Papadopulos harekete geçmeli

Bir yandan uluslararası kamuoyunun yeni bir girişimde bulunmaya soğuk bakması, diğer yandan sözde Kıbrıs Türk devletinde art arda yapılacak seçimler nedeniyle, Kıbrıs konusu bir hareketsizlik dönemine girmiş gibi görünüyor. Oysa koşullar hayli hassas.

Bir yandan uluslararası kamuoyunun yeni bir girişimde bulunmaya soğuk bakması, diğer yandan sözde Kıbrıs Türk devletinde art arda yapılacak seçimler nedeniyle, Kıbrıs konusu bir hareketsizlik dönemine girmiş gibi görünüyor. Oysa koşullar hayli hassas.
Aslında, ABD'nin ve BM'nin girişimden uzak durması, Lefkoşa'ya baskı aracı olarak kullanılıyor: Hareketsizliğin, Annan Planı'nın Rumlarca reddinden kaynaklandığı izlenimi verilmek isteniyor. Böylece, Rumlar retçi oy kullanmakla hata işlemiş gibi hissedecek ve ileride yine kabul edilmesi imkânsız yeni bir plan ortaya konursa, Rum hükümeti ve halkının direnci o kadar güçlü olmayacak. Daha da kötüsü, Rumlar bu planı da reddederse, Lefkoşa için olumsuz etkiler daha da artacak.
Rum tarafı, gelişmelerin ve dayatmaların arkasından sürüklenme durumunda kalmamalı. Müzmin retçi olarak gösterilmesi yönündeki planları boşa çıkarmalı.
Papadopulos, herhangi bir baskının etkisi altında kalmadan, tüm sorunlu konulara çözüm getiren girişimini, uygun göreceği bir zamanda ortaya koyabilir. Lefkoşa, kapsamlı, aynı zamanda da ayrıntılı biçimde kendi tezlerini açıklamalı. Rumlar tarafından zaten kesinlikle reddedilmiş Annan Planı çerçevesinde olsa da olmasa da, Kıbrıs'ta kalıcı, işlevsel, iki kesimli, iki toplumlu bir federasyonun nasıl gerçekleşebileceği hakkındaki görüşlerini uluslararası topluma bildirmeli.
Papadopulos, bu tür bir girişimle, ilgili tarafları, görüş açıklamaya zorlar. Böylece, görüş birliği sağlanamasa da en azından uluslararası kamuoyunun bundan sonra sunacağı önerilerin bugüne kadarkilerden farklı olmaması sağlanmış olur.
(Yunan gazetesi Kathimerini, başyazı, 25 Ocak 2005)