PKK af için saldırıyor

Eski kötü günlere geri mi dönülüyor? Kürtlerin çoğunlukta olduğu Türkiye'nin güneydoğusunda PKK'lı isyancılar ile Türk ordusu arasındaki şiddet tırmanırken Türklerin ve Kürtlerin kafalarını karıştıran soru bu.

Eski kötü günlere geri mi dönülüyor? Kürtlerin çoğunlukta olduğu Türkiye'nin güneydoğusunda PKK'lı isyancılar ile Türk ordusu arasındaki şiddet tırmanırken Türklerin ve Kürtlerin kafalarını karıştıran soru bu.
Bu hafta, Türkiye'nin Genelkurmay İkinci Başkanı İlker Başbuğ şiddetin kontrol edilebilir boyutta olduğunu söyledi. PKK artık, Kürt köylülerinin desteğini alamıyor. 1990'larda ordu, teröristlere karşı yürüttüğü kampanyayla bu Kürt köylülerin 1 milyondan fazlasını zorla tahliye etti. İran ve Suriye de Türkiye'yle iyi geçinmek için PKK'ya silah sağlamayı ve PKK'lıları barındırmayı bıraktı.
Ancak PKK Irak'ın kuzeyine yayıldı. Öyle görünüyor ki örgüt aynı zamanda Türkiye'nin gelişen turizm endüstrisine zarar vermek amacıyla ülkenin sahil beldelerini vurmaya başladı. 16 Temmuz'da, Ege'deki Kuşadası'nda bir dolmuşa bomba yerleştirilmesiyle garçekleştirilen saldırıda, biri İrlandalı biri de İngiliz olmak üzere beş kişi hayatını kaybetti. PKK liderleri bu saldırıyla bağlantıları olmadığını söylediler ancak İngiliz ve Türk araştırmacılar saldırının, yeni kurulan bir terörist örgüt Kürdistan Özgürlük Şahinleri'nin izini taşıdığını söylüyor.
1999 senesinde hapse atılan lideri Öcalan'ın emri üzerine şiddet eylemlerinden vazgeçen PKK neden savaşa yeniden başladı? Barış, Erdoğan hükümetine Türkiye'deki yaklaşık 14 milyon Kürt vatandaşına daha önce görülmemiş özgürlükler tanıma imkânı vermişti. Kürt eylemciler, Diyarbakır'da federalizmi destek için imza topluyor ki bu bir zamanlar hapse girmelerine neden olurdu. Önceden yasaklanan Kürtçe şimdilerde özel kurslarda öğretiliyor. Dahası, okullarda işlerin kötü gitmesinin nedeni, resmi makamların baskısı değil, öğrenci sayısının azlığı. Batman'da, bu hafta iflas eden bir Kürtçe kursunun müdürü öfkeyle şunları söylüyor: "Gençlerimizi, Kürtçe konuşabilmemiz için gerekirse hayatlarını vermeye teşvik eden Kürt milliyetçileri şimdi kendi çocuklarını İngilizce ve bale kurslarına göndermeyi tercih ediyor."
PKK'nın yeni terör kampanyasının temel amacı artık Kürtlerin haklarını teminat altına almak değil. Daha ziyade hükümete, sadece PKK militanlarını değil aynı zamanda liderlerini de kapsayan bir af çıkarma konusunda baskı yapmak. Erdoğan bu talebe boyun eğmememekte kararlı.
Bazıları, PKK terörizminin en kötü günlerinde bile engellenmiş Türk-Kürt düşmanlığının, İstanbul'da ve batıdaki şehirlerde şimdilerde kök salabileceğinden kaygılı. Ayrıca pek çok Türkün ülkenin en büyük Kürt yanlısı partisi DEHAP'ı hor gören yaklaşımı, hem AB hükümetleri hem de Kürt entellektüeller tarafından giderek daha fazla paylaşılmakta. DEHAP'ın, Öcalan'ı şiddetli eleştiren Kürt politikacı Hikmet Fidan'ın öldürülmesini kınamaması, partinin PKK'nın bir yardakçısı olduğuna ilişkin genel görüşü iyice güçlendirdi.
Bu, Ankara'nın suçsuz olduğunu söylemek anlamına gelmez. Erdoğan'ın hükümeti insan hakları üzerindeki kısıtlamaları yumuşattı, ancak Kürt sorununa kapsamlı çözüm bulamadı. Güneydoğudaki yüksek işsizlik oranı, çocuk suçlarında ve fuhuşta artışa yol açtı.
Erdoğan'ın 5 bin kadar isyancıyı dağlardan indirmek için bir formüle ihtiyacı var. Daha önce çıkarılan aflar amacına ulaşmamıştı.
Erdoğan giderek daha da mücadeleci oluyor gibi görünüyor. Geçen hafta, eğer gerek duyulursa, Türkiye'nin PKK'lı teröristleri izlemek için birliklerini Kuzey Irak'a gönderebileceğini söyledi. Erdoğan'ın tehditlerine, (general İlker Başbuğ tarafından son çare olarak nitelendirildi) Iraklılardan ve Amerikalı akıl hocalarından katı bir yanıt geldi. ABD'nin Avrupa'dan sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Dan Fried, "Bu iyi bir fikir değil" dedi.
Amerikalılar, isyancıları Irak'tan def etmek için neden kıllarını kıpırdatmadıklarını açıklamış değil. PKK'yı yenmek, yaklaşık 10 bin asker gerektiriyor ki bu, Amerika'nın Sünni isyancılarla savaşırken kolay kolay sağlayabileceği bir rakam değil.
Türkler, Amerikalıların en azından bazı PKK liderlerini takip edip yakalayabileceğini düşünüyor. Ancak Türkiye'nin, Mart 2003'te Amerika'nın topraklarından geçerek Irak'ı işgal etmesini reddetmesinden hâlâ rahatsızlık duyan Pentagon yetkilileri, böyle bir mecburiyet hissetmiyor.
Türkiye, Kürt sorununu tek başına çözmek zorunda. Eğer on yıllarca kan dökmek bir şey kanıtladıysa, o da sadece askeri çözümün çözüm olmadığı. (23-30 Temmuz 2005)