Türkiye-ABD ilişkilerinde telaşlı günler yakında

Haber: SERKAN DEMİRTAŞ / Arşivi

Türkiye ve ABD ilişkilerinin, Suriye, İran’ın tartışmalı nükleer programı gibi bölgesel krizler ve Obama’nın başkanlık zaferi ile yeni ve şiddeti artmış telaşlı bir döneme girmesi bekleniyor. Obama’nın görece müdahaleci olmayan ve çok taraflı dış politikasının yolundan çok fazla sapmayacağı düşüncesine rağmen 2.dönemde küresel meselelerle daha çok ilgileneceği yönünde beklentiler yüksek. Ancak Dışişleri Bakanı Clinton’ın yerine birinin atanması gerek. Adaylar arasında Massachusetts Senatörü John Kerry ve BM temsilcisi Susan Rice var. Kerry’nin şansı daha yüksek. Nitekim ABD Büyükelçisi’nin Bingazi’de öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamalar sebebiyle Rice’ın itibarı sarsılmıştı. Kerry de 2004’te Demokratların başkan adayı olmuş ancak Bush’a yenilmişti. O dönem Dışişleri Komitesi Başkanı olan Kerry, güçlü liderlik vasfıyla politikacı olarak Clinton’ın 4 yıldır sürdürdüğü etkili diplomasiyi sürdürebilir.
‘Ortadoğu en acil konu’ 
Küresel meselelerin içinde Ortadoğu, Washington’ın en acil odaklanması gereken konu. Obama daha çok askeri yükümlülük sözü vermezken, Suriye konusunda Türkiye ve İsrail gibi müttefikleriyle işbirliğini sürdüreceğini söylemişti. Türk diplomatlar, ABD’nin askeri harekât istemeksizin Suriye’de daha esnek ve aktivist bir politikası olduğuna inanıyor. Suriye konusunda iki ülkenin yakın diyalogda olduğu gerçeği ışığından, Türk diplomatlar bunun iki ülke için avantajlı olduğuna inanıyor. Ancak Obama yönetimi, rejimin aniden dağılmasının İslamcı grupların gücü eline almasına yol açarak İsrail için durumu daha kötüleştirebileceği konusunda endişeli olduğunu saklamıyor. Seçimin ardından Suriye konusunda politika değişikliği olacağı umuduna rağmen bunun, Türkiye’nin beklediği boyutta olmayacağı kuşkuları var. Risklerden biri de Ankara ’nın PKK ’yla savaşında ABD’den yeterli desteği göremediği için yaşadığı hayal kırıklığı. Türk hükümeti ve askeri yetkililer, bu hayal kırıklığını Washington’ı kızdırma pahasına daha fazla dile getiriyor. Kuşkusuz bu alanda daha fazla ikili görüşmeler olacaktır. Ermeni diyasporasının ‘soykırım’ konusunda Obama’ya baskısı da şüphesiz sorun olmayı sürdürecek.