'Son diktatör' Batı'ya müttefik

'Son diktatör' Batı'ya müttefik
'Son diktatör' Batı'ya müttefik

Lukaşenko, geçmişte Putin ile yakın müttefikliğiyle tanınıyordu.

Batı'nın 'Avrupa'nın son diktatörü' dediği Beyaz Rusya'nın lideri Lukaşenko, Rusya'yı terk etti. Putin'le skandal zirvesi sonrası yakınan başbakanına fırçasını açıklayan Lukaşenko: 'Yeter Sergey sızlanma! Gezegende başka ortaklar buluruz!'

MİNSK - Batı’nın yıllarca ‘Avrupa’nın son diktatörü’ dediği Beyaz Rusya’nın Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, ‘klasik’ müttefik Rusya ile köprüleri attı. Moskova’yla kredi anlaşmazlığı yaşayan Lukaşenko, ‘artık Rusya’ya boyun eğmeyeceklerini’ belirtip ‘gezegende başka ortaklar bulacaklarını’ ilan etti. Hem de bunu, bakanlarına dudak uçuklatacak fırçalar attığı bakanlar kurulu toplantısındaki konuşmasını âleme cihana açıklayarak yaptı! 

‘Parazitçe yaklaşım’
Lukaşenko’nun çarkı önceki gün Rusya Başbakanı Vladimir Putin’le kredi pazarlığı yaptığı Minsk’teki zirveden bozguna uğrayarak çıkması sonrasına denk geldi. Rus medyasına göre Lukaşenko, Rusya’nın geçen yıl açtığı 2 milyar dolarlık kredinin son 500 milyon dolarlık dilimini ruble yerine dolar olarak almakta ısrar etti ama Putin yanaşmadı. Rusya Maliye Bakanı Aleksey Kudrin’in de kamuoyu önünde Beyaz Rusya’nın yıl sonuna doğru borçlarını ödeyemez hale geleceğini söyleyip Minsk’in Moskova’ya yaklaşımını ‘parazitçe’ diye nitelemesi bardağı taşıran son damla oldu.
Lukaşenko, dün bizzat devlet başkanlığının yayımladığı bakanlar kurulu toplantısı konuşmalarına göre, Rusya ile ilişkilerin kötü gittiğini anlatmaya çalışan Başbakanı Sergey Sidorski’ye şöyle çıkıştı: “Rusya ile yürümüyor. Boğun eğmemize gerek yok. Sızlanmaya ve ağlamaya gerek yok. Yeter artık Sergey Sergeyeviç! Bakanlarını bu çiğnenmiş yolda yürütmeye son ver. Neden tekmeyi yediğimiz Rusya’ya sokulup duruyorsun. Bizi ilk kez avuçlarının ortasında çırılçıplak bırakmadıklarını anlamıyor musun?” Lukaşenko, “Gezegenin başka bir yerinde mutluluğumuzu aramalıyız. Bunu bilinçli olarak açıkça söylüyorum; Bugünden itibaren bir dönem sona ermiştir, başka bir dönem başlamıştır” diyerek de AB’ye göz kırptı.
Putin ile Lukaşenko’nun zirvesi Rus basınında da yankı buldu. Kommersant gazetesi olayı ‘Ruble olarak 500 milyon dolar, para değil. Beyaz Rusya’nın ihtiyacı yok ki?’ ironisiyle aktardı. Hükümete yakın İzvestiya ‘Kardeşlik sevgisi ruble olarak karşılığını bulmadı’ derken Minsk’in Moskova’dan ayrıca bir nükleer santral inşası için 9 milyar dolar kredi istediğini yazdı. Rossiskaya Gazeta da ABD’nin Avrupa’nın son diktatör ilan ettiği Lukaşenko’nun Moskova’ya ihanet etmeye başladığını savunarak ‘Rusya karşılığında bir şey almadan kredi vermek istemiyor’ değerlendirmesini yaptı.

AB’ye koşar adım...
Minsk-Moskova ilişkileri, Gürcistan’ın ağustosta Kafkasya’da çıkardığı savaşta Rusya’nın 1996’dan bu yana sürüncemede kalsa da ‘Rusya-Beyaz Rusya Birlik Devleti’ projesiyle yanında tuttuğu Beyez Rusya’dan aradığı desteği bulamamasıyla soğumaya başlamıştı. AB, savaş sonrası Abhazya ve Güney Osetya’yı tanıyan Rusya’nın izinden gitmemesi için Lukaşenko’ya kanca atıp Avrupa’ya seyahat yasağını kaldırmıştı. Bu sayede Lukaşenko geçen ay Vatikan’ı ziyaret etmişti. Minsk’in AB Doğu Ortaklığı planına dahil olma hevesini iyiden iyiye açık etmesi de Moskova’nın sinirlerini germeye başlamıştı. Lukaşenko, bu gerilimi ilk kez geçen hafta Rusya-Beyaz Rusya birliğinin yürümediğini ve Moskova’nın tutumunun kendilerini Batı’ya dönmeye zorladığını belirterek açığa vurmuştu. (Dış Haberler)