Pekin, Kadir'i tecrit için harekete geçti

Pekin, Kadir'i tecrit için harekete geçti
Pekin, Kadir'i tecrit için harekete geçti

Çin ordu ve polis güçlerinin Urumçi?de her köşe başındaki varlığı devam ediyor. FOTOĞRAF: epa

PEKİN/WASHINGTON - Çin, ‘Sincan Özerk Bölgesi’ diye andığı Doğu Türkistan’da 5 Temmuz’da patlayan ve resmi açıklamaya göre çoğu Han 192 kişinin öldüğü Uygur isyanı ve izleyen etnik çatışmanın yatışmasıyla dikkatini Uygurların dünyadaki sesini kesmeye çevirdi. Pekin özellikle de Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Vize başvurusunda bulunursa Türkiye’ye gelebilir” dediği Dünya Uygur Kurultayı’nın lideri Rabiya Kadir’in tecritine çalışıyor. Çin Dışişleri sözcüsü Qin Gang, dün “Rabiya Kadir’in nasıl bir insan olduğu bizim için açıktık” deyip ekledi: “Yabancı ülkelerin Kadir’e ve Çin karşıtı ayrılıkçı faaliyetler için platform olmasına karşıyız.” 

‘Türkiye’ye ne zaman istesem giderim’
Hal böyleyken Kadir dha’ya, “İşler biraz yatıştıktan sonra elbette Türkiye’ye gideceğim. Türkiye bana kapısını açmıştır. Ne zaman istersem gidebilirim” derken, ABD’deki yoğun çalışmalarından ötürü bunun kısa sürede mümkün olamayacağını ekledi. Kadir, “Başbakan Erdoğan, bu vahşeti ‘bir katliam’ olarak niteledi. Bizim de bu teşebbüsü desteklememiz lazım. Başka liderlerin de meseleye sahip çıkması için çalışmalıyız” vurgusu yaptı. Kadir, Türkiye’deki Kürt sorunu ile Çin’deki Uygur meselesini aynı kefeye koyma çabaları için de şöyle dedi: “Karşılaştırmak mümkün değil. Türkiye demokratik, Çin ise diktatör, komünist bir devlet. Uygurlar tüm haklarından mahrum. Protesto ve yürüyüş yapma, fikrini ifade, ibaret, çocuk edinme, hatta serbest dolaşım hakkı yoktur. Kocam 4 makale yazdığı için baskı altında kaldı. Orada fikrini yazarak ifade etti diye bir insan senelerce hapse mahkum ediliyor.”

‘Hepimiz aynı ailenin parçasıyız’ şarkısı
Çin yönetimi dün isyanla ilgili bazı kişiler hakkında tutuklama emirlerinin yakında çıkacağını duyururken, diğer yandan televizyonda ‘bir arada yaşama’ kampanyası başlatıldı. Hazırlanan televizyon reklamında sarı tişörtler giymiş Uygur ve Hanlar ‘hepimiz aynı ailenin parçasıyız’ şarkısını söylüyor. Gel gör ki bu şarkı ayrımcılıktan yakınan Uygurlara hakiki gelmiyor. Bir satıcı elindeki küçük baltayı “Hanlarla anlaşmanın en iyi yolu” diyerek savururken, bir işadamı “Bu insanlara bu tür şarkılar söylemeleri için para veriyorlar” tepkisi gösteriyor. (afp, ap, dha)