Seçimlerin asıl galibi Bush

George W. Bush, Irak'taki seçimlerin birinci galibi oldu. Ne de olsa tüm saldırılara rağmen seçimler düzenlenebildi. Tüm tehditlere rağmen, yüksek oranda katılım sağlanabildi.
Haber: CHARLES LAMBROSCHINI / Arşivi

George W. Bush, Irak'taki seçimlerin birinci galibi oldu. Ne de olsa tüm saldırılara rağmen seçimler düzenlenebildi. Tüm tehditlere rağmen, yüksek oranda katılım sağlanabildi.
Önceki tahminlere rağmen birdenbire ortaya şaşırtıcı sorular çıktı. Bu seçimler siyasi bir açılım ümidi getirir mi? Böyle bir durumda Amerikalılar bir çıkış stratejisi ışığı görebilir mi? Filistin halkının Yaser Arafat'ın ardından ılımlı Mahmud Abbas'ı seçmesinin ardından şimdi de Bağdat'a seçilmiş bir liderin yerleşmesi, Yakındoğu'da nihayet bir şeylerin değişmeye başladığının göstergesi olabilir mi?
Bu soruların cevaplarını alabilmek için beklememiz gerekiyor. Zira seçimlere katılım oranı benzer seviyede yüksek olan Şiiler veya Kürtlerle, düşük oranda katılmış Sünni azınlık arasındaki uçurum, kesin cevaplar vermemizi engelliyor. Yine de yüzde 60'lık katılım oranı hafife alınmamalı. Çoğu vatandaş evinden çıkmaya korkmuş olsa da, Sünni bölgelerde bile halk 50 yıldır ilk kez düşüncesini açıkça belirtmenin tadını aldı.
Bardağın yarısının dolu olması, Vietnam'daki fiyaskodan ders almış olması gereken Amerikalıların bu sefer kalpleri ve zihinleri fethetmeyi başardığı anlamına gelmiyor. Kurtarıcılar gibi karşılanmak şöyle dursun, Amerikan askerleri Irak halkının tümü tarafından işgal gücü olarak görülüp reddediliyor. Şiddeti artıran ve direniş saflarını gitgide sıkılaştıran, onların varlığından başka bir şey değil. Ancak Irak'ta sokaktaki adam artık terörden bıkmış durumda.
Dünyayı takmayan ve kendi güçlerinin parıltısından gözleri kör olmuş Amerikalıların sıklıkla yaptığı bir yanlış da, iyi çözümleri ancak bütün kötü çözümleri deneyip tükettikten sonra akıllarına getirebilmeleri. Örneğin Saddam'a karşı kazandıkları ezici zaferin ardından Amerikan askerleri, asayişi sağlamada zayıf kalmıştı. Dönemin Amerikan yöneticisi asayişi Irak askerlerine teslim edeceği yerde bunları işsizliğe mahkûm edip, kendi elleriyle direnişe katılmaya yönlendirmişti.
Bu muazzam hataların ardından Washington en sonunda çizgisini düzeltmeyi bildi. Talihsiz Irak macerasında batağa saplanılmasına sebep olan Bush'un dikkafalılığı bir kez olsun işe yaradı ve Bush, seçimleri iptal etmesini veya ertelemesini söyleyenlerin sözünü dinlemedi. Ancak bu seçimler, uzun bir yolun başlangıcı sadece.
Seçimleri kazanan Şiiler teokrasinin cazibesine, Sünniler intiharın çekiciliğine, Kürtlerse bağımsızlık tutkusuna kapıldıkları anda her şey biter. Bu yüzden Fransa ve diğer müttefiklerin, ABD'nin Irak batağından kurtulmasına yardım etmesi gerekiyor. (Başyazı, 31 Ocak 2005)