Senarist Kaddafi hesap soruyor

Batı'nın yıllarca 'başına buyruk diktatör' ve 'terör destekçisi' etiketini yapıştırdığı, ama nükleer programını çöpe atması, Lockerbie kurbanlarına tazminatı kabul etmesi ve son olarak yüzlerce çocuğa HIV virüsü bulaştıran...

ROMA - Batı'nın yıllarca 'başına buyruk diktatör' ve 'terör destekçisi' etiketini yapıştırdığı, ama nükleer programını çöpe atması, Lockerbie kurbanlarına tazminatı kabul etmesi ve son olarak yüzlerce çocuğa HIV virüsü bulaştıran Bulgar hemşireleri bırakmasıyla başına taç ettiği Libya lideri Muammer Kaddafi, yeni bir maceraya açılıyor. Kaleme aldığı 'Yeşil Kitap' ve 'Üçüncü Evrensel Teori' kitaplarıyla kendini Ortadoğu'nun Mao Zedong'u olarak niteleyen çöl ülkesinin albay lideri, bu kez de senaryo yazarlığına soyundu.
Kendini gelecek yıl Libya'da çekimlerine başlanacak 40 milyon dolar bütçeli filmin senaryosunu yazmaya adayan Kaddafi, kalemini İtalyan sömürgeciliğine karşı biliyor. Libya'yı İtalya'nın Eylül 1911'deki işgali öncesinde 'sakin, rustik, geleneksel' olarak tanımlayan Kaddafi, ardından işgalcileri kovmak için nasıl dirilişe geçtiğini ve Libyalıların 'Avrupa'nın çaylak emperyalisti'nin elinden neler çektiğini anlatıyor. 'Azap Yılları: Zulüm' ismiyle çekilecek filmin hedefi Arap olmayan izleyiciler.
Nüfusun üçte biri öldü
İtalya'nın Osmanlı'nın çöküş yıllarında küçük bir Türk garnizonunun savunmasına kalmış Libya'yı ele geçirmesi zor olmamıştı. Ama İtalyanlar medresede hoca olan Ömer Muhtar'ın liderliğinde 20 yıl direnişin ardından 1943'te bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Libyalılar savaş sırasında dünyada havadan atılan bomba ve gaz terörüyle ilk tanışan halk oldu. Yeni filmin yapımcısı Remzi Rassi, 1911-1943 arasında Libya nüfusunun üçte birini yitirdiğini ve bir o kadarının sürüldüğünü belirtti.
Kaddafi de 'Yeni Romalılar'ın gelişi öncesi ülkesinin güzelliğini ballandıra ballandıra anlatıyor: "Trablus... Yerel kireçle boyanmış beyaz binalar dizisi... Arkasında koyu mavi deniz uzanıyor... Işıltısı pırıl pırıl dalgalanıyor... Uzakta ufuk çizgisi oldukça şeffaf."
Filmin ana karakterlerinden biri İtalyan askerleriyle Akdeniz'e geçip karaya çıkan Kuzey İrlandalı gazeteci Francis McCullagh. Rassi, McCullagh'ın işgal sürecini bir senaryo tarzında kitaplaştırdığını belirtip "Olup bitenlerin tanığı olarak filmde yer alacak" diyor.
Zulüm Kaddafi'nin İtalyan işgalini konu alan ikinci film projesi. Birincisi Antony Quinn'in Ömer Muhtar'ı canlandırdığı, Oliver Reed ile Rod Steiger'in de rol aldığı 1980 yapımı Çöl Arslanı'ydı. Kaddafi bunun için 30 milyon dolar harcamıştı. 1983'te gösterilen film Arapların pek de gündemde olmaması, OPEC'in fiyatları artırmasıyla yaşanan petrol krizi ve Kaddafi'nin egzantrik kişiliği gibi faktörlerle Batı'da fazla yankı uyandırmamıştı. İtalya da 'Ordunun şeref ve haysiyetine zarar veriyor' gerekçesiyle filme yasak getirmişti.
Soykırım gündemdeyken
Şimdi dünya Kaddafi'nin gözüyle Libya direnişine ilgi gösterir mi? Rassi'ye göre evet: "Ermenilerin ve Yahudilerin soykırım hakkında konuştuğunu görüyoruz. Libya da olup bitenlerle ilgili gerçeğin açığa çıkmasını istiyor. Bu sadece Kaddafi'nin değil bütün halkın arzusu. Filme halk desteği çok büyük. Ayrıca uluslararası siyaset bugün öncekinden daha fazla filmin lehinde."