Türkiye'nin işi zor

Katolik Kilisesi, Müslüman Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyor. Avrupa'nın benzer egemen kurum ve kuruluşları öteden beri bir öcü olarak gördüğü Doğu'nun Batı ile ilişkilerinin salt çatışan yanlarını işleyerek, Avrupa zihniyetini yoğurageldi.
Haber: Dr. MUHAMMED AMMARE / Arşivi

Katolik Kilisesi, Müslüman Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyor. Avrupa'nın benzer egemen kurum ve kuruluşları öteden beri bir öcü olarak gördüğü Doğu'nun Batı ile ilişkilerinin salt çatışan yanlarını işleyerek, Avrupa zihniyetini yoğurageldi. Geçmişte Osmanlı Müslümanlığı korkusunu nasıl yarattılarsa, bugün de halka çağdaş Türkiye Müslümanlığı fobisini aşılıyorlar.
Bunu yaparken, Batı emperyalizminin Doğu'ya asırlarca hükmetmesine, siyasi, dini ve kültürel baskı altında tutmasına, Yunanlılar, Romalılar, Bizans'lar, Haçlılar, Avrupalılar, Amerikalılar ve Siyonistler eliyle talan etmesine hiç değinmiyorlar. Bu durum, MÖ 4'üncü yüzyılda Büyük
İskender'le (356-324) başladı, hâlâ da sürüyor.
11 Eylül 2001, Batı'da İslamiyet'e nefreti ateşlediyse de, bu eğilim, günümüzün ürünü değil. Şu anda Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkılmasının başını çeken Katolik din kurumu, yıllar boyu tüm gücünü, Avrupa'da İslamiyet'e karşı kampanyaları alevlendirmeye adadı.
Jashephi Bernardini, Vatikan'da 1999 yılında Papa'nın huzuruna çıkarak, petrolden kazanılan dolar sayesinde İslam dünyasının, Hıristiyan ülkelerde göçmen Müslümanlara cami ve kültür merkezleri inşa etmek yoluyla hegemonya kurmaya çalıştığı uyarısında bulunmuştu. Aynı tarihlerde Papa'nın yardımcısı Kardinal Paul Bopar da, Le Figaro gazetesine verdiği beyanatta, İslamiyet'in Avrupa'ya ve genelde Batı'ya bir meydan okuma olduğunu, Mesih'in beşiği diyarlarda Hıristiyanların yarınlarından endişeli olduklarını dile getirdi. İtalya Kardinali Jacomo Beefy 12 Eylül 2001 tarihinde yayımladığı bir mesajda, Avrupa'da Müslümanların kökünün kazınması gerektiğini savundu.
Doğrusu bunlar, Avrupa'da İslam kolonilerine tahammül edemiyorlar. Bu nedenle Vatikan, devamlı bir Hıristiyan kulübü olarak görmek istediği AB'ye Türkiye'nin katılımına karşı çıkıyor. Burada söz konusu olan, Avrupa'nın, İslamiyet'e ve dolayısıyla Osmanlı geçmişi ve 70 milyon Müslüman nüfusuyla Türkiye'nin AB adındaki Hıristiyan kulübünün ta göbeğine oturmasına karşı olan tutumu. (Mısır gazetesi, 1 Nisan 2005)