Türkiye-ABD nereye?

Geçen üç yıl boyunca Türkiye Washington'ın Ortadoğu politikalarıyla çatışır bir görüntü çizdi. Hatta bölgedeki Amerikan politikalarını engelleyen güçlerden biri oldu.
Haber: FAYEZ SARE / Arşivi

Geçen üç yıl boyunca Türkiye Washington'ın Ortadoğu politikalarıyla çatışır bir görüntü çizdi. Hatta bölgedeki Amerikan politikalarını engelleyen güçlerden biri oldu. Oysa Ortadoğu'dan başlayarak dünyaya gücünü dayatma amaçlı Washington stratejisinin göz bebeğiydi Türkiye. Ankara'nın tutumunun göstergeleri arasında Türkiye'nin Irak savaşına açık muhalefeti en önde yer aldı. Çoğunluğu iktidar partisi AKP milletvekillerinden olmasına rağmen Türk meclisi, 1 Mart tezkeresini reddederek daha da ileriye gitti.
Türkiye, Irak politikasına işgal altındaki Irak'la ilişkilerine mesafe koymayı da ekleyerek Washington'ın müttefiki Irak güçleri üzerinde bir baskı gücüne dönüştü. Tıpkı Irak'ın kuzeyindeki Kürtlerin durumunda olduğu gibi. Zira Ankara Irak'ın kuzeyinde özel bir Kürt oluşumunun kurulmasına, Kürtlerin Kerkük kenti üzerinde kontrol kurup Türkmenlerin bölgedeki gücünü sınırlanmasına karşı çıktı.
Ankara, İran ve Suriye gibi Washington ile aralarında anlaşmazlık ve siyasi hassasiyetler bulunan komşu ülkelerle ilişkilerini geliştirerek tutumunu güçlendirdi. Bu ülkelerle bölgesel ilişkilerini stratejik ilişkilere taşıdı.
Bölgeye, özellikle de Filistinlilere yönelik İsrail politikalarına sert eleştiriler yönelterek bölgesel politikasında hayli önemli bir değişiklik de yaptı Türkiye. Erdoğan ve Gül, bu politikaları defalarca terör ve ırkçılık olarak niteledi. Bush,bu açıklamaları hafifletmek ve son yıllarda siyasi ve askeri birçok sahada sorunlar yaşanan Türkiye-İsrail ilişkilerini eski sıcaklığına getirmek için Türkler nezdinde müdahalede bulundu.
Türkiye'nin bölgesel politikaları, bölgedeki Amerikan saldırıları gölgesinde çoğu devletin izlediği karışık ve tereddütlü bağımlı politikaların aksine açık ve bağımsız bir yöntemle somutlaştı. Bu yöntem sadece bölge ülkelerinin çoğunluğunun izlediği politikalarla çelişmemekte aynı zamanda Amerikan politikalarıyla da çatışmakta.
Türk dış politikasının verileri AKP hükümetinin Erdoğan liderliğinde uygulamayı sürdürdüğü iç siyasi verilerden ayrılmamakta. Parti Erdoğan'ın müntesibi olduğu siyasal İslam ile Türkiye'nin Atatürkçü laik mirası ve askeri kurumu arasında bir uzlaşı gerçekleştirerek pragmatist, halkçı bir politika izledi. Ardından Türk sokaklarının eğilimleri, coğrafi, tarihi ve dini geçmişleri ile bölgesel politikalarını uyumlu hale getirdi. İslam dünyasına açıldı.
Bir yandan da ilgisini Türkiye'nin AB'ye katılması konusuna verdi. Bu bağlamda Erdoğan hükümeti Türkiye içinde önemli dönüşümler gerçekleştirdi. Çoğulcu demokratik yönteme, iktidar ile toplum arasında barışçıl ilişkilerin derinleştirilmesine ve klasik husumetlerin hafifletilmesine vurgu yaptı. Hukuki ve pratik alanlarda özgürlükler ve insan haklarına saygıda ilerleme kaydetti.
Ekonomik reformlar, açılımlar ve ticari ilişkileri iyileştirmek suretiyle Türk toplumunun ekonomik ve sosyal şartlarında iyileşme yönünde kabul edilebilir bir derece sağlandı.
Doğal olarak Türkiye'nin iç tablosu krizlerin, zıtlaşmaların tırmanışa geçtiği, kaygı verici çekişmelerin arttığı bölge ülkelerindeki iç tabloların çoğuyla tezat oluşturmakta.
Türkiye'nin bölgesel politikaları Washington'ın Ortadoğu'daki politikalarına sorun teşkil ediyor. Zira Türkiye, Washington'ın stratejik projesi içinde toplamaya çalıştığı diğer ülkelere katılmamakta direniyor.
Türkiye böyle bir tutum içine girdiği için Ankara'ya ve iktidardaki AKP'ye karşı bir Amerikan kampanyası başlatıldı. Bu kampanya bağlamında yeni muhafazakârlar ve Amerikan medyası Erdoğan ve partisinin politikalarına yönelik sert eleştiriler yöneltti. Yahudi lobisi Türkiye'nin İsrail politikalarının değiştirilmesi için harekete geçti. Tel Aviv'le gerginliğin bitmesi için Erdoğan'ın İsrail'e gitmesi hedeflendi. Ayrıca Suriye ile ilişkilerini geliştirmekten vazgeçmesi ve Sezer'in Şam'a yapması beklenen ziyaretinin iptal edilmesi telkin edildi Ankara'ya. Irak konusundaki tutumunu temize çıkarması, Irak ve Filistin'de uygulanan Amerikan 'demokrasi operasyonu'nu desteklemesi istendi.
Washington Ankara'ya yönelik bu kampanyasıyla Türkiye'nin ABD'nin Ortadoğu'daki müttefikler listesinden çıkarılması için düğmeye basılmış oldu. Bu süreç Türkiye'yi Ortadoğu'daki Amerikan hedef listesi içine almaya kadar varır mı bilinmez. (Umman gazetesi Vatan, 7 Nisan 2005)