Sınır köylüleri votka-cigarayla dertleşiyor

Sınır köylüleri votka-cigarayla dertleşiyor
Sınır köylüleri votka-cigarayla dertleşiyor

İki köyde aynı meyve-sebzeler yetişiyor. Tepelerden Halıkışlak?taki atadan kalma evlerine bakan Ermeniler, ?Yeni kuşak Türklerle bir sorumuz yok. Yanlış yapan Talat Paşa?ydı? diyor. FOTOĞRAF: AFP

Komşu köyler Halıkışlak ile Bagaran, Türk-Ermeni yol haritasıyla sınırın açılmasını umuyor. İki köyün ileri gelenleri ayda bir buluşup votka-sigara değiş tokuşu yapıyor, iş-güç-çocuklar hakkında dertleşiyor. Ermenilerin baba evleri Türk tarafında kalmış

HALIKIŞLAK - Türkiye-Ermenistan sınırının iki yakasındaki Halıkışlak ile Bagaran köylerinin pek çok ortak yönü var. Ama iki köyü ayıran Arpaçay Nehri yüzünden değil de, yıllardır açılmayan sınırlar yüzünden birbirlerini tanıyamamanın sıkıntısını çekiyorlar. Bu durumun perşembe günü iki ülkenin ilişkilerinin normalleşmesine yönelik yol haritası açıklamasının ardından değişmesini umuyorlar. 

‘Ermeniler çok yoksul’
Kars’ın Digor ilçesinin Halıkışlak köyü ile Türklerin Bahçacık dediği Ermeni köyünün sakinleri domates, salatalık, patlıcan ve karpuz yetiştiriyor, kayısı ve şeftali ağaçları aynı zamanda çicek açıyor. Nehre Halıkışlak’tan cami minaresinin, Bagaran’dan Sovyet döneminden kalma kamu binasının dev bacasının gölgesi düşüyor. Sınır muhafazları iletişimlerini engellemeye çalışsa da, köylüler arasında düşmanlık yok, bilakis iki tarafın ileri gelenleri elle çalıştırılan ve nehrin üzerinden geçen bir teleferik sayesinde ayda bir buluşuyor.
Halıkışlak’ın 56 yaşındaki ileri geleni Kıyas Karadağ “Su paylaşımı, sınır taşlarının bakımı gibi konuları konuştuktan sonra yiyip içiyoruz” diyerek ekliyor: “Onlar bize vokta veriyor, biz onlara sigara ve şeker veriyoruz. Çok yoksullar.” 

Türkler Karabağ göçmeni
Bagaran’ın sulama teknisyeni Aslan Sahakyan şunları söylüyor: “Ayda bir ortak sorunlarımızı görüşüyoruz. Genellikle işten güçten konuşuyoruz. Hayat pahalılığından, maaşların azlığından, çocuklardan falan...” 
İki taraf da 1915 olaylarıyla ilgili birbirini suçlamıyor. 55 yaşındaki Slavik Piloyan “Yeni kuşak Türklerle bir sorunumuz yok. Yanlış yapan Talat Paşa’ydı” görüşünü dile getiriyor. Bagaranlılar için sınırın öte yanına bakmak köklerine bakmak demek. Sahakyan “Bu gördüğünüz gerçek Bagaran değil. Asıl Bagaran Türk topraklarının dört kilometre içine kadar uzanır” diyerek şunları anlatıyor: “1915’te insanlar soykırımdan kaçıp buraya yerleşti. Evlilikle gelen bazı kadınlar hariç, tüm sakinlerimiz karşı yakadan gelmiştir. Oraya gidip eski Bagaran’ı görmek istiyorum. Dedemin evinin nerede olduğunu bile biliyorum.”
Gelgelelim Halıkışlak’ta durum tam böyle değil. Köylülerin çoğu Azeri kökenli olduğu ve Azerbaycan ile güçlü bağları koruduğundan Ermeni işgali altındaki Dağlık Karabağ’ın acısı ağır basıyor. Karadağ, “Ailemin yaşamış olduğu Dağlık Karabağ ‘a gitmeyi çok istiyorum. Dedem oradan geliyor” diyerek ekliyor: “Ermenistan’a gitmek mi? Bu beni hiç ilgilendirmiyor.” (afp)