Putin'e karşı 'demokrasi kalkanı'

ABD'nin Çekya ve Polonya'ya kuracağı füze kalkanına sert tepki gösteren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e dün, 'Karşılıklı güvene hizmet etmez, silahlanma yarışı başlatır'...

PRAG - ABD'nin Çekya ve Polonya'ya kuracağı füze kalkanına sert tepki gösteren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e dün, 'Karşılıklı güvene hizmet etmez, silahlanma yarışı başlatır' diyen Çin arka çıkarken, G8 zirvesi için Avrupa'ya ayak basan Başkan George W. Bush, 'kalkan yerine demokrasi kılıcı' kuşandı. Dün Çek hükümetiyle ortak basın toplantısında kalkan konusunda alttan alıp, Rus lideri ikna etmeyen "Hedef Rusya değil, İran ve Kuzey Kore. Soğuk Savaş bitti. Rusya düşmanımız değil. Generallerinizi, uzmanlarınızı yollayın sisteme baksınlar" görüşünü yineleyen Bush, Kremlin karşıtlarının da katıldığı 'Demokrasi ve Özgürlük' konferansında Moskova'yı eleştirdi.
Putin muhalifi olarak siyasi parti kurmuş ünlü dünya satranç şampiyonu Garry Kasparov, yazar Nathan Charansky ve Kuzey Koreli muhalif Cheol-Hwan Kang'ın da katıldığı konferansta konuşan Bush, "Rusya'da iktidarı halka devredecek reformlar rayından çıktı ve demokratik gelişme sürecinde rahatsız edici sonuçlara neden oldu" çıkışı yaptı. Çin'i de ekonomik gelişmesine siyasi reformları katmadığı için hedef alan Bush, "Çinli yöneticiler, siyasi sistemlerini açmadan ekonomik açılımları sürdürebileceklerini sanıyor" eleştirisi yöneltti. Her iki ülkeyle de 'güçlü ilişkileri ve güçlü anlaşmazlıkları' olduğunu kaydeden ABD Başkanı, "Dostluklarımız karmaşık. Anlaşmazlıklarımız hakkında açıkça konuşmak, iyi ilişkilerin parçasıdır. Bu ülkelerle ilişkilerimizi,
ilke ve değerlerimizi gözardı etmeden sürdüreceğiz" diyerek eleştirilerini dengelemeye çalıştı. Toplumların gelişiminin 'farklı viteslerde' gerçekleştiğini söylese de demokratik değerlerin evrensel olduğunu vurgulayan ABD Başkanı, "Soğuk Savaş'ta Güney Kore ve Tayvan'la ilişkiler, ABD'nin bir ülkeyle hem dostluk kurup, hem de o ülkeyi demokrasiye teşvik edebileceğinin kanıtıdır" örneğini verdi.
Müttefiklere laf etmedi
BM raporlarında ve dünya çapında pek çok sivil toplum kuruluşu tarafından 11 Eylül sonrası özgürlük ve insan hakları açısından geriye gidişten ötürü sert eleştiriler yöneltilen Bush, dünyaya demokrasi notu dağıtmayı da ihmal etmedi. İran, Sudan, Kuzey Kore, Zimbabve ve Suriye'yi 'en beter diktatörlükler' diye niteleyen; Venezüella, Özbekistan ve Vietnam'ı ise 'özgürlüğü geriye götürdükleri' gerekçesiyle eleştiren Bush, Mısır, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi müttefiklerine ise 'toz kondurmamaya' çalıştı. Bush, bu sonuncuları özgürlükçü adımlar için cesaretlendirdiklerini söylemekle yetindi. Bush, dünyada rejim aleyhtarı oldukları için hapse atılmış muhaliflerin 'derhal ve şartsız' serbest bırakılmasını da istedi.
'Asi başkan Bush'
Bu sözlerinden ötürü kendisine dudak bükebilecekler olabileceğini de hesaba katan Bush, "Amerika'ya en büyük hedefimizin dünyada zorbalığı bitirmek olduğu sözünü verdim. Bazıları bunun beni 'asi başkan' sınıfına soktuğunu söylüyor. Eğer özgürlük için savaşmak asilikse, bu sıfatı gururla taşırım" ifadelerini kullandı.
Kasparov fırsat kaçırmadı
Kasparov da fırsatını kaçırmayıp, G8 liderlerine Putin'in demokrasi kredisi kullanmasına son vermeleri çağrısı yaptı: "Rusya bugün polis devletine dönüştü, demokrasi maskesi taşıyor. Ülkeyi kurtarmak için bir şansımız var. Bu rejim öldürücü. Rejim yaşarsa ülke ölür. Putin özgür bir ülkenin liderini tehdit edemez. Batı sınırını çizmeli. Hesabıma göre bu rejim içinde çatlak kaçınılmaz, göreceğiz. Bu tür rejimler bir gecede dağılır."
Rusya lideri ise dün SSCB'nin keskin muhalifi olup 'Putinci' kesilen Nobel Ödüllü yazar Aleksander Soljenitsin'e insani çalışmaları nedeniyle SSCB'den kalma en büyük ödül olan 'Devlet Madalyası'nı layık gördü.
'Putin, Kruşçev gibi'
Putin'in kalkanla ilgili çıkışının yankıları ise sürüyor. Polonya Başbakanı Jaroslaw Kaczynski Avrupa'ya yönelik tehditlerinin ciddiye alınması gerektiğini belirterek, "Bu dil (Boris) Yeltsin ya da (Mikhail) Gorbaçov ve hatta (Leonid) Brejnev tarafından kullanılmadı. Bu, (Nikita) Kruşçev'in dili" dedi. (Dış Haberler)