Türkiye'nin niyeti kötü

Türkiye ve işgal makamları, faaliyetleri ve görüşleri ile, Kıbrıs'taki işgali ve adanın bölünmesini kuvvetlendirmelerine izin vereceğine inandıkları bazı siyasi faydaları elde etmek için...
Haber: LENİA STİLİANU / Arşivi

Türkiye ve işgal makamları, faaliyetleri ve görüşleri ile, Kıbrıs'taki işgali ve adanın bölünmesini kuvvetlendirmelerine izin vereceğine inandıkları bazı siyasi faydaları elde etmek için günah keçisi olarak kullandıkları Kıbrıs Türk toplumu karşısındaki ikiyüzlülüklerini bir kez daha kanıtladılar.
AB'nin, Kıbrıslı Türklere yönelik mali yardıma ilişkin tüzüğü ile Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nü ilişkilendirme yönündeki inatçı üstelemeleri, ilgilendikleri tek şeyin, Kıbrıslı Türklerin refahı değil de sahte devletin yüceltilmesi olduğunu kanıtlıyor. Olumsuzlukları ile güçlenen gerçek, AB'nin önerdiği uzlaştırıcı formülü kabul etmeleri yönündedir; öyle ki, Kıbrıs Türk toplumu, 120 milyon avroya ulaşan ve yıl sonuna kadar verilmezse kaybedilecek olan AB yardımının büyük bir bölümünü kaybetmesin. Bu önemsiz bir yardım değildir, ancak Türkiye ve işgal makamları bunu, feda etmeyi düşünüyorlar; çünkü amaçları, Kıbrıslı Türklerin ekonomik yönden desteklenmesi değil, sahte devletin yüceltilmesi ve adadaki bölücü eğilimlerin güçlendirilmesidir.
Bunu, yasadışı limanların ve havaalanlarının açılması ile gerçekleştirmek istiyorlar. Türkiye'nin ve işgal makamlarının, Kıbrıs Türk toplumunun çıkarı ile ilgilenmemeleri, bir kez daha açık bir şekilde kanıtlanıyor. Ancak maalesef Türkiye'nin ve işgal makamlarının tez ve uygulamalarıyla, Mali ve Ticaret Tüzüğü'nün ilişkilendirilmemesi yönündeki uzlaştırıcı öneriye tepki gösteren ve AB ile her ilişkiyi kesme tehdidinde bulunan Mehmet Ali Talat da özdeşleşiyor.
Ancak Kıbrıs Türk tarafının tutumunu değiştirmemesi durumunda, Kıbrıs Türk toplumunun AB'nin mali yardımını kaybedeceği kesindir. Sorumluluk, tamamen Türkiye'ye, işgal makamlarına yüklenecek. Çünkü hem AB hem de Kıbrıs hükümeti, yasaları ihlal etmeden, gerçekten Kıbrıs toplumuna yardım edilmesi için birçok çaba sarf etmiştir.
(Rum gazetesi, 9 Aralık 2005)