Yahudiler 'soykırım' dedi

ABD'in etkili Yahudi kuruluşlarından ADL, tabanının baskısına dayanamadı ve 1915 olaylarının Ermenilere karşı soykırım olduğu yönünde karar aldı.

BOSTON - Amerika'daki etkili Yahudi lobisi kuruluşlarından ADL (Anti-Defemation League-İftirayla/İnkârla Mücadele Birliği) 1915 olaylarını 'zulüm olarak' gören tavrını değiştirip ilk kez 'soykırımı' tanıdı. Yahudi karşıtlığıyla mücadele amacıyla kurulmuş ADL'nin kararı, tabandaki Yahudi örgütlerinin isyanının ardından geldi. Türkiye'deki önde gelen Yahudilerin de önlemeye çalıştığı karar, şimdilik ABD Temsilciler Meclisi'nde bekleyen 'soykırım' tasarısını destekleme boyutuna varmadı.
ADL'nin açıklamasında şöyle denildi: '1915-1918 olaylarını her zaman Ermenilere karşı katliam ve zulüm olarak değerlendirdik. Yeniden gözden geçirdiğimizde bu girişimin sonuçlarının hakikaten soykırımla eşdeğer olduğu görüşüne ulaştık.
Eğer soykırım sözcüğü mevcutsa, yapılanlara soykırım denilmeli'. ADL Başkanı Abraham Foxman ise son karara Nobel ödüllü ünlü insan hakları savunucusu Elie Weisel'in da bulunduğu bazı dostları ve tarihçilerle danışmaların ardından vardıklarını söylerken, "Umarım Türkiye, dostlarının geçmişiyle hesaplaşarak tarihinin bu karanlık dönemine dair Ermenilerle uzlaşma için çalışmasını istediğini anlar" dedi. Foxman, kararda Yahudi grupların isyanının rol oynadığını da "Tarihi gerçek ya da gerçek dışılık konusunda ağız dalaşı zamanı değil. Bizi buluşturacak bir yol bulmalıydım" sözleriyle anlattı.
Tarsy kavgasıyla başladı
Nitekim ADL'nin tavrında Yahudi taban örgütlerinin isyanının etkili olduğu belirtiliyor. Tartışma Ermenilerin yoğun yaşadığı Watertown kentindeki bir gazetede David Boyacıyan'ın 'soykırım' konusunda ADL'yi sorgulayan ve kuruluşun 'Nefrete yer yok' adlı programından çekilmeyi öneren makalesiyle patladı. Olaya müdahale eden ADL'nin New England bölge sorumlusu Andrew Tarsy, bir toplantıda Yahudi toplumunca yuhalanıp zor durumda kaldı. Ardından aynı hafta Tarsy tavır değiştirip 'soykırım' konusunda ADL ile ters düştüğünü ilan edince kovuldu. Bunun üzerine Yahudi grupları arasında isyan yayıldı. Acton ve Newton kentlerinin yanı sıra Boston'daki Yahudi Toplumu İlişkileri Konseyi'nin başını çektiği bazı örgütler 'Ermeni soykırımının' tanınması için dilekçe kampanyası başlatıp aksi halde ADL ile bağları koparacaklarını duyurdu. Foxman dünkü açıklamasında, Tarsy'nin göreve geri alınıp alınmayacağını ise belirtmedi.
Musevi cemaati çabalamış
Tartışmalar sırasında Türkiye'deki Yahudi toplumun temsilcilerinin de Amerika'ya giderek ADL'nin tarafsız kalmasını istedikleri ancak Foxman'dan "Bu, ahlaki bakış açısının dengelenmesiyle ilgili. Bazen karar vermek zorunda kalırsınız" yanıtını aldıkları kaydedildi. Foxman, son karara rağmen ABD Temsilciler Meclisi'ndeki 'soykırım' tasarısını desteklemeyeceklerini söylerken, "Bu hiçbir yarar sağlamaz. Böyle bir girişim Türkiye'deki Yahudi toplumu ile Türkiye, ABD ve İsrail ilişkilerini tehlikeye atar" vurgusu yaptı. ABD Temsilciler Meclisi'nde bekleyen tasarıyı, 435 üyeden 225'i destekliyor. Ermeni Ulusal Kongresi (ANCA) ise ADL'nin kararını memnuniyetle karşılasa da yeterli bulmayıp Kongre'deki tasarının da desteklenmesini istedi.
'Türkiye'yle ilişkileri etkiler'
Türk-Amerikan Birliği Başkanı Nurten Ural ise hayalkırıklığına uğradıklarını belirterek, yaşananları 'işlenmemiş bir suçla itham edilmek' diye niteledi. O dönemde hem Türkler hem de Ermenilerin büyük acılar çektiğini belirten ve "Bu siyasi bir konu değil, tarihsel bir konu ve tarihçilere bırakılmalı" diyen Uran, birçok tarihçinin 'soykırım' olduğuna inanmadığını anımsattı. Temsilciler Meclisi'ndeki tasarının kabulünün ilişkileri zedeleyeceği uyarısı da yapan Ural, "Pek çok konuda ABD'nin Türkiye'ye, Türkiye'nin de ABD'ye ihtiyacı var. Bu iki ülke açısından hakikaten çok kötü olur" dedi. (Dış Haberler)