Papa bunu hak etmedi

Başkan Bush ve diğer dünya liderleri 2'nci Jean Paul'ü onurlandırmaya çalışırken, onun mesajını tümüyle yanlış yorumluyor. Bu iş, bir yandan bayraklarımızı yarıya indirip papanın cenazesine geniş bir başkanlık heyeti gönderirken, diğer yandan Darfur'da giderek şiddetlenen soykırımda köylülerin katledilmesine seyirci kalmakla olmaz.
Haber: NICHOLAS D. KRISTOF / Arşivi

Başkan Bush ve diğer dünya liderleri 2'nci Jean Paul'ü onurlandırmaya çalışırken, onun mesajını tümüyle yanlış yorumluyor. Bu iş, bir yandan bayraklarımızı yarıya indirip papanın cenazesine geniş bir başkanlık heyeti gönderirken, diğer yandan Darfur'da giderek şiddetlenen soykırımda köylülerin katledilmesine seyirci kalmakla olmaz. Papalığın mesajı şaşaalı cenazeler düzenlenmesi değil, kötülüğe karşı çıkılması gerektiğiydi.
Bush "Bütün Batı'da Jean Paul bizlere, güçlünün güçsüzü koruduğu bir yaşam kültürü oluşturma mecburiyetimizi hatırlattı" dedi. Ne oldu o hatırlananlara? Sudanlı askerler çocukları ateşe atarken bizim omuz silkip geçmemize izin veren 'yaşam kültürü' hangisiymiş?
Britanya yönetimi ve diğerlerinin son tahminlerine göre Darfur'da şimdiye dek en az 300 bin kişi öldü. Bush bu katliamı 'soykırım' diye nitelemekte haklıydı, ancak bu damgayı bir eylem başlatmak için değil, bizzat eylem niyetine kullandı.
Bu aralar Sudanlı yetkililer insanlık suçlarına yeni bir madde eklemekle meşgul: Sudanlı askerlerin ve milislerin grup tecavüzleri sonucunda hamile kalan kız ve kadınları tutukluyorlar. Kurbanlar henüz evli değilse ya da kocaları öldürülmüşse, bu kadınlar zina suçuyla mahkûm ediliyor.
Sınır Tanımayan Doktorlar geçen ayki Darfur raporlarında 16 yaşında bir kızın sözlerini yazmışlar:
"Aileme yakacak odun toplarken, üç silahlı adam gelip etrafımı sardı. Beni yere yatırdılar, ellerimi bağladılar, hepsi de tecavüz etti. Eve döndüğümde aileme olanları anlattım. Ailem beni evden kovdu, kendime onlardan uzakta yeni bir kulübe inşa etmem gerekiyordu. Bir adamla nişanlıydım, onunla evlenmeyi çok istiyordum. Tecavüzden sonra o da benimle evlenmek istemedi ve nişanı bozdu, benim artık bozulmuş ve lekelenmiş olduğumu söyledi... Tecavüzün ardından sekiz aylık hamileyken, polis evime geldi ve beni silah zoruyla karakola götürdü. Bana sorular sordular, ben de tecavüze uğradığımı söyledim. Bana evli olmadığımdan, doğacak çocuğun yasadışı olacağını söylediler. Beni göğsümden ve sırtımdan kırbaçladılar ve hapse attılar."
Raporda bir de 17 yaşındaki bir kızdan bahsediliyor. Kalabalık bir grup tarafından tecavüz edilen kız, daha sonra kulübesine kilitlenmiş ve kulübe ateşe verilmiş. Kız kaçmayı başarmış, ama ağır derecede yanıklarla.
Jean Paul dünya liderlerinin ölmüş papalara değli, bu kızlar gibi acı çeken insanlara şefkat göstermesini istiyordu. Akın akın Roma'ya koşturan Bush ve diğer dünya liderleri papayı gerçekten onurlandırmak istiyorsa, Roma'dayken Darfur'da bir koruma gücü kurma konusunu görüşmeli.
Bu sırada saldırılar günbegün devam ediyor. Peki biz ne yapıyoruz? Kızlar tecavüzlerinin ardından paramparça edilmiş bedava Band-Aids veriyoruz.
Bush, insani yardım çabasını desteklemişti. Ancak yardım örgütleri bile en çok ihtiyaç duyulan şeyin, katliamı durduracak bir güvenlik gücü olduğunda hemfikir.
Sınır Tanımayan Doktorlar'ın Hollandalı operasyon direktörü Kenny Glück, "Yaptığımız işten gurur duyuyoruz" diyor. "Ama buradaki insanların köyleri yakıldı, tarlaları talan edildi, evleri yıkıldı, aileleri tecavüz ve işkencelerden geçirilerek öldürüldü. Bize geliyorlar, biz de onlara gıda yardımı yapıyoruz." Glück gösterdikleri yardım çabasının aslında, sağlıklıyken öldürülebilsinler diye kurbanların midesini doldurmak olduğunu söylüyor.
Amerikan askeri gönderelim demiyorum. Ancak ABD'nin lojistik desteğiyle birlikte genişletilmiş bir BM ve Afrika gücü, burada acilen gerekiyor. Condoleezza Rice bunun ABD'nin önceliklerinden biri olduğunu göstermek için bir an önce Darfur'u ziyaret etmeli.
Bush derhal kıyımlara son vermesi için Sudan'a baskı uygulamak üzere yasal düzenleme yapmalı. Sıradan vatandaşlar da kendi Kongre üyelerinden yasayı geçirmesini isteyebilir.
2'nci Jean Paul papalığından bir ders almışsak, o da ahlakın gücüydü. Papanın emrinde askerler yoktu, ama o ilkelerini gönderiyordu. Bir yandan soykırıma ahlaksızlık derecesinde kayıtsızlık gösterip, diğer yandan papayı bayraklarımızı yarıya indirerek onurlandırmaya çalışmamız, ikiyüzlülükten başka bir şey değil. (6 Nisan 2005)