'Portekiz İspanya'ya katılsın'

Dünya siyasetinde 21. yüzyılın moda akımı milliyetçilik, etnik ayrılıkların derinleşmesi/derinleştirilmesi ve yeni devlet kurma emelleri olurken, 1998 Nobel Edebiyat ödülü sahibi ünlü Portekizli yazar Jose Saramago, 'Mersin'e değil tersine gitti.'

MADRİD - Dünya siyasetinde 21. yüzyılın moda akımı milliyetçilik, etnik ayrılıkların derinleşmesi/derinleştirilmesi ve yeni devlet kurma emelleri olurken, 1998 Nobel Edebiyat ödülü sahibi ünlü Portekizli yazar Jose Saramago, 'Mersin'e değil tersine gitti.' Saramago, ülkesinin komşusu ve 'ezeli rakibi' İspanya'ya bağlanmasını ve iki ülkenin birleşiminden oluşacak yeni ülkenin adının da paylaşılan yarımadanın ismini alarak 'İberya' yapılmasını önerdi.
Eski Komünist Parti üyesi olup yerleşmiş inanç ve geleneklere karşı çıkan eserleriyle tanınan Saramago, Diario de Noticias gazetesine demecinde, "Bir gün İspanya'ya katılmamız kaçınılmaz. Bir gün birleşeceğimize, Portekiz'in İspanya'nın bir başka özerk bölgesi olacağına inanıyorum" dedi.
'Zaten bölünmeyiz ki'
85 yaşındaki Saramago'nun, Hıristiyanlığın 2 bin yılını 'İsa'nın gözünden' anlatıp, alternatif İncil okuması sunduğu 'İsa'ya Göre İncil' adlı kitabı, 1991'de 'inançılıları rencide ettiği' gerekçesiyle yasaklanmıştı. Bunun üzerine İspanyol kökenli gazeteci eşi Pilar del Rio'yla İspanya'nın Kanarya Adaları'na göçmüştü. İspanya'da farklı milletler ve dillerin bir arada yaşadığını belirtip Portekiz'in de Katalonya ya da Galiçya gibi özerkliğe sahip olabileceğini savunan Saramago'ya göre bu Lizbon'un lehine olacak: "Portekiz, İspanya'ya katılarak kimliğini yitirmez, ancak yetkilerin zaten devredilmiş olduğu bir ülkenin yeni özerk bölgesi olur. İber yarımdasında ne görüyoruz? Bazıları anadillerini konuşan farklı milletlerden oluşmuş ve aşağı yukarı barış içinde yaşamış bölünmez bir bütün. Portekizce konuşmaya ve anadilimizde düşünüp yazmaya ve hissetmeye devam edebiliriz. Bu tip bir yakınlık ile topraksal, idari ve yapısal entegrasyondan sadece kazanım elde ederiz. 55 milyon nüfuslu birleşik İber yarımadası, hem Portekiz hem İspanya'dan fayda sağlar. Bizi İspanyollar yönetmez. İberya'nın tüm siyasi güçlerini temsil eden tek bir parlamento olur. Özerk parlamentomuz zaten bulunacak."
İspanya'nın özerk bölgelerinin bağımsızlık sevdasıyla bölüneceği iddiasını da küçümseyen Saramago, "İspanya'da bağımsızlık peşinde koşan tek yer Bask ülkesi. Buna da kimse inanmıyor" dedi. Ancak öneri, sağcıları kızdırdı.
'19. yüzyıl vizyonu'
Eski Dışişleri Bakanı Martins de Cruz, "Saramago'nun vizyonu, 21. değil 19. yy'a ait. Yurtdışında olup Portekiz'den nefret etmek, onu savunmaktan kolay" eleştirisi yaptı.
Portekiz ile İspanya, 'birbirine sırt çevirmiş sınırdaşlar' diye anılıyor. İspanyol banka veya şirketleri Portekizli muadillerini alınca Lizbon'da büyük eleştiri çekerken, en çetrefilli sorunu ortak nehirler Tagus ve Douro oluşturuyor. Üç yıl önce yapılan anket Portekizlilerin '1640'ta İspanya'dan bağımsızlığın kazanılmasını', 40 yıllık Salazar diktatörlüğünün 1974'te devrilmesinden sonraki en önemli ikinci tarihi olay gördüğünü göstermişti. Ancak bu yıl başında Sol gazetesinin anketi, Portekizlilerin yüzde 28'inin 'İspanya'yla birleşmeden yana olduğuna, işaret ederken, Tiempo dergisinin anketi de, İspanyolların yüzde 45'inin 'Başkent Madrid olduğu sürece birleşmeyi onaylayacağını' göstermişti. (Independent, Guardian)