Türkiye kara harekâtını kınadı

Türkiye kara harekâtını kınadı
Türkiye kara harekâtını kınadı

Amsterdam?da gözyaşı: Hollanda?da İsrail karşıtı protesto gösterisi düzenleyenler ellerinde Filistin bayrakları ve başlarında kefiyelerle yürüdü. Göstericiler sayılarını 10 bin, polis 1500 olarak verdi. FOTOĞRAF: REUTERS

BMGK üyeliğine başlayan Türkiye, 'İsrail'in kara harekâtından duyulan derin kaygı ile acil ateşkes' çağrısı içeren basın açıklamasına destek verdi. Ama metin ABD'ye takıldı. Dışişleri İsrail'in kara harekâtını sert dille kınarken, ısrarlı ateşkes çağrıları sürecek
Haber: DENİZ ZEYREK / Arşivi

ANKARA/NEW YORK - BM Güvenilk Konseyi’nin geçici üyesi olarak görevine başlayan Türkiye, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü operasyonları kara harekâtıyla pekiştirmesine karşı sesini yükseltirken, ateşkesin sağlanması ve oluşturulabilecek olası uluslararası güçlere aktif destek toplama çabasına girişiyor. Diplomasi trafiğine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de müdahil oluyor.
Türkiye önceki akşam BM Güvenlik Konseyi’nde Libya’nın ortaya attığı ve ‘İsrail’in kara harekâtından derin kaygı duyulduğunu’ belirterek ‘acil ateşkes çağırısı’ yapan basın açıklamasına sahip çıktı. Ama BM’nin alt düzeyde tepkisini ifade eden bu açıklama, ABD’nin ‘Hamas’ın ateşkese uymadığı ve önceki statükoya dönülemeyeceğini’ söyleyerek engellemesi nedeniyle yapılamazken, Ankara İsrail’in giriştiği kara harekâtını sert bir dille kınadı. Dışişleri’nden yapılan açıklamada kara harekâtının infiale yol açtığına dikkat çekilip şöyle denildi: “İsrail’in uluslararası toplumun uyarılarına ve uluslararası kamuoyundaki tepkilere rağmen kara harekâtına başlamasını kabul edilemez buluyor ve kınıyoruz. Gerilimi tırmandırmanın kimseye faydası olmayacağı açıktır. Soruna askeri çözüm aramak daha fazla kan ve gözyaşına yol açmaktan başka sonuç vermeyecektir. Bölge daha fazla istikrarsızlaştırılmadan, daha fazla can kaybına yol açılmadan İsrail’in askeri harekâtının durdurulması, muhasemata derhal son verilmesi ve kalıcı ateşkese gidilmesi için bir kere daha çağrıda bulunuyoruz. BM Güvenlik Konseyi’nin derhal duruma el koymasını önemle bekliyoruz.”
BM toplantısında basın açıklamasının yapılmamasından duyulan kaygıyı da Türkiye’nin Daimi Büyükelçisi Baki İlkin şöyle dile getirdi: “Türkiye olarak, Libyalıların getirdiği metni gayet uygun bulduk ve geçmesi için devreye girdik. Fakat içeriğinden ziyade metnin nasıl açıklanacağı sorunu ortaya çıktı. Bence tabii bir kayıptır, bu son gelişmeler ve trajedi karşısında her halükârda bizim hiç olmazsa en asgarisi olan bir basın açıklaması yapmamız icap ederdi diye düşünüyoruz, olmadı, mümkün olmadı.”

Gül de sürece müdahil
Başbakan Tayyip Erdoğan’dan dün Gazze için çıktığı Ortadoğu turuna dair telefonla bilgi alan Cumhurbaşkanı Gül, ardından Dışışleri Bakanı Ali Babacan ve bakanlık yetkilileriyle görüştü. Suudi Arabistan’dan önceki gece gelen Erdoğan, Suriye, Ürdün ve Mısır temasları hakkında Gül’ü bilgilendirirken, Babacan ve ekibi de krizle ilgili gelişmeleri aktardı. Dışişleri ile hükümetin yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin önceliğini ateşkesin sağlanmasına vermesi görüşü ağırlık kazanırken, daha sonrası içinse ortaya atılan ‘Ateşkes İzleme Gücü’ fikrine sıcak yaklaşıldı. Diplomatik kaynaklar, bu süreçte Türkiye’nin BM desteği ile anahtar rol oynayabileceğine işaret etti. Ayrıca İsrail’in ABD’de Barack Obama’nın başa geçeceği 20 Ocak’a dek belirlediği takvimden sapmayacağına ve Türkiye dahil dış tepkileri dikkate almayacağını vurgulayan kaynaklar, yine de İsrail’in operasyon sonrasında Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duyacağından hareketle Ankara’nın ateşkes çağrılarını ısrarla tekrarladığını aktardı. Gül ile Babacan’ın da bu amaçla İsrailli muadilleriyle teması canlı tuttuğu öğrenildi. Ancak Ankara ziyaretinden beş gün sonra Gazze’ye saldırı emri veren İsrail Başbakanı Ehud Olmert’e yönelik Erdoğan’ın tavrı sürüyor.