Rusya AB ile ortaklıktan kaçıyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ülkesinin bir dünya gücü olarak uluslararası sahnede sesini iyice yükselttiği dönemde, gergin bir Rusya-AB zirvesi düzenleniyor.

MOSKOVA - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ülkesinin bir dünya gücü olarak uluslararası sahnede sesini iyice yükselttiği dönemde, gergin bir Rusya-AB zirvesi düzenleniyor. Hafta başında ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın sadece âleme karşı kavganın tonunu düşük tutma vaadi kopardığı Putin, dün AB liderlerini bir dizi karmaşık dosyayla karşıladı. Bunların başını Kosova'nın bağımsızlığı için BM Güvenlik Konseyi'ne sunulan karar tasarısı, geçmişin Demir Perde, şimdinin AB üyesi olan Polonya, Estonya gibi ülkelerin Rusya karşıtı politikaları, enerji meseleleri ve İran'la nükleer kriz çekiyor.
Rus lider, teselli niyetine Volga Nehri kenarındaki Volga Kayalığı (Volzhsky Utyos) kaplıca merkezinde dün önce akşam yemeğinde ağırladığı sonra da konsere götürdüğü AB Dönem Başkanı Almanya'nın Başbakanı Angela Merkel ile Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'yla bugün pazarlığa oturuyor. Ancak Putin'in tek bir meselede uzlaşması beklenmiyor. Masadan yıl sonunda süresi dolacak 10 yıllık Rusya-AB Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması'nın yenilenmesine dair uzlaşmayla kalkılması da beklenmiyor. Anlaşma her yıl otomatik olarak uzatılıyor, ama yeniden müzakere mümkün olmadı. Çünkü Varşova, Rusya'nın Polonya'dan et-sebze ihracatına ambargoyu kaldırması ve AB üyelerinin Avrupa'nın enerji güvenliğini garantileyen bildiri imzalaması şartı koşarak müzakereyi bloke ediyor. Zira Almanya ile Rusya'nın Polonya'yı baypas eden doğalgaz hattı anlaşmasından 'kuyruk acısı' var. Kremlin, Polonya'yı AB-Rusya ilişkilerini rehin almakla suçlasa da, durumdan memnun. Moskova'nın planı, Almanya gibi büyük ortaklarla ilişkilerini çıkarına göre geliştirirken, Doğu Avrupa ve Baltık ülkeleriyle AB nezdinde uğraşmaktan kurtulmak.
Estonya'ya siber saldırı
Ancak ortaklık anlaşmasını enerji uzantısı olduğundan AB, birliğin bir kısmının Rusya'yla işbirliği yapacağı, kalanının yapmayacağı bir çözüme yanaşmayacağını sızdırıyor. Polonya'ya tuz biber eken, Estonya'nın Nazilere karşı savaşmış Sovyet askerlerinin kemikleriyle anıtının yerini değiştirmesi. Bu yüzden Estonya'yı ufak tefek ambargolarla cezalandıran Rusya'nın, Baltık ülkesinin hükümet, bakanlıklar, siyasi parti, medya, banka ve şirketlerinin web sitelerini çökerten üç haftalık siber saldırının müsebbibi olmakla suçlanması da, zirveye gölge düşürdü.
ABD ile AB bu ay Güvenlik Konseyi'nden Kosova'nın bağımsızlığı kararı çıkartmaya uğraşırken, Putin ABD Başkanı George W. Bush'un böylesi bir zaferle gelecek ay Almanya'da yapılacak G8 zirvesine katılıp Arnavutluk'u ziyaretini engellemekte kararlı. Kosova'nın bağımsızlığını tanımayan Sırbistan'ı desteklerken ayrılıkçı cumhuriyetlerini göz önünde tutan Moskova, veto kartını oynuyor. Ama Güney Afrika, Endonezya ve Çin de bu tasarıya karşı. Uluslararası Kriz Grubu'nun Sırp azınlıktan sorumlu BM Temsilcisi atanması ve Kosova'nın iki yıl BM üyesi olamaması karşılığı ikna edilebileceğini öne sürdüğü Rusya, 'Kosova'nın bağımsızlığı sarkarsa, Arnavut isyanını durduramayız' diye tehdit ediliyor. (Dış Haberler)