Sözler ve gerçekler

Geçen yılın seçim sonuçları, Bush'un halkla, kendisini amansızca eleştiren hasımlarından çok daha etkili iletişim kurduğunu bir kez daha gösterdi.

Geçen yılın seçim sonuçları, Bush'un halkla, kendisini amansızca eleştiren hasımlarından çok daha etkili iletişim kurduğunu bir kez daha gösterdi.
Dünyanın dört bir köşesinde Bush'un ikinci dönemi endişeyle izleniyor olabilir; bu hafta içinde 21 ülke-de yapılan araştırma, Amerikalı lideri olumlu bir gücün temsilcisi olarak görenlerin oranının sadece dörtte bir olduğunu ortaya koydu.
Fakat Amerikalıların çoğunluğu Bush'a baktıklarında, istedikleri türden bir lider görüyor. Bush, kendisini özdeşleştirmeyi sevdiği Ronald Reagan gibi, sıradan Amerikalılara ulaşmak konusunda hayli becerikli. Fakat bu beceriyi daha çok gayriresmi olaylarda sergiliyor; büyük kalabalıklar Bush'un başarılı olduğu ortamlar değil. Ve en hararetli taraftarları bile Bush'un iyi bir konuşmacı olduğunu söyleyemez.
Bu yüzden Bush'un dün Beyaz Saray'daki yemin töreninde yaptığı konuşma, bütün o tumturaklı ve İncilvari tarzına rağmen, pek tarihe geçecek gibi değildi.
Mesaj güçlüydü
Fakat aynı zamanda Bush'un güçlü bir mesajı vardı. İkinci döneminde dünya çapındaki özgürlük mücadelesinin etkin biçimde yürütülmeye devam edeceğini belirtti. "Özgürlük ateşi" dediği şey, dünyanın bütün ülkelerinde yanacaktı. Amerika bunun şeklini dayatmayacaktı, fakat
o ateşin nerede yanmasını istiyorsa bundan yana tavır koyacaktı.
Bush diplomasi ve işbirliği konularında güven verici bir edayla konuşmaya dikkat etti, fakat kararlılığı da net bir biçimde görülüyordu. Yani sadece Amerikan halkına değil, tüm dünyaya yönelik yapılmış bir konuşmaydı bu.
Ülke içindeki meseleleri çabucak geçti; bu konuların Kongre'ye yapacağı konuşmanın özünü teşkil etmesi bekleniyor. Bu iki konuşma bir araya getirildiğinde, muhtemelen Bush'un önerdiği gerçek reçete de ortaya çıkmış olacak.
Saat işlemeye başladı
Bununla birlikte, ABD'de ikinci dönemine başlayan her başkan için saat da nihayete doğru işler. İki yıla kalmaz, Amerikan siyaseti Bush'un halefinin kim olacağına dair tartışmalara odaklanmaya başlar.
Bu yüzden ikinci dönem söylevleri çoğun-lukla daha geniş çaplı hedefleri ve bu hedefler doğrultusunda atılacak adımları içerir. Bush'un konuşmasının bu ikisine değindiğine kuşku yok. Belirsizliklerle dolu bir dünyada bu hedeflere ulaşıp ulaşılamayacağı ise ayrı konu.
İkinci başkanlık döneminin başında Franklin Roosevelt halkına "yönetimi sayesinde, karmaşık bir uygarlığın bireyin karşısına çıkardığı çok daha zorlu sorunları çözecek ortak bir amacın araçlarını bulmaktan" söz etmişti. Bush'un mesajı bu tür bir siyasi incelikten yoksundu.
Önümüzdeki dört yıl içinde devasa hedeflerini gerçeklikle ilişkilendirmek istiyorsa, şu an için kendisinden epey uzak görünen bir siyasi maharet sergilemek zorunda kalacak.
(Başyazı, 21 Ocak 2005)