Ölürken bile fotoğraf çekmeyi sürdürüyordu

Birmanya'da (Myanmar) 45 yıllık cuntaya karşı keşişlerin başını çektiği 'safran' isyanı, güvenlik güçlerinin en az dokuz kişiyi öldürmesine rağmen sürüyor. Japon fotomuhabiri 50 yaşındaki Kenji Nagai isyanın ilk yabancı kurbanı oldu. Askerlerin attığı kurşunla yaralandıktan sonra yerde yatarken bile fotoğraf çekmeye devam eden Nagai kurtarılamadı. Nagai salı gününden beri olayları izliyordu.

RANGUN - Çin ve Tayland'ın komşusu Birmanya'yı (Myanmar) 45 yıldır yöneten cuntaya karşı Budist keşişlerin başını çektiği 'safran devrimi', güvenlik güçlerinin şiddetle bastırma çabalarına direniyor. Önceki gün beş kişinin öldürülmesine rağmen pes etmeyen halk destekli keşişler, dün yine eski başkent Rangun'da (Yangon) cuntaya meydan okudu. Kalabalığı dağıtmak için plastik mermi, göz yaşartıcı bomba ve jop kullanıp uyarı ateşleri açan asker ve polisler, aralarında bir Japon foto muhabirinin bulunduğu en az dokuz kişiyi öldürdü. Biri kadın en az 11 gösterici yaralandı. Çoğu öğrencilerden oluşan göstericiler de tuğla, taş, sopa ve bıçak fırlatırken 31 asker ve polisi yaraladı. İsyanı organize eden tapınaklara düzenlenen baskınlarda 1000'e yakın keşiş tutuklandı.
Tokyo merkezli video ve fotoğraf ajansı APF News'in Japon fotomuhabiri 50 yaşındaki Kenji Nagai isyanın ilk yabancı kurbanı oldu. Askerlerin attığı kurşunla yaralandıktan sonra yerde yatarken bile fotoğraf çekmeye devam eden Nagai, daha sonra öldü. APF, sözleşmeli çalışan Nagai'nin sokağı çıkma yasağı ilan edilmeden iki gün önce bölgeye gönderildiğini açıkladı.
'Halkın ekmeğini yiyip'
Birmanya'ya en fazla bağış yapan ülke Japonya sert tepki gösterdi. "Şiddetle protesto ediyor ve soruşturma açılmasını istiyoruz. Birmanya hükümetinden güç kullanmaya son vermesini talep ediyoruz" diyen hükümet, Dışişleri Bakan Yardımcısı'nı Rangun'a göndereceğini açıkladı ve Birmanya'nın Tokyo büyükelçisini çağırıp protestosunu iletti.
Britanyalı bir diplomat ise tapınaklarda yaşananları şöyle aktardı: "Yurtlarda kan akıtıldı. Yatakhanelerin altı üstüne getirildi. Duvar, kapı ve Budist eserlerini yıkmak için plastik mermiler kullanıldı. Buda figürleri ve bağışlanan altınlar yağmalandı."
Dün güvenlik güçleri Rangun'daki Sule tapınağı çevresinde toplanan kalabalığı şiddet kullanarak dağıtsa da göstericiler yeniden gruplaşarak eylemlerini sürdürdü. Göstericiler askerlere 'Bize özgürlük verin! Bize özgürlük verin' diye bağırdı. Keşişlere destek olan bir kadın, silahlarını doğrultmuş güçlere meydan okudu: "Hadi, öldür beni! Korkmuyorum." Yaşlı bir adam, "Halkın verdiği ekmeği yiyorsunuz. Yine de insanları öldürüyorsunuz" diye bağırdı. Keşişler 1948'de Britanya'ya karşı bağımsızlık savaşının da başı çekmişti.
Uluslararası tepki üzerine cunta yönetimi, BM Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi İbrahim Gambari'ye vize izni verdi. Bush yönetimi ise, 14 üst düzey cunta yetkilisine ekonomik yaptırım kararı aldı. (Dış Haberler)