Obama'nın ilk karnesi umut vaat ediyor

Obama'nın ilk karnesi umut vaat ediyor
Obama'nın ilk karnesi umut vaat ediyor

Obama, bugün prime time?da Amerikan televizyonlarından canlı yayınlanacak bir basın toplantısıyla 100 günlük icraatlarını anlatacak. FOTOĞRAF: AP

Beyaz Saray koltuğunda 100 gününü dolduran Obama'ya ilk karnesi veriliyor. Bush'tan enkaz devralmış Obama, Çin ve Afganistan dışında dış politikada genelde başarılı bulunuyor, ekonomi notu zamanla belli olacak

WASHINGTON - Selefi George W. Bush’tan her boyutta enkaz devralan ABD Başkanı Barack Obama, 20 Ocak’ta oturduğu koltukta 100 günü bugün deviriyor. Batı medyası her taze başkana yaptığı gibi Obama’ya da ‘100 günün karnesini’ verdi. Geleneğe boyun eğip bugün ‘prime time’da basın toplantısı düzenleyecek Obama, başta ABD menşeili küresel ekonomik kriz olmak üzere performansı hakkında 100 günde karar verilemeyecek denli büyük sorunlarla cebelleşiyor. Yine de başkanlığının rengini ortaya çıkaran Obama’nın karnesi şöyle:
EKONOMİ: 787 milyar dolarlık teşvik paketi çıkarıp bankaları kurtardı, evini yitirenlere yardım sağladı. Ama bu hamle pahalıya gelirken kazanımları belirsizliğini koruyor, beklenen vergi indirimlerini getirmedi, parayı ihtiyacı olanlara yönlendirmekte yavaş kaldı, acil istihdam sağlayamadı ve gelecekte ABD’nin borçlarının katlanmasına yol açacak. Ekonomi ekibi fazla Wall Street yanlısı, kendisi mali kurumları reforme etmeye gönülsüz olmakla eleştiriliyor. Ünkü ekonomistlerden Joseph E. Stiglitz ‘bankacılık sisteminin yeniden yapılandırılmamasını en büyük hayalkırıklığı’ diye nitelerken, Paul Krugman ‘nakit paranın çöpe atıldığı’ görüşünde. (ORTA)
GUANTANAMO: Terör zanlılarının kaçırılıp esir alınması ve işkenceden geçirilmesinin simgesi olan kampın bir yıl içinde kapatılması emri verdi. Onlarca esirin bırakılmasına hükmedildi. Ama kalan 245 esirin hangi mahkemede yargılanacağı ve hangi ülkelere gönderileceği konuları henüz çözülebilmiş değil. (İYİ)
İŞKENCE: İşkenceyi yasakladı ve Bush yönetiminin işkenceli sorgularla ilgili belgelerini açıkladı. İşkencenin icracısı CIA ajanlarına kalkan olurken, fikir babaları ve emir vericilerinin kovuşturulmasına kapıyı açık bıraktı. Böylece ‘Bush yargılanmalı mı’ tartışması başlattı. (İYİ)
IRAK: ‘Mayıs 2010’ diyordu, ama komutanlarla değerlendirme sonrası Ağustos 2010’a dek 90 bin Amerikan muharip askerinin çekilmesi takvimini açıkladı. Kalan 50 bin asker 2011 sonuna dek Irak ordusuna danışmanlık yapıp Amerikan çıkarlarını koruyacak. (İYİ)
AFGANİSTAN-PAKİSTAN (AFPAK): Irak’tan çekilip AfPak’a odaklanma stratejisi, Afganistan’daki 38 bin Amerikan askerine ilk etapta 21 bin takviye asker gönderme kararı açıkladı. Ama Afganistan’da savaşın kazanılamadığından ve Taliban’ın ılımlı unsurlarıyla görüşmekten söz etti. NATO zirvesinde Avrupalı müttefiklerini Afganistan’daki yükü daha fazla omuzlamaya ikna edemedi. Başkomutan olarak ilk saldırı emrini, Bush’tan yadigar Pakistan’daki pilotsuz uçakların füze atmayı sürdürmesi yönünde verdi. Obama yönetimi atom bombasına sahip tek Müslüman ülke konumundayken Taliban’ın yayılmakta olduğu Pakistan’ı ‘bölgedeki kargaşanın asıl kaynağı’ gösteriyor. (ZAYIF)
İRAN: Baştan beri doğrudan görüşmekten söz etti, başkan olur olmaz “Sıkılmış yumruğunuzu açarsanız uzanmış elimizi bulacaksınız” dedi, Nevruz tebriğinde ‘İran İslam Cumhuriyeti’ne seslenip taze başlangıç teklif etti, Sadi’den şiirler okuyup Farsça konuştu, ama Tahran’ın talep ettiği somut adımı atamadı. (İYİ)
ORTADOĞU SORUNU: Kuzey İrlanda barışının mimarı dürüst arabulucu George Mitchell’ı Ortadoğu temsilcisi atayıp, İsrail’e ‘ince’ mesajlar iletti: İki devletli çözümün kabulü, müzakerelerin başlaması için Filistinlilere İsrail’in Yahudi devleti olarak tanımanın dayatılamayacağı, Yahudi yerleşimi inşasının durması gerektiği, Hamas’ın muhatap alınabileceği... (ORTA)
RUSYA: G20 zirvesinde görüştüğü Rus lideri Medvedev ile işe nükleer cephaneliğin üçte iki oranında azaltılması gibi silahsızlanma anlaşmalarından başlama konusunda el sıkıştı. Füze kalkanından NATO’nun genişlemesi ve Hazar enerji kaynakları üzerindeki etkinlik mücadelesine dek bir dizi mesele belirsiz. (GEÇER)
ÇİN: Çin’i yuanın değeriyle ilgili manipülasyonla suçladı. Ardından Güney Çin Denizi’ndeki uluslararası sularda bir Amerikan savaş gemisinin Çin gemilerinin denizcilerin tacizine uğradığı haberi geldi. G20 kulislerinde Çin, ABD Hazine Bankası’nın bonolarını almayı bırakarak Washington’ın borçlanarak ekonomisini döndürmesine artık izin vermeyebileceği, uluslararası ticarette dolardan başka para birimi kullanabileceği tehdidi savurdu. (ZAYIF)
LATİN AMERİKA: Küba asıllı Amerikalıların Küba’ya seyahat ve para transferine kısıtlamaları kaldırarak gittiği Amerika Devletleri Örgütü zirvesinde, Küba ile yeni başlangıç ve bölge ülkeleriyle eşit ortaklık vaat etti. Bush’un belalısı Veneüzella lideri Chavez’in yanına gidip elini sıkarak ayaküstü sohbet eden Obama’ya, Latin liderler ‘Küba’ya yarım asırlık ambargoyu kaldır, ciğerimizi ye’ mesajı verdi. (İYİ)
TÜRKİYE: AB üyeliğine destek açıkladığı Avrupa turunun son durağı olarak geldi, ‘ılımlı Müslüman ülke’ politikasını terk edip ‘Müslüman, laik, demokrat, bölgesel lidersiniz’ vurgusu yaptı, ABD ile Türkiye’nin dünyaya model ortaklık kurmasından söz etti, Ermeni meselesinde geçmişle hesaplaşma istedi. Ama Türkiye’yi 24 Nisan mesajında Ermenilerin ‘soykırım’ için kullandığı, ‘büyük felaket’ manasına gelen ‘Medz Yeghern’i telaffuz ederek kızdırdı. (İYİ) (bbc, ap, afp)