Rabia Kadir, Türkiye'ye ve Erdoğan'a müteşekkir

Rabia Kadir, Türkiye'ye ve Erdoğan'a müteşekkir
Rabia Kadir, Türkiye'ye ve Erdoğan'a müteşekkir

Kadir?e göre Uygur Türkleri, liderleri ortadan kaldırıldığı için başsız kaldı.

'Uygurların anası' lakaplı Rabia Kadir, Türk halkı ve Başbakan Erdoğan'ın Uygur Türklerine desteğinden ötürü teşekkür edip, Çin'le diyalogları için yardım talep etti. Çinlilerle barış içinde yaşamak istemesine rağmen gördüğü zulmü anlatırken, 'Dünya artık bizimle ilgileniyor. Geleceğimize ümitle bakıyoruz' dedi

İSTANBUL - Çin’in baskısı yüzünden iki yıldır vize alamazken, Doğu Türkistan’daki son olayların ardından Türkiye’ye gelişinin yolu açılan Dünya Uygur Kurultayı lideri Rabia Kadir, Türk halkına ve Başbakan Tayyip Erdoğan’a müteşekkir. ABD’de sürgün yaşayan 62 yaşındaki Kadir, “Türk halkının Uygur Türklerine sahip çıkması ve özellikle Erdoğan’ın olayları soykırım diye nitelendirmesine minnettarım. Türkiye’nin desteğiyle Uygur halkının geleceği için daha çok ümitliyim. Bu güçlü desteğini sürmesi, tutukluların bırakılması için çaba harcanmasını istiyoruz. Türk hükümetinden, Çin ile aramızda diyalog için yardım etmesini ümit ediyoruz” dedi.
AA ile söyleşisinde  “Mücadelemiz, şimdi dünya basınına taşınmıştır. Bu sefer geleceğe ümitle bakıyoruz. ” diyen Kadir, Uygurların trajedilerini duyuramamalarının başlıca sebebinin Mesut Sabir, Mehmet Emin Buğra ve İsa Yusuf Alptekin gibi liderlerini yitirmeleri olduğunu belirtti. Doğu Türkistan Cumhuriyeti kurulduğunda Ahmet Can Kasım ve İlhan Töre gibi liderlerin suikastlarla öldürüldüğü için 40 yıldır lidersiz kaldıklarını, seslerini sadece Türkiye’de duyurabildiklerini aktaran Kadir, Çin parlamentosunun üyesiyken halkının sesi olduğu, ‘barış içinde bir arada yaşayalım’ dediği için tutuklanıp altı yıl hapse atıldığını belirtip, şöyle konuştu:
“‘Dinimize dokunmayın, namaz kılabilelim, bizi rahat bırakın’ dedim. 1997’deki Gulca olayının tüm gerçeklerini ortaya çıkardım. ABD’deki heyete sunmak için gideceğim sırada Çin beni tutukladı. 2 yıl zindanda kaldım. 6 yıl başkalarıyla konuşma, okuma ve yazma haklarım çiğnendi. Gülme hakkım bile elimden alındı. Uygur Türklerine önümde işkence yaparak, ‘hadi bunları kurtar’ dediler. Bütün maddi varlığım elimden alındı. Sadece geçinebiliyorum. Milletime olan sevgim için hayat boyu mücadele verdim ve kendimi burada buldum. Ben Uygurlara lider aramıştım, halkım beni bu konuma getirdi.” 

Yalova hitabı yalanlandı
‘Çin’de Türk olmakla başka bir millet olmak arasında büyük fark olduğunu’ kaydeden Kadir, “Biz Çin’in önünde ’pantürkist’ diye niteleniyoruz. Uygur Türkleri bu lakapla cezalandırılıyordu. 11 Eylül sonrası da Müslüman olduğumuz için terörist ve dinci gibi lakaplar eklendi. Yıllarca bu yüzden bize işkence ettiler” dedi. Çin hükümetiyle masaya oturmak istediklerini de aktaran Kadir ekledi: “Kendi geleceğimizi kendimiz çizmek istiyoruz. Uygur Türkleri özgürlüklerine kavuşacaklarına inanmalı, barış ve sabırla beklemeli. O beklenen gün mutlaka gelecek.” Kadir, çok kısa süre içinde Türkiye gelmek istediğini, ancak gününü belirlemediklerini de sözlerine ekledi. Kadir, Alman Focus dergisiyle söyleşisinde de Tibet sorunuyla yakından ilgilenen ABD’den Uygurlara da aynı muameleyi yapmasını isteyerek “Örneğin Washington Urumçi’de konsolosluk açabilir” diye ekledi.
Dünya Uygur Kurultayı’nın Başkan Yardımcısı Seyit Tümtürk ise Kadir’in 2006 yılında Türkiye’ye geldiği ve kendisine Yalova’da bir toplantıda yaptığı konuşma nedeniyle vize verilmediğine dair haberleri yalanladı.  

Davutoğlu Yang’la görüştü
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Çin Dışişleri Bakanı Yang Jiechi ile telefonla görüşerek, Uygurlara yapılanlarla ilgili Türkiye’nin tepki ve hassasiyetini iletti.  Çin Dışişleri Bakanı Yang da Davutoğlu’na sadece Uygurların değil tüm Çin halkının Türkiye’nin dostu olduğunu söyledi. Bölgede sükunetin sağlandığını aktaran Yang, suçluların etnik ayrım gözetilmeksizin yargı önüne çıkarılacağı sözünü verdi. (aa, afp, Radikal)