'PYD'ye karşı nötr kalmayız'

'PYD'ye karşı nötr  kalmayız'
'PYD'ye karşı nötr  kalmayız'

Davutoğlu, dün eşi Sare Davutoğlu ile beraber Marakeş in turistik merkezi Cema el Fna yı gezdi.

Suriye'nin kuzeyinde etkin olan PYD'yi Şebbiha ile kıyaslayan Davutoğlu, emrivakiye karşı olduklarını belirtti.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Marakeş’teki Suriye’nin Dostları toplantısında Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nun (SMDK) meşru temsilcisi ilan edilmesi taşları oynattı. Suriye lideri Beşşar Esad’ın destekçisi Rusya’nın “Suriye’de muhalifler Esad’ı yenebilir” tespiti, Marakeş’te yaratılan siyasi zeminin sonucu olarak görülüyor. Muhalifler, artık Esad’ın iktidarına son verilmesi kadar, Esad sonrasını da konuşmaya başladı. SUKO’nun Arap, Kürt, Türkmen üyeleri, yeni Suriye’nin kodlarını belirleme arayışına girdi. 

Kürtler yanlış yapmaz
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Marakeş’ten Abu Dabi’ye geçerken yolda bizimle izlenimlerini paylaştı, SMDK ile yaptığı görüşmeyi anlattı. Davutoğlu’nun verdiği bilgilere göre, SMDK’da temsil edilen Suriye Kürt Ulusal Konseyi’nin (SKUK) temsilcisi söz alıp şunları söyledi: “Kürtler Türkiye ’yi kaygılandıracak bir şey yapmazlar. Türkiye rahat olmalı. Ademimerkeziyetçilik iyidir. Halkı bir arada tutar. Bir evde evin çocuğuna oda ayrılması kötü bir şey değil. Irak’taki federalizmin Türkiye’ye hiçbir zararı olmadığı gibi Türkiye ile ilişkileri geliştirdi. Türkiye’ye en yakın Kürtler oldu tarih boyunca.” 

Kürtler etkin olsun
Kürt temsilciye “İyi oldu bu konuyu açtığınız” dediğini anımsatan Davutoğlu, verdiği yanıtı aktardı: “Bu meselenin Türkiye’yi kaygılandıracak hiçbir boyutu yok. Ortadoğu ’da hangi ülkede olursa olsun Kürtleri bir karşı taraf gibi görmeyiz. Türkiye Kürtlerin ülkelerinde sistem içinde etkin rol oynamalarını, haklarının genişletilmesini ister ve bu konuda hiçbir rezerv de koymaz. İkincisi, hiçbir ülkeye sistem dayatmayız. Federal devlet olsun, ulusal devlet olsun... Bu, o ülkenin halklarının karar vereceği şeydir. Ama şunu da bilmenizi isterim: Kamışlı’daki bir Kürt Kamışlı’da hak sahibi olduğu kadar Şam’da da Dera’da da hak sahip olduğunu bilmeli. Türkiye’de bu böyle. Türkiye’deki Kürtler olaya böyle bakar. Ancak Irak’ta böyle olmamıştı. Erbilli bir Kürt kendini Bağdat’ın sahibi gibi hissetmiyor. Saddam’ın politikaları ve uzun yıllar yaşanan çatışmalar yüzünden. Suriye’de böyle birşey istemeyiz. Bir kopuş yaşanmamalı. Tek kaygımız Suriye’deki etnik ve mezhepsel gruplar arasında böyle bir kopuş yaşanması. Kürt-Arap ya da Nusayri-Sünni şeklinde bir kopuş istemeyiz. Fedarilizm mi ademimerkeziyetçilik mi bunlara tamamıyla siz karar vereceksiniz. Kardeşçe tavsiyemiz şudur: Daha seçilmiş bir parlamento oluşmadan de facto, emrivaki oluşumlar başlarsa bunun sonu gelmez. Herkes kendi bölgesini ilan eder, bu da Suriye’yi bir arada tutmayı imkânsızlaştırır. Ama parlamento oluşur, kendinize en uygun yöntemi seçersiniz, memnuniyet duyarız.” 

“PYD’nin iki hatası var”
Davutoğlu, PYD’ye karşı tutumlarının Kürtlükle ilgili olmadığını belirtti ve iki gerekçeyi şöyle sıraladı: “Bir, Suriye rejimiyle yaptığı işbirliği ve orada dökülen kan. Rejimin terk ettiği her yerde silahları PYD’ye bırakması. İki, terör bağlantısını reddetmemesi... Terörü reddettiği ve rejimle işbirliği yapmadığı sürece bizim için bir sorun yok.” Erbil’de görüştüğü SKUK temsilcilerini Türkiye’de ağırlamaya hazırlanan Davutoğlu, SKUK’u esas rahatsız edenin PYD’nin alandaki gücü olduğuna dikkat çekti ve bu gücün halk tabanından değil, Esad’ın verdiği destekten geldiğini söyledi. Esad güçlerinin Türkiye sınırındaki Resulayn’ı havadan bombalamadan önce PYD militanlarının şehirden çıktığını, bombardımandan sonra da geri geldiğini bildiklerini anlatan Davutoğlu “Bu olay rejimle PYD arasında irtibat olduğunu gösteriyor” dedi. 

PYD, PKK ’nın izinde
PYD’yi mesele yapmadıklarını belirten Davutoğlu, PYD’ye karşı çıkma nedenlerinin Esad’ın Şebbiha’sına karşı çıkmakla aynı olduğunu söyledi. PYD’nin Kürtleri temsil eden en büyük yapı olduğu tezinin doğru olmadığını savunan Davutoğlu şöyle konuştu: “Kürt oldukları için değil rejimle işbirliği yaptıkları için. Başta Kürtler olmak üzere insanlara terör estirdikleri için. Mişel Temo’yu, onun gibi birçok Kürt lideri kim öldürdü? Kürtleri korumak için de PYD’ye karşı çıkıyoruz. Antalya toplantısına katılanlar arasında bölgedeki bütün Kürt komutanlar vardı. Haseki’de bir Kürt tugayı var, rejime destek olduğu için PYD ile de savaşan. PYD, 93-94’te PKK’nın yaptığını yapıyor. Saddam çekilirken silahlarını PKK’ya bırakmıştı. Biz bunun üzerine Barzani’yi destekledik. Şimdi de Esad’ın desteği ile Esad’a rağmen değil benzer bir gelişme yaşanıyor. O zaman safını belirlemiş... Esad’ın yanında olan bir unsura nasıl nötr yaklaşabiliriz?” 

Psikolojik harekât var
18 Temmuz’da Esad’ın eniştesi Asıf Şevket’in öldürülmesinden sonra Türkiye’de ‘Esad rejimi kalacak, Türkiye kaybedecek’ diyenlerin, bir anda ‘rejim gidecek ama PYD gelecek’ demeye başladığını, kendisinin de o zaman ‘bu bir psikolojik harekât’ dediğini anımsatan Davutoğlu, şöyle konuştu: “Hükümeti zaaf içinde gösterecek o psikolojik harekâti kırmak için ben Erbil’e gittim. Şimdi de (PYD’yi gündemde tutarak) bunu uyandırmaya çalışanlar var.”