.

İranlılara saygılarını sundu
Daha önce 18 ayar bir madalya, bir berat ve 10 milyon İsveç Kronu’ndan (1.41 milyon dolar) oluşan ödülü bir hayır kurumuna bağışlayacağını vaat etmiş olan Obama, dünyada özgürlük için savaşanları selamlarken Myanmar’daki muhalefet lideri Aung San Suu Kyi’ye, Zimbabve’de şiddet olaylarına rağmen sandığa gidenlere ve İran’da sessizce sokaklarda gösteri yapanlara saygılarını sundu. Diplomatik çözümleri destekleme ve nükleer silahsızlanma yönündeki olağanüstü girişimleri dolayısıyla ödüle layık görülen Obama, Irak ve Afganistan’daki savaşları “Pasif hareket Hitler ordularını durduramazdı. Müzakereler Kaide liderlerini silah bırakmaya ikna edemez. Amerikan halkı tehdit edilirken bir şey yapmadan duramam” diye savundu. Obama konuşmasının fraklı yerlerinde savaşın bazen haklı olduğu tezini savundu: “Şiddete başvurmamanın ahlâki gücüne tanık olurken güç kullanımını da savunuyorum. Güç insani nedenlerle haklı olabilir, Balkanlar’daki gibi. Savaşın tutulmadığını anlıyorum. Fakat şunu da biliyorum: Barışı sadece arzu etmek ona erişmek için yeterli değildir. Cephedeki askerler cesaret ve fedakarlıklarıyla şanlıdır ama savaş asla şanlı değildir.” Obama 30 bin takviye askere dair “Savaştayız. Bazıları öldürecek, bazıları ölecek. Buraya savaşın bedeline dair güçlü hislerle geldim; savaşla barış arasındaki ilişkiye dair zor sorularla dolu hislerle” dedi.
Obama, İran ve Kuzey Kore’yi de tehditten geri durmadı: “Bu rejimler kuralları çiğnediklerinde sorumlu tutulmalı. Yaptırımlar gerçek bir bedel ödetmeli. İran ve Kuzey Kore gibi ülkelerin sistemle oynamamalarına izin verilmemeli. Devletler kendilerini nükleer savaş için silahlanırken barış isteyen ülkeler aylak aylak duramaz.”
Selefi George W. Bush’u dolaylı eleştiren Obama, “ABD savaşta bile ahlâki değerleri üstün tutmalı. Gücümüzen kaynağı ve düşmanlarımızdan farkımız budur. Bu nedenle işkenceyi yasaklayıp Guantanamo’nun kapatılmasını emrettim. İdeellarimizden taviz verirsek kendimizi kaybederiz” dedi. Nobel’in hakkını vermekten bahsederken “Eylemlerimiz önemli ve tarihin yönünü adalete çevirebilir” diyen Obama, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, ardından dünyayı nükleer silahlardan arındırma ve iklim değişikiğiyle mücadele sözü verdi.
Obama, ödül töreninden önce eşi Michelle’le Norveç Nobel Enstitüsü’nde ziyaretçi defterine “King ödülü kazandığında bu onun dünyadaki (çabaları) canlandırdı, ayrıca ABD’de onun önemini artırdı” diye yazdı. Nobel Komitesi Başkanı Jagland da konuşmasında birçok kişinin ödülün çok erken verildiğini düşündüğünü ancak ödülü Obama’nın fikirlerini desteklemek için bir fırsat olarak gördüklerini belirterek, “Ödül hepimiz için bir eylem çağrısıdır” dedi. 

Afgan ve Pakistanlılar tepkili
Oslo’da savaş karşıtlarının protestolarıyla karşılaşan Obama’nın ‘Değişim’ sloganına dair şüphe bir pankarta ‘Değişim?’ diye yansırken kalabalıktan ‘Afgan halkı bedel ödüyor’ sesleri yükseldi. Afgan ve Pakistanlılar da ödüle öfkeli. Kandaharlı 45 yaşındaki Afgan Emanullah “Bu barış değil savaş ödülü. Obama’nın gönderdiği 30 bin asker pikniğe değil savaşa geliyor. O nasıl olur da ödülü hak eder? Burada sivilleri katlediyorlar. Evleri bombalıyorlar, kadınlar ve erkekler dul, çocuklar yetim kalıyor” diye isyan ederken, Peşaverli mühendis Cabir Eftap “O kanlı tarihe sahip bir ülkenin başkanı” vurgusu yaptı.

Oslo’da 3 bin kişilik prıtesto
Obama, üç günlük ödül törenine sadece 24 saat ayırıp gala konseri ve etkinliklere katılmaması, ve Norveç Kralı Harald’in öğle yemeği davetini geri çevirmesi nedeniyle Norveçlileri biraz kızdırdı. Aftenposten gazetesi Obama’yı ‘biraz kibirli’ diye tanımlanırken VG gazetesi, ‘Obama kaba’ manşetini attı. ‘Savaş başkanına barış ödülüne hayır’ dövizleri taşılan’ 3 bin kişi Oslo sokaklarında protesto gösterisi yaptı. 
Roosevelt, Wilson dışında ABD liderleri arasından eski başkan Jimmy Carter 2002’de Nobelli olurken, eski başkan Yardımcısı Al Gore 2007’de ödülü BM İklim Değişikliği ile Mücadele Kurulu ile paylaşmıştı. Ödül geçen yıl anlaşmazlıkları çözümüne katkılarından ötürü eski Fin lideri Martti Ahtisaari’ye verilmişti. (afp, ap, Reuters)