Sosyal hizmete yeni düzen

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) işleyişindeki aksaklı'lar sıkça basına yansımaya başladı. Belki de ilk defa bu konuya dair böyle geniş bir kamuoyu yaratılıyor.
Haber: Reyhan Atasü Topçuoğlu / Arşivi

Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun (SHÇEK) işleyişindeki aksaklı'lar sıkça basına yansımaya başladı. Belki de ilk defa bu konuya dair böyle geniş bir kamuoyu yaratılıyor. Bu süreçte sosyal hizmeti ve yeniden yapılanmayı geniş katılımla tartışmak gerekiyor, çünkü:
Sosyal hizmet bir vatandaşlık hakkıdır!
Herkesi ilgilendiren sorun
Sosyal hizmet, sosyal devletin tüm vatandaşlarına tanıdığı bir haktır. Dolayısıyla bu hak çerçevesinde sunulan hizmetler ve bu hizmetlerin reorganizasyon süreci tüm vatandaşları ilgilendirmektedir. Çocuk koruma sistemi, önce ailelerinde şu veya bu sebeple bakılamayan, çoğunlukla şiddete, ihmale ve istismara uğrayan, toplum tarafından görmezden gelinen damgalanan ve dışlanan çocukların biyo-psiko-sosyal gelişimlerini tamamlamalarını sağlamak için vardır. Çocuk koruma sistemi her çocuğun bu ülke vatandaşı olmaktan dolayı hakkı olan bir güvencedir.
Ancak eldeki sistemin aksaklıkları açıktır:

  • Hiyerarşik örgütlenme ve yoğun bürokrasi yüzünden SHÇEK'e bağlı birimler kendi yerellikleri içinde çözüm üretmekte güçlük çekmekte, hareket alanları kısıtlanmaktadır, bu da hizmetlerde aksamalara yol açmaktadır.
  • Mevcut istihdam yetersiz. 15 bin norm kadro ihtiyacına rağmen, hizmet 7 bin 800 çalışanla yürütülmektedir. Sosyal hizmet sunumu kadrosuz, sözleşmeli çalışanlarla yürütülmektedir. (SES basın açıklaması, Ekim 2005)
  • Hatalı istihdam politikaları uygulanmaktadır. Kurum kadroları hükümetlerle birlikte değişmektedir. Zaman zaman bu durum basına yansımaktadır, Örneğin: İzmir Müftülüğünün, sekiz yurt ve yuvada, pedagojik formasyonu olmayan 15 vaiz ve vaizeyi görevlendirmesi gibi (Bkz.Radikal, 12Haziran, 2005).
  • Çalışma koşullarının yetersizliği hizmet sunumunu aksatıyor. Sosyal hizmet uzmanı korunmaya alınacak çocuğu tespit etmek, korunma için gereken işlemleri yürütmek, çocuğun gelişimini takip edip raporlamakla görevlidir. Çocuğun bu ülke vatandaşı olmaktan dolayı hakkı olan Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi'nde belirtilen standartlara uygun biçimde büyüme hakkının sağlanabilmesi için çocuklarla müdahale süreci içinde çalışmakla yükümlüdür.
    Nasıl bir yeniden yapılanma?
    Ancak, hatalı ve yetersiz istihdam politikaları ve mali sıkıntılar, uzmanları hızla tükenmişlik süreçleri içine itilebilmekte ve hizmetin kalitesini düşürmektedir.
    Bugün sosyal hizmetlerin devlet tekelinden çıkmakta olduğunu saptamak önemlidir. Bu saptama üzerinden özelleşen ve sivilleşen sosyal hizmeti ve onun kuruluşlarını, bu kuruluşların koordinasyonunun nasıl olacağını tartışmalıyız. Sosyal hizmetlerin yerelleştirilmesi olarak da yorumlayabileceğimiz bu süreç yerel talep ve ihtiyaca yönelik yaratıcı çözümler üretebilmek için bir fırsattır, bazı noktalara dikkat etmek koşuluyla.
  • Yerelleşme bağlamında bugün belediyeleri konuşmaktayız. Belediyeler Türkiye'de siyasi kadrolaşmanın en yoğun yaşandığı yerler. O zaman sormalı yetersiz ve hatalı istihdam sorunu sürmesi riski varken, acaba belediyeler bu iş için doğru adres midir? Bir seçenek olarak valilikler düşünülebilir mi?
  • Danışma kurulu: Devlet tekelinden çıkan sosyal hizmet ortamında bazı düzenlemelere ihtiyaç vardır. Bir vatandaşlık hakkı olan sosyal hizmet özelleşecek ve sivilleşecekse açıktır ki, yurt çapında hizmet standartlarının oluşturulması, ve bu minimum standartların sağlanmasını garantilemek gerekir. Bunun için sosyal hizmet uzmanı okullarının, sivil toplum kuruluşlarının, alandaki özel ve devlet kurumlarının katılımıyla bir danışma kurulunun oluşturulması çözüme faydalı olacaktır.
  • Doğru istihdam: Bakıcı anneler taşeronluk sistemiyle değil, doğrudan kurum tarafından istihdam edilmelidir.
  • Çoğu yuva ve yurtlarda uzman ve bakıcı annelerden çok daha fazla sayıda -pedagojik formasyonu bulunmayan- öğretmen istihdam edilmektedir. Acaba öğretmenler böylesi bir hizmet için doğru seçim midir? Bu kadrolara çocuk gelişimciler ve psikologlar alınabilir.
  • Hizmet elemanlarının hayat standartlarıyla hizmet kalitelerinin doğru orantılı olduğunu da unutmamak gerekir.
  • Bilgi ağı: Sosyal hizmet uzmanlarının yerel deneyimlerini ve bilgi birikimlerini paylaşabilecekleri bir iletişim ağının kurulması hizmet standardını yükseltecektir.
  • Alanda danışmanlık: Alanda tükenmişlik yaşayan uzmanlara sosyal hizmet eğitimi veren kurumların katılımıyla danışmanlık (süpervizyon) sağlayacak bir örgütlenme şart.
  • İki koldan denetim: Çocuk koruma sisteminde profesyonellerin yürüteceği yaptırım gücü olan resmi denetim çok önemlidir.
    Bunun yanında, sosyal hizmet eğitimi veren kuruluşların araştırmaları ve konuyla ilgili sivil toplum kurumlarının denetimi şeffaflık ve kaliteli standart hizmet sunumu için gereklidir ve teşvik edilmelidir.

    Reyhan Atasü Topçuoğlu: İktisatçı, sosyolog, Hacettepe Üniversitesi Sosyal Hizmetler Yüksek Okulu araştırma görevlisi