Ortadoğu'nun kalbi Osmanlı dizisinde atıyor

Ortadoğu'nun kalbi Osmanlı dizisinde atıyor
Ortadoğu'nun kalbi Osmanlı dizisinde atıyor

Johnny Depp?e benzetilen dizinin vali Şeref?i Mutaz, gördükleri ilgiyi ?yitirilen geleneklere nostaljiye? bağlıyor.

ŞAM - Suriye’nin Bab-ül Hara (Semt Kapısı) adlı pembe dizisi Ortadoğu’da on milyonlarca kişi tarafından izlenirken, bölgenin din-mezhep-etnik farklarını aşmasıyla dikkat çekiyor. Gazze ve Batı Şeria’da Filistinliler de Körfez’in zengin Arapları da dizinin fanatiği. İsrailli Araplar, ‘düşman’ kabul edilen Suriye’ye gidememenin acısını dizinin hiçbir bölümünü kaçırmayarak çıkarıyor. Irak’ın Musul kentinde işadamı Rabih Nazım, durumu, “Bab-ül Hara gösterildiğinde sanki sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş gibi oluyor” diye özetliyor.
İlkin Suudi uydu kanalı MBC’nin 2006’da Ramazan için yayımladığı dizi, Suriye’nin Fransa sömürgesi altında olduğu ama Osmanlı toplum yapısının yerinde durduğu 1930’larda geçse de günümüz bölge siyasetine atıflar eksik değil. Tabii romantizm, dram ve entrika eşliğinde... Suriyeliler bağımsızlık arzusuyla yanıp tutuşurken, Filistinlilere Britanya ve Yahudilere karşı savaşları için silah kaçırılıyor. Bazılarının Johnny Depp’e benzettiği genç yıldız Vail Şeref yürekleri hoplatıyor. Vail Şeref’in canlandırdığı Mutaz, semtin ağası Ebu Şebab’ın emirlerini yerine getirmek için yumrukları ya da sopasını kullanmadığı vakitlerde lokman hekimlik yapıyor. Diziye ilgiyi “Yitirilen geleneklere nostalji” diye yorumlayan Şeref, şöyle diyor: “Suriye’de insanlara Müslüman mısın, Hıristiyan mısın, Sünni misin, Şii misin diye sorulmaz. Dizide de komşuna sen kimsin diye değil, nasılsın, sana nasıl yardım edebilirim diye soruyorsun.” 

Esad da sıkı takipçisi

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın da sıkı takipçisi olduğu dizinin oyuncularını eşi Esma ocakta İstanbul’daki Filistin’de Barış İçin Kadınlar Toplantısı’na getirmişti. Facebook’ta sitesi olan ve 3D video oyunu çıkan Bab-ül Hara adında Ortadoğu’da pek çok lokanta açılırken, Britanya’nın Nottingham kenti bu furyadan eksik kalmadı. Şam’ın eski kentinde dizinin çekildiği bekçisi, kasabı, fırını, demircisi, avluları, limon ağaçları, güvercinleri ve büyük tahta kapısıyla tam teşekküllü mahalleye de Arap aleminden turistler akıyor. Suriyeliler bu sayede Mısır’ın baskın film sektörüyle rekabet edebilmekten gururlu. (Guardian)