Teşekkürler Bin Ladin

Filistin, Irak, Lübnan ve Mısır, şartları farklı ülkeler. Buna karşılık demokrasi, özgürlükler ve insan haklarının esaslı bir talep olduğunda artık hemfikirler. Halklarımız da bu talebi ilerleme için uygun
fırsat olarak görüyor.
Haber: Dr. SEYİD ELGUMNİ / Arşivi

Filistin, Irak, Lübnan ve Mısır, şartları farklı ülkeler. Buna karşılık demokrasi, özgürlükler ve insan haklarının esaslı bir talep olduğunda artık hemfikirler. Halklarımız da bu talebi ilerleme için uygun
fırsat olarak görüyor. Olayların peşi sıra gelmesi, bölgenin asıl itibarıyla yeni bir geleceğe gebe olduğunu ve ürkütücü boyuttaki iletişim çağında özgürlük ilkelerinin, akılları ve ruhları eğitme gücüne sahip olduğunu gösteriyor.
Bin Ladin'in -Allah misyonunu tamamlayana kadar onu korusun bize nasip ettiği güç olmasaydı ülkelerimizdeki insanları hiçbir şey harekete geçirmezdi. Bu yaratıcı karşı duruş olmasaydı bölgedeki ABD çıkarlarını kollamaya yönelik Arap faşizmi-Amerikan paktı, halen ayakta duruyor olacaktı. Eğer New York ve Washington'daki insanlığın kalbini
parçalayan o saldırı olmasaydı ABD, baskıcı hükümetlerle koalisyon kurarak veya istihbarat organları aracılığıyla Afganileri (Aganistan'da savaşmış Araplar) patlayıcı üretme noktasında eğiterek yıkımın tohumunu bizzat kendisinin ektiğini anlamayacaktı.
Bütün iğrençliğine rağmen Kaide'nin yaptıkları faydalı bir zarardı. Arap ve İslam medyasında ABD'ye yönelik bütün nefret kampanyalarına rağmen Arap halkları, tarihi çıkarları karakteristik bir dâhilikle buluşturarak güçlerini kullanma kararı aldı. Evrensel gelişimin seyri içinde eşsiz yaratıcılıkta bir rastlantıydı bu. Halkların, gücünü kullanması, saygın bir ülkede yaşamak amacıyla özgür Batı insanının beslendiği insanlık hakkını elde etmeye yönelik.
Halkçı rüzgârlar Arap ülkeleri arasında farklı esiyor. Ancak bir 1400 yıl sonra dahi kesinlikle tekrarlanmayacak olan bu fırsatın kullanılmasının kaçınılmaz olduğu bilinci, hiç farklılık arz etmiyor. Rüzgârlar gösterdi ki insan her yerde özgürlüğü, saygınlığı ve izzeti arıyor. Bir şey daha gösterdi o rüzgârlar: Ülkelerimizde veya kültürlerimizdeki geri kalmışlık kaderimiz değil.
Mahmud Abbas'ın Filistinlilerin yeni lideri olmasından Irak halkının
güvenliğe, barışa ve özgürlüğe 'evet' demek için cesaretle öne çıktığı genel seçimlere, oradan tarihi mirası ve demokratik deneyimini
daha da ileriye taşıyan Lübnan'a...Oradan da Mısır'daki 'Kifaye' (Yeter) hareketine... Bu hareket Mısır toplumunun çeşitli siyasi renklerini birleştirdi ve Başkan Hüsnü Mübarek'in girişimiyle kazanımılarını pekiştirdi.
Bölgemizde kendi çıkarlarının bilincinde olan, gerçekçi halkların uyanışı başladı ve bundan sonra da bunu hiçbir şey durduramaz artık. Adamlarının evlatlarımıza, ülkelerimize yaptıkları sebebiyle Allah Bin Ladin'i bizim için korusun. Miskin Doğu'nun her ülkesinin geleceğin trenine katılması için değişimin çarkları dönmeye devam etsin.
İnsanlığın mücadelesi özgürlük ve insan hakları için. Biz bunları hem kendimiz hem herkes için istiyoruz.
(Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi İttihat, 10 Mart 2005)