Sarkozy ile Merkel'e popülist ithamı

Sarkozy ile Merkel'e popülist ithamı
Sarkozy ile Merkel'e popülist ithamı

Erdoğan Kıbrıs Rum Yönetimi?nin Türkiye?nin üyeliğini baltalamaya çalıştığını söyleyip, ?Bazı Avrupalı dostlarımız bunu görmemekte direniyor? dedi. FOTOĞRAF: AA

Erdoğan, Türkiye'nin AB sürecini canlandırma hedefli Brüksel ziyaretinde tam üyelik yerine 'imtiyazlı ortaklık'ta ısrar eden Almanya ve Fransa liderlerine çattı: Tutumunuz kabul edilemez. Türkiye bu popülist politikaları çoktan aştı. Vaadinizi tutun. Oyun sürerken kurallar değişmez

BRÜKSEL - Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin AB sürecini canlandırmak üzere gittiği Brüksel’de, müzakereleri baltalayıp tam üyelik yerine ‘imtiyazlı ortaklık’ta ısrar eden Fransa ve Almanya liderlerine “Tutumunuz kabul edilemez” diyerek çattı. Avrupa Komisyonu yetkilileriyle temaslarının ardından Crans Montana Forumu’nda ‘Türkiye’nin Avrupa Geleceği’ konulu bir konuşma yapıp soruları yanıtlayan Erdoğan şu mesajları verdi: 

* AB müktesebatında imtiyazlı ortaklık yok. Tam üyelik dışında herhangi bir ortaklık şeklini kabul etmeyiz. 

* Türkiye, çok partili sisteme 1946’da geçti, bu süreçte badireler atlattı fakat demokrasimiz gelişti, olgunlaştı ve standartlarını Avrupa’ya yaklaştırdı. Kimi Avrupa ülkelerine kıyasla 63 yıllık bir demokrasi deneyimi az görünse de bazı yeni üye ülkelerle kıyaslandığında daha uzun ve çok daha fazla birikim sahibi olduğu görülecektir. 

* Türkiye’de popülizmden çok çektik ve iç politikadan dış politikaya, ekonomiden sosyal yaşama ağır bedeller ödedik. Son 6.5 yılda bu anlayışı elimizin tersiyle ittik. Türk halkının artık prim vermediği popülizmin bazı Avrupa ülkelerinde oy toplama aracı olmasını açıkçası şaşkınlıkla izliyoruz. Türkiye, Avrupa Parlamentosu için seçim sürecine girilir girilmez üyeliği tartışılan bir ülke oluveriyor. Bazı ülkelerde yaşanan gelgitlerin, tutarsız siyasetin sorgulanmasını arzuluyoruz. Bunların Türkiye üzerinde heyecan kırıcı rol oynadığını da belirtmek istiyorum. Biz Avrupa’dan verdiği sözleri tutmasını istiyoruz. Oyun devam ederken kurallar değişmez.

* AB sürecinden ötürü yaptığımız tüm reformları inanarak, benimseyerek ve toplumsal bir mutabakatla gerçekleştiriyoruz. Reform sürecimizi daha da ileriye götürmekte kararlıyız. 

* AB’nin genişlemesi ilk zamanlar coğrafya esaslı olsa da artık böyle olmaktan çıktı ve siyasi mantık esas oldu. AB eğer bir güç, siyasi, sosyal, ekonomik her alanda oluşturacaksa, özellikle bu genişleme sürecini devam ettirmeli. 

* Kıbrıs Rum Yönetimi’nin AB’ye kabulü siyasi bir karardı. Almanya Başbakanı Angela Merkel de aradan bir süre geçtikten sonra “Büyük yanlıştı” diye değerlendirdi. Şu anda Güney Kıbrıs ’Nasıl olsa üyeyim’ diyerek, Türkiye’nin sürecini tıkama gayretinde. Biz ise, Avrupalı dostlarımıza ’Gerçekleri lütfen görün’ diyoruz. Dostlar da sağ olsun, bazıları görürken bazıları görmemekte direniyor. Bunlara rağmen, kararlıyız, sabırlıyız. (aa)