Türk turizmi hedefte

İstanbul'da 4 Ağustos'ta meydana gelen bir patlamada iki kişi hayatını kaybetti. Yetkililer bu sefer de saldırıların arkasında Kürt aşırıcıların olduğunu tahmin ediyor ve Türkiye'nin tatil gözdesi olma özelliğinden dolayı endişeleniyorlar.
Haber: BIRGIT CERHA / Arşivi

İstanbul'da 4 Ağustos'ta meydana gelen bir patlamada iki kişi hayatını kaybetti. Yetkililer bu sefer de saldırıların arkasında Kürt aşırıcıların olduğunu tahmin ediyor ve Türkiye'nin tatil gözdesi olma özelliğinden dolayı endişeleniyorlar. Yetkililer, perşembe sabahı erken saatlerde bir kadın ve kızının öldüğü patlamaları önemsiz göstermek için çaba harcadılar. Önce bir arabanın deposunun patlamış olabileceği söylendi. Günün ilerleyen saatlerinde polis çevrelerinde bunun bir saldırı olduğu belirtildi. Olayın sorumlusu olarak PKK'dan şüpheleniliyor. Yetkililer, geçen salı tatil merkezi Antalya'da meydana gelen ve altı kişinin yaralanmasına sebep olan patlamaları da önemsememişti.
Ege kıyılarındaki yerel halkta şimdiye kadar bir panik belirtisine rastlanmadı. Turizm sezonu en yüksek noktasında ve insanlar yabancıların gelişine zarar verecek her şeyden kaçınmaya çaba gösteriyor. Ama gerçek, ülkenin son haftalarda bir patlamalar zincirinin hedefi olduğudur. Temmuz ayında, Ege kıyısındaki gözde turizm merkezi Kuşadası'nda meydana gelen patlamada beş kişi ölmüştü. Bir hafta öncesinde, yakındaki Çeşme'de bir bomba patladı. 20 kişi yaralandı. Bu iki olayda da sorumluluğu karanlık örgüt Kürt Özgürlük Şahinleri (TAK) üstlendi. Terör uzmanlarına göre, teröristler Ankara'daki siyasetçilerin dikkatini yeniden çekebilmek için Türk ekonomisinin can damarını hedef alıyorlar.
Saldırılar tehlikeli
Türkiye'deki büyüme ve amaçlanan refah için turizmin önemi büyük. Ekonomik konumu, 80 yıldan beri sürekli olarak yükseliyor. Şu anda ülkenin ikinci büyük döviz kaynağı ve inşaat sektöründen sonra en fazla kişiye iş veren sektör. Ülkeyi, çoğunluğu Avrupa'dan, yılda 13 milyon insan ziyaret ediyor. Erdoğan hükümeti, 2010 yılına kadar turizm altyapısını geliştirip uluslararası rekabet gücünü artırmak istiyor. Ortadoğu'daki istikrarsızlık şu ana kadar Türkiye'yi etkilemedi. Ama uzmanlar, saldırıların devam etmesi halinde bunun değişebileceğini söylüyorlar.
Patlamaların ardında ne olduğu konusunda henüz şaşkınlık hâkim. Yetkililer TAK'ı, PKK'nın bir kolu olarak görüyor. Onların lideri Abdullah Öcalan, 2004 yılında hapishaneden, Türk devletiyle süren 5 yıllık ateşkesi kaldırmıştı. Ama bazı uzmanlar, Kaide ve bazı aşırı sol grupların da geçen yıllarda şiddet eylemlerinde bulunduğuna dikkat çekiyorlar. Ayrıca, Öcalan'ın bu yeni şiddet dalgasında ne gibi bir rol oynayabileceği de tartışılıyor. Kürt aydınlar, bir numaralı devlet düşmanının, yoğun bir şekilde gözlenen hücresinden Türk devletine karşı savaş emri verebileceği iddiasını saçma buluyorlar. Ayrıca birçok Kürt, Türk gizli servisinin PKK'nın içine sızmış olduğundan emin.
Ayrıca PKK, Öcalan'ın tutuklanmasından beri parçalanmış durumda. 3 binden fazla örgüt mensubunun yıllardan beri Kuzey Irak'taki kamplarda, Türk ordusunun ulaşamayacağı konumda olması endişe yaratıyor. Kuşadası'nda kullanılan patlayıcı maddenin Irak'tan geldiğine dair ipuçları var. Hükümet bu tezle, ABD ve Irak'ı, Kuzey Irak'taki asilerin üzerine
daha sert gitmeleri için zorluyor. Ankara, "Aksi halde sık sık olduğu gibi Türk ordusu işi kendi eline alacak" diye tehdit ediyor.
Ama ne Amerikalıların ne de Iraklı Kürtlerin, istikrarlı bir Kuzey Irak'ta huzursuzluk çıkmasından çıkarları var.
Türkiye Kürtlerinin arasında aşırılık yanlılarının olduğu tartışmasız. Kürtlerin sosyal, kültürel ve politik haklar konusundaki isteklerinin Türk devletince yapılmaması, birçok genç Kürdü hayal kırıklığına
uğrattı. Resmi verilere göre PKK üyelerinin yüzde 75'i, 35 yaşın altında ve birçoğu, memleketlerindeki işsizlik ve umutsuzluktan kaçıp kurtulmak istiyor. Bu amaçları için, aşırıcılar tarafından kolayca kullanılabilirler. (İsviçre gazetesi, 5 Ağustos 2005)