Rum tarafı köşeye sıkışıyor

Bir halk deyişine göre, "Değirmene gitmek istemeyen beş yıl un eler." Bu, şu anda Kıbrıs'ta da geçerli. Talat, Rum tarafına barış eli uzattığını açıklıyor, ancak Papadopulus'un çözüm istemediğini söylemekten de geri kalmıyor.
Haber: Andreas Parashos / Arşivi

Bir halk deyişine göre, "Değirmene gitmek istemeyen beş yıl un eler." Bu, şu anda Kıbrıs'ta da geçerli. Talat, Rum tarafına barış eli uzattığını açıklıyor, ancak Papadopulus'un çözüm istemediğini söylemekten de geri kalmıyor. Rum hükümeti de, Talat'a yanıt vermek yerine, koro halinde eleştiriyor. Böylelikle Kıbrıs sorunu yavaş yavaş kişisel çekişme düzeyine indirgeniyor ve kasıtlı olarak ağaç için orman kaybediliyor. Siyasi acemilik bu.
Gelin, Erdoğan ile Talat'ın çözüm istemediklerini ve Talat'ın gerginlik yaratmak için Rum tarafını tahrik ettiğini, gerçekten çözüm isteyenin Rum tarafı olduğunu farz edelim. Yine de Avrupa Komisyonu'nun Talat ve Türk tarafına yönelik destek açıklaması, ayrıca ABD Dışişleri Bakanlığı'nın, Londra'nın benzer çıkışları, Papadopulos'a baskı amaçlı.
"BM'nin bizi görüşmelere çağırması halinde hazırız" diyen Papadopulos'un bunu gerçekten kastettiğini kabul edelim. Peki, ama nasıl olur da himayesi altında gerçekleştirilecek görüşmelere bizi davet etmesini beklediğimiz BM Genel Sekreteri'ni iki hafta önce tarafsız olmamakla suçlarız? BM Genel Sekreteri 11 Şubat'ta bize gönderdiği mesajda, çözüm planında yapılmasını istediğimiz değişikliklerin neler olduğunu söylememizi isteyerek, hakemlik ve uzlaşmaya varılmış çözümle ilgili taleplerimizi kabul ederken, nasıl olur da Papadopulos ona Erdoğan'dan da aynı şeyi talep etmediği için tarafsız olmadığını söyler? Annan, Türk tarafının kabul ettiği ve bu kabulün referandumda Kıbrıslı Türklerin onayıyla da mühürlendiği bir planda, yapılmasını istediği değişikliklerle ilgili önerilerini sunmasını Erdoğan'dan neden istesin ki? Papadopulos, Erdoğan'ın Annan planında Türklerin kazançlarını iyileştiren öneriler sunmasını mı istiyor? Papadopulos Erdoğan'dan Türk tarafının aleyhine olacak öneriler sunmasını mı bekliyor?
Bunlar Papadopulos'un ilgili tarafların müzakere çağrılarına yönelik ciddi tepkisi olarak algılanırsa, o zaman Komisyon'un, ABD'nin, İngilizlerin tutumu anlaşılabilir. Bu çevreler, çözüme ilişkin açıklamalarımızın dürüst olduğuna inanmadıklarını artık açıkça söylüyor ve bizim, yani Papadopulos hükümetinin bilerek suçlarından arındırdığı Türk tarafına yardım edecek adımlar atıyor. Papadopulos'un yaptığı siyasi acemilik değil de ne? (Rum gazetesi Politis, genel yayın yönetmeni, 23 Şubat 2005)