Papandreu'nun da 'yol haritası' var

Papandreu'nun da 'yol haritası' var
Papandreu'nun da 'yol haritası' var
Yunan lideri Papandreu, Türkiye-AB ilişkilerinde 'yol haritası' adıyla yeni girişim üstlenecek. Plan, Yunanistan'ın AB'de hem Türkiye'nin hâkimi hem avukatı olmak. Hedef Türkiye'nin AB'ye ilgisini canlandırırken, AB'nin Türkiye'ye yükümlülüklerini yerine getirmesi için baskı yapmasını sağlamak
Haber: YORGO KIRBAKİ / Arşivi

ATİNA - Yunanistan Başbakanı Yorgos Papandreu, Türkiye-AB ilişkilerinde ‘yol haritası’ adıyla yeni girişim üstleniyor. Yunan hükümeti kaynaklarına göre, Papandreu’nun planı, AB’de Türkiye’nin hem hâkimi hem avukatı olmak, Türkiye-AB ilişkilerinde ‘arabulucu’ rolü üstlenmek. Papandreu’nun aralıkta AB zirvesinde açıklayacağı ‘yol haritası’nın iki hedefi var:
1) Türkiye’yi AB’ye yaklaştırmak ve Türkiye’nin AB ilgisini yeniden canlandırmak.
2) AB’nin Türkiye’ye yükümlülüklerini yerine getirmesi için daha fazla baskı yapmasını sağlamak.
Türkiye-AB ilişkilerindeki ‘bulutlu’ havayı dağıtmayı hedefleyen Yunan Başbakanı, Türkiye için AB’yi yeniden cazip kılmaya çalışacak, bunun için AB liderlerini Türkiye’nin tam üyeliğine daha sıcak bakmaya ikna etmeye uğraşacak, AB’nin Türkiye’ye “Sizi aramızda istiyoruz” mesajları vermesini isteyecek. Bunlara koşut olarak AB’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi için Türkiye’ye baskılarını yoğunlaştırmasının hesabını yapacak.

‘Türkiye Talat’ı cesaretlendirmeli’
Bir yandan kendisi Yunan Dışişleri Bakanı’yken Kıbrıslı Rumlara üyelik, Türkiye’ye adaylık veren 1999 Helsinki zirvesinin sonuç bildirgesini şimdi Türkiye’nin üyeliği için canlandırmaya çalışacak olan Papandreu, diğer yandan da Türkiye’nin yükümlülükleri, Ege anlaşmazlıkları, Kıbrıs gibi konular için yeni bir AB çerçevesi oluşturulması için çaba gösterecek. Ama bugünkü ortam 1999’dan hayli farklı. Artık AB’nin 27 üyesi var ve bunların bir bölümü Türkiye’ye ilgi göstermiyor.
Güney Kıbrıs’ı ziyaretinde dün Rum parlamentosuna seslenen Yunan Başbakanı, “Adada Dimitri Hristofyas ile Mehmet Ali Talat arasındaki görüşmeleri hararetle destekliyoruz. Kıbrıs’ta çözümden çıkarı olduğu ve bunu sağlama olanağı bulunduğuna inandığımdan Türkiye’ye de yöneleceğim. Türkiye, Talat’ı cesaretlendirmeli” dedi. Papandreu şu vurguyu yaptı: “Türkiye’nin AB perspektifinin faal  desteklenmesi stratejik tercihimiz. Türkiye’ye AB’de tam üyelik kapılarını açık tutmalıyız. Özel ilişki (imtiyazlı ortaklık) istemiyoruz. Özel ilişki Yunan ve Rum çıkarlarına zarar verebilir. AB Türkiye’ye yardım etmeli, Türkiye’nin yükümlülüklerinde attığı olumlu adımları ödüllendirmeli, atmadığı adımlarda ödün vermemeli. İlerleme ancak Türkiye’ye samimi olursak sağlanabilir.”

‘Takvim uyarısı işe yaramaz’
Öte yandan ‘işgal altındaki bölge’ diye nitelediği Kuzey Kıbrıs’ı bu kez de ziyaret etmemekten duyduğu üzüntüyü dile getiren Papandreu, müzakerelerdeki Rum tezlerine “Suni takvimler, dışarıdan empoze çabalar, hakemlik, ’son fırsat’ gibi uyarılardan sonuç çıkmaz” diyerek destek verdi. Rum lider Hristofyas “Türkiye riyakâr tavrını sürdürüp yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddetmeye devam ederse, üyelik sürecinin engelsiz olamayacağını herkesin idrak etmesi gerekir” dedi.
Nihayetinde Papandreu’nun Rum kesimi ziyaretinden, Atina ile Rum Yönetimi’nin aralık zirvesinde AB’nin Rumlara limanlarını açması için koyduğu mühleti geçiren Türkiye’ye karşı veto ya da müzakerelerin dondurulması kartını çıkarmayacağı, başlık açılmaması politikasını sürdürecekleri sonucu çıktı.