Öcalan, Türkiye'nin olgunluk sınavı

Türkiye'de bazıları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği kararın "siyasi bir karar" olduğundan bahsettiler. Kısmen haklı da sayılırlar, ama...
Haber: WALTER FRIEDL / Arşivi

Türkiye'de bazıları Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği kararın "siyasi bir karar" olduğundan bahsettiler. Kısmen haklı da sayılırlar, ama milliyetçilerin yutturmak istediğinden çok farklı bir anlamda, çünkü hâkimler Öcalan vakasında Ankara'yı çok müşkül bir durumda bırakmamak için gerçekten çaba harcadılar.
PKK'nın eski liderinin Türkiye'de adil bir şekilde yargılanmadığı kuşkusuz ki sarsılmaz bir gerçek. 57 yaşındaki Öcalan'ın avukatlarıyla yalnız güvenlik görevlilerinin yanında konuşabilmesi, Avrupa standartları ile tabii ki bağdaşamaz. Ancak Strasbourg'taki mahkeme, Öcalan'ın tartışma konusu olan Kenya'dan kaçırılmasının ve İstanbul yakınlarındaki bir adada hücre hapsinde tutulmasının Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu'na aykırı olmadığını vurguladı. Ayrıca vatana ihanet davasının yeniden ele alınması konusunda da ısrar etmedi.
Bu kararın açıklanması centilmenlere yakışır bir şekilde Ankara'ya bırakıldı ve Ankara'nın kendisinin bu konuda izleyeceği çizgiyi belirlemesi yolunda telkinde bulunuldu. Böylece Ankara'nın iplerini Brüksel'in elinde gören ve sayıları giderek artan milliyetçilerin yatıştırılıp yatıştırılamayacağı biraz şüpheli, çünkü aslında Başbakan Erdoğan'ın davanın yeniden başlatılacağını açıklamaktan başka seçeneği yok. AB'ye girmek isteyen, onun azami standartlarını yerine getirmek zorunda.
Türkiye'de bazılarının bu istekleri küstahlık olarak değerlendirmesi ise madalyonun öteki yanı. Strasbourg kararının ardından milliyetçi dalgaların kabarması ihtimal dahilinde. Ama Türk hükümeti bunun üstesinden gelmek zorunda. Hükümet yolundan dönmemeli ve popülerliği giderek azalsa bile, milliyetçi reflekslere çok boyun eğme hevesine kapılmamalı. Ayrıca poker de oynamamalı: Davanın başlangıcını, ekimde başlaması planlanan AB görüşmelerinden sonraya erteleme gibi bir teşebbüste de bulunmamalı. Duruma böyle bakıldığında Öcalan davası, Türkiye'nin AB olgunluğu açısından bir sınav niteliği taşıyor. (Avusturya gazetesi, 13 Mayıs 2005)