Tarihi yıl, tarihi karar

Chirac 6 Mayıs'ta Blair'e 50. doğum günü armağanı olarak, altı şişe 1989 ürünü Fransız şarabıyla "şahsi saygı ve sadık dostluk duygularını" ifade eden bir mektup gönderdi.
Haber: Stephen Castle / Arşivi

Chirac 6 Mayıs'ta Blair'e 50. doğum günü armağanı olarak, altı şişe 1989 ürünü Fransız şarabıyla "şahsi saygı ve sadık dostluk duygularını" ifade eden bir mektup gönderdi. Gerçi bu cömert bir jestti ama İngiliz şarap uzmanları, Chirac'a "Daha iyi şaraplar gönderilebilirdi" demekte gecikmedi. Konu ne olursa olsun, Avrupa'ya ilişkin gündemleri farklı olan İngilizler ve Fransızlar 2004 yılında da çekişmeyi sürdürdü.
Avrupa'da bu yıl gerçekten tarihi gelişmeler yaşandı: İlk Avrupa Anayasası imzalandı, AB'ye 10 yeni üye kabul edildi, Ukrayna'da yüz binler sokaklara döküldü, AB ilk büyük askeri harekâtını devraldı ve kapılarını Türkiye'ye açtı. Ancak bu gelişmelerin hepsi Ortadoğu'daki çatışmaların gölgesinde gerçekleşti.
Avrupa Komisyonu'nun yeni başkanı, sonra da NATO'nun Irak'taki eğitim görevi konularında, "şahsi saygı ve dostluk duyguları" bir tarafa bırakıldı. Aksi yöndeki iddialara rağmen Avrupa ülkeleri arasındaki görüş ayrılıkları, mart ayında Madrid'de düzenlenen saldırılar gibi terör eylemleriyle iyice derinleşti.
Bu saldırılar, Bush'un teröre karşı savaşına desteği artıracağı yerde, tam tersi etki yarattı. Öfke içindeki İspanyol seçmenler ilk işi Irak'taki askerlerini çekmek olan merkez sol bir hükümet seçti. Bununla birlikte, İspanya'daki iktidar değişimi, cerahatlenmeye başlayan bir başka sorunun, Avrupa Anayasası hakkındaki tıkanıklığın aşılmasına yardımcı oldu. Aznar, AB içindeki oylama sistemine karşı çıkarken, sosyalist halefi esnek davrandı. Anayasayla ilgili müzakereler, tarih yazıldığı bilinciyle yürütüldü.
Brüksel'de ise, Bertie Ahern'in çabalarıyla Anayasa konusunda mutabakat sağlandı. Ancak Ahern'in diplomasideki becerisi bile, Avrupa Komisyonu'na kimin başkanlık edeceği konusunda Fransa ile İngiltere arasında çıkan anlaşmazlığı gidermeye yetmedi. İngiltere, Fransa'nın adayını engelledi, sonunda Portekiz'in pek de ön plana çıkmayan başbakanı Barroso bu göreve getirildi. Paris de NATO'nun Bağdat'ta eğitim görevi üstlenmesini engelledi.
Avrupa Komisyonu'na da renkli isimler atandı. İtalya'nın adayı Buttiglione, eşcinselliği günah olarak tanımlayınca fırtına koptu. Barroso, Buttiglione'yi görevden aldı.
AB, Bosna'daki barış gücü harekâtını devralırken, İngiltere ile Fransa birlik oldu. Bu arada, Ukrayna'daki tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimleri ardından muhalefet lideri Yuşçenko'nun taraftarları sokaklara döküldü.
Avrupa'nın kapılarını ilk kez çaldıktan 40 yıl sonra Ankara, katı koşullarla da olsa nihayet müzakerelere başlangıç tarihi aldı. Büyük, yoksul, nüfusunun çoğu Müslüman bir ülkeyle üyelik müzakerelerine başlanması kararı, Avrupa bütünleşmesinin geleceği ve Avrupa'nın sınırlarının nerede bittiği konularının sorgulanmasına yol açan tarihi bir gelişme oldu. Ankara'ya el uzatma kararı, özellikle Türkiye'nin üyeliğine en çok destek verenler arasında olan Britanya hükümeti tarafından memnunlukla karşılandı. Buna en fazla kuşkuyla yaklaşan kim oldu dersiniz? Tabii ki Fransa. (27 Aralık 2004)