Türkiye'de tehlikeli gelişmeler oluyor

Avrupa siyaset sahnesinde son zamanlarda görülen yer değiştirmeler, AB geleceğine ilişkin kararlarla bağdaştırılıyor.
Haber: ALKİS KURKULAS / Arşivi

Avrupa siyaset sahnesinde son zamanlarda görülen yer değiştirmeler, AB geleceğine ilişkin kararlarla bağdaştırılıyor. Sosyal demokratların Ren-Vestfalya yenilgisi, Alman seçmenlerinin bazı çıkar çevrelerinin savaş sonrası 'müktesebatları'na karşı çıkabilecek bir Avrupa görüşüne ve Türkiye'yi içine alacak bir Avrupa'dan hoşlanmamalarına ilişkindir.
Fransa'da AB Anayasası'nın reddedilmesi, genişlemiş bir Avrupa'nın, Türkiye'yi de kapsayan -ne dehşet!- bir Avrupa'nın yarattığı, Fransız ruhsal yapısıyla bağlantılıdır. Türkiye zaten AB üyelik müzakerelerine başlamadan, Avrupa'nın biçimlenmesini etkiliyor.
Birleşik Avrupa stratejisinden uzaklaşmak, AB Anayasası'nın reddedilmesi, Hıristiyan demokratların iktidar beklentisi, Türkiye'deki AB karşıtı çevreleri güçlendirmiş bulunuyor. Sadece son haftalarda, Türkiye'nin AB öncesi dönemine ilişkin milliyetçilik yansımaları ve içedönüklüğe çakılı kalmak gibi, çarpıcı belirtileri tekrar görülmektedir:

  • Hükümet İstanbul'un en büyük üniversitelerini, Türk milliyetçiliğinin tabusu olan, Ermeni soykırımına ilişkin akademik bir konuşmayı iptal etmeye mecbur etti.
  • Adalet Bakanı, 'devletten' değişik düşünenleri tutuklamaya engel olduğundan dolayı kendisinin önerdiği ve Millet Meclisi'nde oyladığı demokratik kanunlar için, 'pişmanlığını' resmen belirtiyor.
  • Türkiye'nin Avrupa ve Türk Müslüman toplumların bulunduğu yerlere gönderdiği imamların hazırlıklarında bundan sonra 'Ermeni soykırımına ilişkin iddiaların karşılanması' ve 'Türkiye'deki azınlıkların durumunun
    izahı' öğretilecektir. 'Kardeşsiz' Türkiye'nin tecridini ve içedönüklüğünü koruyan devlet dogmaları şimdi, dini kabuğun gücü ve etkisiyle
    kuşanacak. 1980 darbesinden sonra resmi dogma olan 'Türk-islam sentezi' ruhu (bizim 'Yunan- Hristiyanizm'in benzeri) tekrar son sürat geliyor. Avrupai reformlara kuşkuyla bakılıyor ve reformlar uygulamada iptal ediliyor.
  • Din İşleri Yüksek Kurulu, Ekümenik Patrikhane konularını 'ondan önce ve onun yerine' 'çözüyor.' Din İşleri Yüksek Kurulunun başı, Ekümenik Patrikhane'nin Heybeliada Ruhban Okulu'na ihtiyacı olmadığına karar verdi ve ağzı açık kalmış AB'li konuşmacılara Heybeliada Ruhban Okulu konusunun mevcut olmadığını söyledi.
    Yaratılacağı görülen gevşek ekonomik birliğin, Türkiye ile özel ilişki içinde olması gayet mümkündür. Bu sebepten dolayı Türkiye'deki çıkar düzenleri, Türkiye'yi AB yörüngesinde tutmak için bıraktıkları güçlerini sağlamlaştırma konusunda acele ediyorlar.
    (Yunanistan'da yayımlanan To Vima gazetesi, 2 Haziran 2005)