Orak-çekici bıraktılar, papatya takıyorlar

Komünist Parti'nin efsane lideri Enrico Berlinguer, böyle bir birleşmeyi hayal edemezdi herhalde.


İtalya'da tarihi birleşme

DYP-Anavatan ve CHP-DSP birleşmeyi tartışadursun İtalya'da komünistlerle, muhafazakârlar birleşiyor. İtalyan Komünist Partisi'yken 1991'de orak çekiç amblemini atan ve adını Solun Dekmokratları olarak değiştiren iktidardaki eski tüfekler, Vatikan yanlısı Papatya Partisi'yle birleşecek.

ROMA - İtalya'da 1921'de kurulan, 1926'da Mussolini'nin faşist diktatörlüğünde yasaklanan, 2. Dünya Savaşı sonrası Avrupa'nın en güçlü komünist, ülkenin en güçlü sol partisi olan İtalyan Komünist Partisi (PCI), yeni bir dönüşümden daha geçip Vatikan yanlılarıyla kucaklaşıyor. 1991'de komünist adını ve orak-çekiç amblemini bırakıp Solun Demokratları (PDS) olarak yola devam eden parti, bu kez Vatikan yanlısı merkezi eğilimli Papatya Partisi'yle (Margherita) birleşiyor. Demokrat Parti (PD) adını alacak birleşmenin gerekçesi iktidardaki solun güç ve etkinliğini artırmak. Fikir babası ise solcu Başbakan Romano Prodi.
Prodi'nin stratejisi
Dışişleri Bakanı Massimo D'Alema'nın liderliğindeki Solun Demokratları ile Kültür Bakanı Francesco Rutelli'nin liderliğindeki Papatyalar, ayrı ayrı kongreye gitti, hafta sonunda da birleşmeyi ilan edecek. Birleşme İtalyan siyasetinin gündemine otururken, ilk kongrenin açılışına eski sağcı Başbakan Silvio Berlusconi bile katıldı.
162 partinin bulunduğu İtalya'daki çok partililik kakafonisi yüzünden 1996'da kaybettiği başbakanlığa 2006'da dönüp dokuz ay sonra aşırı solcu bir partinin isyanı yüzünden yine hükümet krizi yaşayan Prodi, birleşmeyi kronik siyasi istikrarsızlığa deva görüyor. PDS'nin kongresinde, birleşme 'tarihin emri' diye nitelenirken, vatandaşları siyasetle yeniden birleştirecek bir köprünün inşa edileceği savunuldu. Rutelli de Papatyalara "Bugünkü siyaset yeterli değil. Gelecek reformculukta. Bölen değil birleştiren ilk partiler olacağız" diyerek coşku verdi.
İtalya'da Berlusconi'nin liderliğindeki Forza İtalya hâlâ en büyük ve en popüler parti konumunda. Kılpayı farkla iktidara gelen dokuz partili merkez solcu Birlik cephesi arasındaki çekişmeler ise bitmiyor. Oysa Birlik'in en büyük ortağı PDS ile küçük ortağı Papatyalar meclis için birlikte yarıştığında yüzde 31, Senato için ayrı ayrı yarıştığında 17.5'e 10.7 oranında oy toplamıştı.
Doğacak PD'nin işçi ve AB taraftarı olacağı, bireyi ve laik devleti savunacağı beyan edildi. Ancak iki partinin özellikle aile politikalarında uzlaşması zor. Uzmanlara göre PD başarısız bir macera olacak. İki farklı gerçekliğin birleşmesinin seçmene yönünü şaşırtacağını söyleyen siyaset bilimci Marco Tarchi, "Siyasi strateji değil mazoşistlik" dedi. PDS'nin eski tüfek kanatı da, papatyalaşmayıp ayrılmakta kararlı. Romalı delege Maurizio Bartolucci, "Manifestoda sol lafı bile geçmiyor. Sadece merkeze hitap ediliyor" eleştirisini getirenlerden. Savunucularının oyların yüzde 35'ini alacağını iddia ettiği PD'ye anketlerde yüzde 23'lük destek çıkıyor.
Sovyetler'e kafa tutmuştu
PCI, Soğuk Savaş devrinde seçim başarılarına rağmen hükümet ortağı olmamış, ancak sol hükümetlere dışardan destek vermişti. Orta bölgelerde tüm yerel seçimleri kazanmıştı. Fiat'ın Sovyetler'de Lada fabrikası kurmasını sağlamıştı. Yunanistan'daki albaylar darbesinin ardından İtalya'da da darbe ihtimali doğması karşısında PCI-Sovyetler ilişkisi sıkılaşmıştı. Ancak 1969'da parti lideri Enrico Berlinguer Moskova'da Sovyet lideri Brejnev'in yüzüne karşı Doğu Avrupa'ya yönelik işgal ve zulüm politikalarını eleştirip köprüleri attı. 1976'da PCI oyların yüzde 34.4'ünü alarak sola rekor kırdırdı. (Dış Haberler)