Tahran'da kan donduran infaz gösterisi

İran'da muhafazakâr yönetimin 'haydutlara demir yumruk' kampanyası uyarınca kurulan idam sehpaları kalkmıyor. Önceki gün Meşhed, Zahedan ve Şiraz'da adam kaçırma, cinayet, tecavüz ve hırsızlık gibi suçlardan 10 kişi asılırken, dün başkent Tahran'da beş yıldır ilk kez darağacı kuruldu.

TAHRAN - İran'da muhafazakâr yönetimin 'haydutlara demir yumruk' kampanyası uyarınca kurulan idam sehpaları kalkmıyor. Önceki gün Meşhed, Zahedan ve Şiraz'da adam kaçırma, cinayet, tecavüz ve hırsızlık gibi suçlardan 10 kişi asılırken, dün başkent Tahran'da beş yıldır ilk kez darağacı kuruldu.
En son Eylül 2002'de 'Kara Akbabalar' çetesinin tecavüzle suçlanan beş üyesinin asıldığı Tahran'da, dün bir hâkimi öldürmekten idama mahkûm edilen iki kişi halk önünde 'darağacında sallandırıldı.' Böylece yılbaşından beri asılanların sayısı 151'e çıkarken, hem idamlıkların hem de birkaç bini bulan ve 'Allah büyüktür' sloganları atan halkın gösterdiği tepkiler kan dondurdu.
Muhalifleri hapse tıkmıştı
28 yaşındaki Macid Kavusifar ile 24 yaşındaki yeğeni Hüseyin Kavusifar 2005'te, muhalifleri hapse tıkmasıyla tanınan hâkim Hasan Mukaddes'i öldürmekten idam almıştı. İkilinin, silahlı soygun ile başka cinayetler de işlediği belirtildi. Tahran Savcılığı, dayı Macid'in, reformcu gazeteci Ekber Genci'yi 2001'de altı yıl hapse çarptıran Mukaddes'in yolsuz olduğuna inandığı için cinayeti işlediğini öne sürdü. Ahlaki yolsuzluk davalarına da bakan Mukaddes, 2000'de Berlin'de 'Seçim Sonrası İran' toplantısına katıldıkları için yedi muhalif aydını hapis cezasına çarptıran hâkimdi.
İdam anı ise, simgesel öğelerle yüklüydü. Zira dayı-yeğen, Mukaddes'i aracından inerken öldürdükleri Erşad adliyesi önüne kurulan darağacında asıldı. Hem de Mukaddes'in dev resmi önüne park edilmiş pikaplarda ve Hüseyin'in annesinin gözü önünde.
İkili, beş metrelik vinçlere takılı mavi ipler önünde hayata farklı veda etti. Dayı Macid, idama yürürkenki gülümsemesi ve boynuna ip geçirilmiş haldeyken arkadan bağlı eliyle tanıdıklarına selam vermesiyle pişmanlık duymadığını gösterdi. Hatta sadece gözleri açıkta bırakan siyah maskeli cellatlarından biriyle sohbet bile etti. Yeğen Hüseyin ise solgun ve ağlamaklıydı. Aralarında çocukların da bulunduğu izleyicilerden kimi cep telefonuyla fotoğraf ve video çekerken, kimisi de idamı daha iyi görebilmek için yüksek yerlere çıktı.
Annesi oğlunu geri istedi
İnfaz anı, bir yetkilinin hoparlörden "Sevgili halkımız! İnfaza başlıyoruz. Sizden düzeni bozmamanızı ve Hz. Muhammed'e şükretmenizi istiyoruz" diye başladı. Ve cellatlar, dayı-yeğenin ayaklarının altındaki tahta tabureyi tekmeledi. Dayı Macid hemen ölürken, yeğen Hüseyin birkaç saniye can çekişti. Bu sırada bir yetkili mikrofonla, halka "Allah büyüktür" ile "Hilekârlara ölüm, teröristlere ölüm, Amerika'ya ölüm" sloganları attırdı. Bir süre ipte bekletilen ikili, ambulansa taşınırken, oğlunun cesedine koşan Hüseyin'in gözü yaşlı annesi "Allahım, ne olur oğlumu geri ver" çığlıkları attı.
İdam cezası yüzünden tepki çeken Tahran, bu tür cezaların 'yargının hassas incelemesiyle alındığı' ve 'caydırıcı' olduğu savında. İran'da cinayet, tecavüz, silahlı soygun, dinden dönme, Allah'a küfür, uyuşturucu kaçakçılığı, oğlancılık, zina, fahişelik, vatana ihanet ile casusluğa ölüm cezası veriliyor. (Reuters, afp)