'Obama'nın Vietnam'ı olmasın'

'Obama'nın Vietnam'ı olmasın'
'Obama'nın Vietnam'ı olmasın'

Bavyera?nın konferansa evsahipliği yapan Münih kentine giden savaş ve askeri ittifak karşıtları, ölü ya da esir görüntüsüne bürünüp NATO?yu protesto etti. FOTOĞRAF: AP

Obama, 'Afganistan'da oyunun sonu ne' diye sorduğu komutanlarından bir yanıt alamayınca takviye asker planını açıklayamadı. Demokratlar Afganistan'ın 'Obama'nın Vietnam'ı olmasından korkuyor. Münih konferansında NATO'nun da Afganistan'da 'varoluş mücadelesi' verdiği kaygıları aktarıldı

MÜNİH - 45. Münih Güvenlik Konferansı yeni Amerikan yönetiminin dış politikasının takdimine sahne olmasının ardından Afganistan’a odaklanırken, ABD Başkanı Barack Obama’nın kampanyasının ana izleklerinden Irak’tan çekilip Afganistan’a odaklanma konusunda plan-programının olmadığı ortaya çıktı. Times gazetesi, geçen ay Pentagon’u ziyaret eden Obama’nın Savunma Bakanı Robert Gates ile komutanlara “Oyunun sonu ne olacak” (What’s the endgame) diye sorup ikna edici yanıt alamadığını yazdı. Bunun üzerine Afganistan’a 30 bin takviye asker gönderilmesi hazırlığının ilk etabı olan 17 bin askere dair geçen hafta yapılması öngörülen açıklama ertelendi. Amerikan İlerlemesi Merkezi’nin savunma uzmanlarından Larry Korb “Obama haklı. 30 bin asker göndermeden önce görevin ne olduğunu, nasıl tamamlanacağını bilmesi gerek” yorumunu yaparken, önde gelen Demok-ratlar Afganistan’ın Obama’nın Vietnam’ına dönüşmesinden kaygılarını akarıyor.
Münih’te de NATO komutasındaki uluslararası gücün Taliban karşısında tutunamadığı Afganistan için alarm zili çalındı. ABD Merkez Karargâhı Komutanı David Petraeus ağustostaki başkanlık seçimi için öncesi müttefiklerin asker takviyesi dahil katkılarını artırmaları çağırısı yaptı. Britanya Savunma Bakanı John Hutton kesin konuştu: “Şu an en çok muharebe birliklerine ihtiyaç var. NATO Afganistan’da varoluş mücadelesi veriyor.” 

Karzai: Taliban’la uzlaşma lazım
Obama’nın Afganistan-Pakistan Temsilcisi atadığı ve bölge turuna çıkma hazırlığındaki Richard Holbrooke da, çok karamsar tablo çizdi: “Daha önce karşılaştığımız hiçbir soruna benzemiyor. Devraldığımız karmaşaya uzaktan yakından benzeyen bir şeyle hiç karşılaşmadım. Bence Irak’tan çok daha çetin olacak. Uzun ve zorlu bir mücadele verilecek. Mucizevi bir formülümüz yok.” Yeni fikirler, müttefikler ve ilgili ülkelerle daha iyi koordinasyon ve zamana ihtiyaç olduğunu söyleyen Holbrooke, “Tüm komşular Afganistan’da doğrudan rol oynuyor. Biz de daha bölgesel bir yaklaşım geliştirmeye çalışacağız. Pakistan korkunç durumda. Uluslararası destek, yardım ve sempatiye ihtiyacı var” dedi.
Obama yönetiminin gözden çıkardığı söylenen Afgan Devlet Başkanı Hamid Karzai ise madalyonun öbür yüzünü çevirdi: “Şimdi uzlaşma çağrısı yapma zamanı. Kaide ve terör şebekelerinin parçası olmayan, ülkelerine dönmek, Afgan anayasasına göre yaşamak, ülkesinde barışın hüküm sürmesini ve normal yaşam sürmeyi isteyen tüm Taliban unsurlarını katılmaya davet edeceğiz. Uluslararası toplumdan tam destek istiyorum.” Karzai, kasımda da, uluslararası ortakları beğensin-beğenmesin Taliban lideri Molla Ömer’e barış karşılığı koruma sağlayacağını söyleyip Batılıları şaşırtmıştı. Uluslararası gücün operasyonlarında sivil can kayıplarına son vermesini de isteyen Afgan lider, “Başarılı olabilmemiz için Türkiye, Irak, Rusya ve Çin gibi ülkeler terörizmle etkili şekilde mücadele etmeli” dedi.
NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer ise, ABD’nin Afganistan’a sevkıyatları açısından kritik önemdeki Kırgız üssünün kapatılması kararıyla ilgili Rusya’yı yardım etmesi için uyardı. (Dış Haberler)