Savaş suçuna en kısa yoldan kanıt

Bush yönetiminin 11 Eylül saldırıları sonrası terör zanlılarını hiçbir yasal hak tanımaksızın esir alıp işkenceden geçirmesine koşut olarak, CIA'in işkencenin kaydedildiği sorgu kasetlerini silmesi skandalında yeni gerçekler su yüzüne çıkıyor.

WASHINGTON - Bush yönetiminin 11 Eylül saldırıları sonrası terör zanlılarını hiçbir yasal hak tanımaksızın esir alıp işkenceden geçirmesine koşut olarak, CIA'in işkencenin kaydedildiği sorgu kasetlerini silmesi skandalında yeni gerçekler su yüzüne çıkıyor. Silinen işkenceye maruz kalan baş kişi, Mart 2002'de yakalanan 'Kaideci' Ebu Zübeyde'ydi. ABD Başkanı George W. Bush, Zübeyde'nin, 11 Eylül'ün 'beyni' diye nitelediği Halid Şeyh Muhammed'in yakalanmasını sağlayan kritik bilgiler verdiğini savunup, bilgi sakladığına inanılan durumlarda CIA'in kendisine 'güvenli, yasal ve gerekli bir dizi alternatif muamele uyguladığını' söylemişti. Gelgelelim uzmanlar Ebu Zübeyde'nin Kaide'nin bilgi emanet edemeyeceği bir zırdeli olduğunu söylerken, sorgu ekibinin başındaki emekli CIA ajanı John Kiriakou'nun 'İşkence ettik' itirafıyla Bush'un savaş suçu emri verdiği ortaya serildi.
Pulitzer ödüllü gazeteci Ron Suskind'in araştırmalarının sonucunda 2006'da yayımladığı 'Yüzde Bir Doktrini' adlı kitapta, FBI kaynakları Zübeyde'nin akıl sağlığının yerinde olmadığını, Kaide komplolarında doğrudan yer almadığını ve işkence altında yığınla temelsiz bilgi anlattığını söylüyor. Meğer bir dönem ABD'de hepsi boş çıkan terör alarmlarının verilmesi, güvenlik güçlerinin teyakkuza geçmesi, otoyol, köprü ve alışveriş merkezlerinin kapatılmasının müsebbibi bu 'bilgiler'miş. Zübeyde'nin yakalanmasını sağladığı Halid Şeyh Muhammed'in, 'terörün süpermen'i edasıyla 11 Eylül saldırılarının A'den Z'ye patronu olduğunu söylemekle yetinmeyip, 31 terör saldırısı ve planını üstlenmesi Pentagon'da bile derin kuşku yaratmıştı.
Naziler yaptığında savaş suçuydu
Sorgulara katılan eski FBI ajanı Daniel Coleman, geçen hafta Kaide liderliğinin Zübeyde'nin zırdeli olduğuna inandığını ve ona hiçbir bilgi aktarmadığının CIA tarafından bilindiğini söyledi. Buna rağmen CIA, üç ayrı kişilikle kaleme aldığı bir günlük tutan Zübeyde'ye daha fazla bilgi alabilmek amacıyla işkence etme izni almış. Washington Post'a konuşan eski ve hâlâ görevli yetkililer, işkencenin haftalar ve hatta aylar aldığını söyledi. Kullanılan yöntemler arasında dondurucu soğukta bırakma, saatlerce ayakta tutma, uyutmama ve suda boğulma hissi yaratan 'waterboarding'e defalarca maruz bırakma vardı. Silinen kayıtlarda yüzlerce saat boyunca bu yöntemler uygulanıyordu. Bush'un deyimiyle 'alternatif muameleler', hem Amerikan yasalarına hem de Cenevre Sözleşmesi'ne göre işkence ve hatta savaş suçu. Naziler kullandığında Washington tarafından savaş suçu kabul edilmişti.
Danışmanların kaset muhabbeti
Bush yönetimi ise yasadışı yöntemlere başvurmadığı, işkence etmediğinde ısrar ederken, 'waterboarding'i işkence görüp görmediğine yanıt vermemekte diretiyor. Silinmeselerdi, söz konusu kayıtlar, Bush'un savaş suçu işlenmesi emri verip vermediğinde önemli kanıt oluşturacaktı. Bush ile yardımcısı Dick Cheney'nin gözaltı ve sorgu politikalarının mimarlarından David Addington dahil toplam dört danışmanının kayıtların silip silinmemesini ele aldığı bilinirken, kimse silinmesinin CIA'in kararı olduğuna inanmıyor. Önceki hafta, kayıtları ne zamandır bildiği sorusuna Bush'un "İlkin ay başında CIA Başkanı'ndan duydum, daha önce duydum mu hatırlamıyorum" yanıtı, tüm avukatların müvekkillerine ortaya çıkarılabilecek bir yalan yerine söylemelerini tavsiye ettiği gerekçe. Bush yönetimi 11 Eylül'den sonra geçtiği her yerde aynı izleri bıraksa da, bu, işkenceyle başkan ve yardımcısı arasında en doğrudan bağlantı, örtbas etme ve adaletin engellenmesi vakası. (Times)