Türkiye AB'ye yakın

Türkiye Avrupa'ya ait mi? Bir bakıma epeydir öyle. Ne de olsa Avrupa Konseyi'nin onlarca yıldır üyesi. İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altında imzası var.
Haber: ReInhard Müller / Arşivi

Türkiye Avrupa'ya ait mi? Bir bakıma epeydir öyle. Ne de olsa Avrupa Konseyi'nin onlarca yıldır üyesi. İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) altında imzası var. Strasbourg'daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) denetimine tabi.
AİHM Büyük Dairesi'nin Öcalan'ı hukuk devletine uygun biçimde yargılanmadığına dair hükmü, Türkiye'nin Batılı anlamda bir hukuk devletinden henüz ne kadar uzakta olduğunu gösterdi. Ancak öte yandan ülkenin bu bağlamda sağladığı ilerlemeler de fark edilmeyecek gibi değil. Zaten bunu AİHM de kabul ediyor. Bu, Türkiye'nin AB üyeliği bakımından ne anlama geliyor?
Alman hukukçu Eckart Klein, Türkiye'nin, AİHS'nin AB için önem taşıyan standardını düşürmediği, aksine 'münferit konulardaki eksikliklere rağmen bu standarda giderek yaklaştığı' görüşünde.
Fakat üyelik üzerinde hak iddia edilebilir mi? Ne de olsa Türkiye çoktandır AB'nin ortağı, yani AB'ye ait. Türkiye'nin 1964'ten bu yana, o tarihlerde altı üyeli Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Ortaklık Anlaşması var. Bu anlaşma, Gümrük Birliği ve Türk işçileri lehine özel hakların daha da derinleşmesini sağlayan ayrıcalıklı ilişkilerin zeminini oluşturuyor.
Adaylık statüsünün verilmesi Türkiye'yi AB'ye daha da yakınlaştırdı. Hukuken AB kurumlarına bağlanılmasından bahsedilebilir: Türkiye, gereken koşulları yerine getirdiği takdirde 'ucu açık' üyelik müzakerelerinin başlayacağına güvenebilmeli. Ancak müzakerelere başlanması ve nihai üyelik hakkındaki karar siyasi. Yani geniş bir oyun alanı mevcut. Buna karşılık topluluğun daha 1963'te yaptığı Türkiye ile Ortaklık Anlaşması'nda, ülkeye daha sonraki üyeliği için kolaylık sağlanmasından bahsediliyor. Anayasa sonrasında AB, sözleşmede yer alan değerlere 'riayet eden ve bu değerlere genel geçerlilik kazandırma yükümlülüğünü üstlenen tüm Avrupa devletlerine açık' olacak.
Tam üyelik, AB'ye aidiyetin tek biçimi değil. Entegrasyonun farklı dereceleri var. Hristiyan demokratların talep ettiği gibi bir 'ayrıcalıklı ortaklık' Türkiye ile zaten mevcut. Ya da vatandaşlarına serbest dolaşım hakkını vermeden Türkiye'yi almak mı gerekiyor? Böyle bir şey de, 'ayrımcı üyelik' olur. Esasen Türkiye meselesinde de söz konusu olan, giderek daha fazla derinleşip genişleyen birliğin nihai hedefi. Bu, AB Anayasası'nda da belirsiz. (17 Mayıs 2005)