Türkiye kararı isabetli

AB zor durumda. Türkiye sorununa da ancak geçici bir çözüm bulabildi. Oysa
Türkiye AB'yi, Avrupalıların ne istediklerine karar vermelerine yetecek kadar uzun bir süredir meşgul ediyor.

AB zor durumda. Türkiye sorununa da ancak geçici bir çözüm bulabildi. Oysa
Türkiye AB'yi, Avrupalıların ne istediklerine karar vermelerine yetecek kadar uzun bir süredir meşgul ediyor. Yine de müzakerelerin başlaması doğru ve önemli bir adım. Almanya'daki seçimlerde de Türkiye konusu rol oynadı, ama sonuca tesir edecek kadar değil.
Britanya dönem başkanı olarak açık bir politika ortaya koydu. Londra, Türkiye konusunda hep müzakerelerin başlaması yönünde tutum sergiledi. Söz konusu müzakerelerin ne kadar süreceği belirsiz. Sürtüşmeler, kesintiler olabilir ve başarısızlık ihtimali de var. Almanya'da CDU tarafından yönetilecek büyük koalisyon, AB tarafından getirilen koşulları yerine getirmiş bir Türkiye'nin üyeliğini engellemeyi başarabilir. O zaman bir 'Hayır' için hangi gerekçeye sığınılacak?
AB'deki son pokerin hamlelerinin nedenleri ne olursa olsun, Türkiye ile müzakerelere başlama ve Hırvatistan'a kapıları açma, geç kalmış kararlar. Hırvatistan'ın üyeliği AB ve Balkanlar'da istikrar için olumlu etkiler yapabilir. Ayrıca bölgenin diğer ülkelerinin reformlarda ilerleme kaydetmesini de teşvik eder. Hırvatistan'ın Türkiye'den önce alınacak olması anlaşılır bir durum.
Avrupalıların, Irak, Suriye ve İran'ın komşusuyla bir gün Brüksel'de ortak tarım politikası ve mali çerçeve konusunda müzakere yapabileceği fikrine birçok politikacı alışmalı. Yıllarca süren oyalamadan sonra Ankara ile müzakereleri başlatmak doğru karardı.
(İsviçre gazetesi, 4 Ekim 2005)