'Tanrının omzunda ağlıyorum'

ABD'de bugün yayımlann Robert Draper'ın 'Dead Certain' (Kesin ölü) adlı kitabında Başkan George W. Bush en mahrem yüzünü gösteriyor. Bush, erkek dergisi GQ'nun Teksaslı yazarı Draper'a birer saatlik altı görüşmede hayatının en gizli yanlarını açmış.

WASHINGTON - ABD'de bugün yayımlann Robert Draper'ın 'Dead Certain' (Kesin ölü) adlı kitabında Başkan George W. Bush en mahrem yüzünü gösteriyor. Bush, erkek dergisi GQ'nun Teksaslı yazarı Draper'a birer saatlik altı görüşmede hayatının en gizli yanlarını açmış. Kitaptan sızan parçalar internette blogcuların 'Böyle bir hıyar nasıl ABD Başkanı olur' feryatlarına vesile oldu.
Kitaptan ABD Başkanı'nın gerçeklerle ilişkisinin olmadığı sonucunu çıkaran çok oldu. Zira Bush, İngilizceyi doğru konuşamayıp sürekli gaf yaparak 'Bushizm'in doğmasına yol açmışken, emekliliğinde 'konferanslar vererek selefi Bill Clinton gibi para kazanma' hayali kuruyor. Ortadoğu'yu özgürlük getirme adına kan gölüne çevirse de 'tüm dünyadan genç demokratik liderlerin eğitim göreceği fantastik bir Özgürlük Enstititüsü kurmayı' planlıyor. Bush, Irak'taki ölü sayısı yüzünden kendini ne zaman bunalımda hissetse yüzünü tanrıya çevirdiğini anlatıyor: "Tanrının omzuna başımı koyup ağlıyorum ve çok ağlıyorum. Sizin sayabileceğinizden çok daha fazla gözyaşı döktüm ben."
'Valla hatırlamıyorum'
Bush, Irak'taki başarısızlıklarıyla ilgili itiraflarda bulunurken, Saddam'ın ordusunun çöküp dağılmasını bir gerekçe olarak sunuyor. Bunun Irak çapında kargaşa ve yağmayla sonuçlandığını söyleyip "Politikamız orduyu sağlam tutmaktı, ama olmadı" diyor. Draper, Irak valisi atadığı Paul Bremer'ın tüm Irak ordusunu dağıtıp Baasçıları istenmeyen adam ilan ettiğini hatırlatınca, ABD Başkanı, şu yanıtı veriyor: "Valla hatırlayamıyorum. Eminim 'Bizim politika bu, neler oluyor' demişimdir. Bütün notlar Ulusal Güvenlik Danışmanım Stephen Hadley'de var."
62 gibi genç bir yaşta başkanlığının biteceğine hayıflanan Bush, son yılında kimsenin kendisine kulak asmamasından da şikâyetçi: "Burada çok uzun kaldım. Ne zaman pembe bir resim çizmeye başlasam, hemen eleştiriliyor, sonra haberlere bile konulmuyor."
Draper, Bush'un işgal öncesi Oval Ofis'te görüştüğü üç Iraklı sürgünün Irak halkının Amerikan askerlerini çiceklerle karşılayacağı, etnik-dini gerilimlerin biteceği, demokrasinin yeşereceği anlatımına fena halde inandığını da danışmanlarından öğrenmiş.
'Kendine köpek al'
Draper'la ayaklarını masaya uzatıp sosisli sandviç ve dondurma yiyecek kadar samimiyeti ilerleten Bush, ABD Başkanı'nın yalnızlığını şöyle anlatmış: "Bir başkanın başına gelebilecek en kötü şey kendine acıması. Ama bu, insanın kendine epey acıyabileceği bir görev. O noktaya geldiğimde, Laura 'Tüm bunların kararını sen kendin verdin' diye hatırlatır." Sonra köpeği Barney'yi işaret edip eklemiş: "Washington'da dostun olsun istiyorsan, kendine köpek al diyen adam, dediğini biliyormuş."
Draper, Bush yönetimi içindeki çekişmeleri de kitabına yansıtmış. 2000 seçimi öncesi baş danışmanı Karl Rove, Bush'un Dick Cheney'yi yardımcısı yapmasına karşı çıkmış. Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Kasım 2006'da Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in gitmesi için yapılan oylamada olumlu oy vermiş. (Dış Haberler)