Türban da yok içki de!

Anasondan imal edilen geleneksel Türk içkisi rakı, hâlâ Turan'ın raflarında yer alıyor. Sert bir Çankaya beyaz şarabı ya da soğuk bir Efes Pilsen isteyen herkes İstanbul'daki Taksim Meydanı'nın...
Haber: GERD HOHLER / Arşivi

Anasondan imal edilen geleneksel Türk içkisi rakı, hâlâ Turan'ın raflarında yer alıyor. Sert bir Çankaya beyaz şarabı ya da soğuk bir Efes Pilsen isteyen herkes İstanbul'daki Taksim Meydanı'nın çok uzağında bulunmayan küçük dükkânda aradığını bulabiliyor. Ancak ne kadar daha? Turan, omuzlarını silkerek, "Bunu kimse bilmiyor, güvensizlik oldukça büyük" diyor.
Türkiye haftalardır, hükümetin alkol satışı ve tüketimini ciddi bir şekilde sınırlama ya da tamamen yasaklama planları üzerine tartışıyor. Kuran, sarhoşluğa sebep olan maddelerin kullanımını yasaklıyor. Ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) kökleri, 1998 yılında yasaklanan köktendinci Refah Partisi'nin halefi olarak, siyasi İslam'ın derinlerine uzanıyor.
Başbakan Tayyip Erdoğan ve diğer önde gelen AKP'li siyasetçiler, meydan okurcasına, bir damla bile alkol kullanmıyorlar.
AKP tarafından yönetilen birçok yerel yönetim, gençliğin korunması bahanesi adı altında, şehir merkezlerinde alkol satış izni vermemeye başladı. Alkol satan dükkânlar ve müşterilerine alkol ikram eden restoranların şehir dışına, geleneksel olarak genelevlerin bulunduğu 'kırmızı sokaklara' çıkarılması öngörülüyor. Anlaşılan, bir bira içmek isteyen herkesin hayat kadınlarının dünyasına girecek olmasının korku etkisi yapması düşünülüyor.
'Irak savaşından bile zararlı'
Hatta, her yıl milyonlarca yabancı turist tarafından ziyaret edilen Antalya'da bile, tutucu yerel siyasetçiler, bu türden planların tartışmasını yapıyorlar. Merkezi Essen şehrinde bulunan Türkiye Araştırmalar Merkezi (TAM) Direktörü Faruk Şen, bu planların uygulanmasının 'Türkiye turizmine Irak savaşından daha fazla zarar vereceğinden' endişeleniyor. Şen, "Böylesine bir yeniden İslamlaştırma siyaseti ile Türkiye, bütün gelecek fırsatlarını kaybediyor" diyor.
Türk işadamları da uyarıcı açıklamalarda bulundular: Tatil yöresi Kemer ilçesinin işadamları birliği KEMİAD'ın başkanı Ali Nail Kılıç, alkol yasağının Türkiye ve turizme 'tamiri imkânsız zararlar' verdiği eleştirisinde bulunuyor. İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu şimdilik hâlâ, komşu ülke İran ve Suudi Arabistan'daki gibi alkol yasağı konulacağı yönündeki planları tekzip ediyor. Ancak muhalefet siyasetçileri, geçen hafta yeniden, hükümetin bu yönde bir niyeti olduğu endişesini dile getirdiler.
Erdoğan'ın tavrı
Gerçi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, vatandaşların evlerinde bir bardak şarap ya da rakı içmesine hiçbir engel getirilmeyeceği güvencesi verdi, ancak dolaylı olarak birçok şehir ve ilçe tarafından uygulanmaya başlanan yasakları savundu: Başbakan Erdoğan, yerel yönetimlerin, kamu kurumları olarak 'asla kötü örnek olmamaları' gerektiğini açıkladı. Hükümet halihazırda, Ankara'daki kamu kurumlarının ve bakanlıkların kantinlerinde her türlü alkol satışını yasakladı.
Türkiye'deki birçok gözlemci, hükümetin alkol yasağı ile giderek sabırsızlaşan dinci taraftarlarını hoşnut etmek istediğine inanıyorlar. Zira Başbakan Erdoğan, taraftarlarına şu ana kadar oldukça büyük bir sözün, yani üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılması sözünün borçlusu olarak kaldı. Başbakan Erdoğan, türbanı özgürleştirme planlarında, iktidara geldiğinden beri Kemalist elitin ve güçlü ordunun enerjik direnişi nedeniyle başarısız oldu. Tutucu AKP taraftarlarının, bunun yerine, şimdi bir alkol yasağı ile tazmin edilmesi istendiği anlaşılıyor. Buradaki slogan ise şu: "Bize başörtüsünü yasaklayana biz de birayı yasaklarız." (Alman gazetesi, 10 Aralık 2005)