Yunanistan ile dört düzlem ve Ahlak-ı Alai üzerinden işbirliği çabası

Yunanistan ile dört düzlem ve Ahlak-ı Alai üzerinden işbirliği çabası
Yunanistan ile dört düzlem ve Ahlak-ı Alai üzerinden işbirliği çabası

Önceki akşam Atina?da Türk şehitliğini ziyaret eden Davutoğlu, Türk-Yunan çekişmesi için ?Zaman ve enerji kaybı? dedi. FOTOĞRAF: AA

Atina ile ilişkileri dört düzleme oturtma çabasındaki Davutoğlu, Papandreu'da 'Büyük Üstad Sokrates der ki' diye başlayan Ahlak-ı Alai'yi okuma arzusu uyandırmış
Haber: CEYDA KARAN / Arşivi

ATİNA/BRÜKSEL - Dışişleri Bakanı Ahmed Davutoğlu’nun Yunanistan’ı ilk ziyareti, ‘komşularla sıfır sorun’ politikasını Türk-Yunan ilişkilerine taşıma yönünde ‘hayırlara vesile’ bir manzara çizdi. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) Atina toplantısında yeni Yunan Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Yorgos Papandreu ile görüşen Davutoğlu, ‘vizyon örtüşmesinden’ memnun kalıp “Papandreu’da güçlü bir muhatap bulduk” izlenimini aktardı. Brüksel’deki NATO toplantısına giderken uçakta gazetecileri bilgilendiren Davutoğlu, Türk-Yunan ilişkilerini dört düzleme oturttu:
1) Suriye ve Irak’la olduğu gibi ‘yüksek düzeyli stratejik işbirliği mekanizması’ kurmak. Bu sayede Ege, Kıbıs ve azınlıklar gibi kemikleşmiş sorunlar daha rahat ele alınacak.
2) AB içinde bir Türk-Yunan ortak tutumu geliştirmek. Zira Türkiye ile Yunanistan’ın aynı anda üye olduğu bir AB’de Doğu Akdeniz çekim merkezi olacak.
3) Bölgesel işbirliği. İki ülke Balkanlar, Doğu Akdeniz, Ortadoğu, Kafkasya ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği bölgesinde ortak çalışabilir.
4) Küresel düzeyde işbirliği. Davutoğlu bu alanda Yunan Başbakanı’nın da paylaştığı bir örnek verdi: “Aynı coğrafyayı paylaşan iki ülke ortak sorunlarına uluslararası kurumlarda etkili işbirliğiyle çözüm arayabilir. Örneğin iklim zirvesinde ortak tutum alabilir.”
Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin canlanmasında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 30 Ekim’de gönderdiği mektuba Atina’nın vereceği resmi yanıt belirleyici olacak. Ancak Davutoğlu’nun izah ettiği ortak tarihsel paydalara dayalı arka plan anlaşılan Papandreu’yu etkilemiş. “Biz Yunanlılardan bir şey almaktan gocunmuş değiliz” diyerek, Türkçe’de din alimleri için kullanılan ve ‘üstad’ manasına gelen ‘efendi’ sözünün Yunanca ‘Fendios’tan geldiğini anımsatan Dışişleri Bakanı, Yunanistan-Türkiye ilişkilerine ‘Batı’nın en doğusu, Doğu’nun en batısı’ olarak sınır çekmenin imkansızlığını felsefi düzlemde Makyavel’in Prens’i ile Türk ahlakçısı Kınalızade’nin Ahlak-ı Alai’sini kıyaslayarak ortaya koymuş: “Makyavel’de Yunan felsefesi yok. Roma ve Hıristiyanlık var. Kınalızade ise Ahlak-ı Alai’de ‘Büyük Üstad Sokrates der ki..’ diye anlatıyor. Yani Yunan düşüncesi bizde düşman gibi görülmemiştir.” Bunun üzerine Yunan Başbakanı Ahlak-ı Alai’nin İngilizcesi’ni edinmek istemiş.

‘Yüzde 60 psikolojik’
Davutoğlu Ta Nea gazetesine de ilginç bir demeç verdi. Uzun yıllar Ortadoğu, Kafkaslar ve Körfez’de yer aldığı müzakerelerde edindiği izlenimi “Her müzakerenin sadece yüzde 15’i sorunun özüyle ilgili, yüzde 25’i yöntem, yüzde 60’ı da psikolojiyle ilgili” diye aktaran Davutoğlu, bunun Türkiye-Yunanistan ilişkileri için de geçerli olduğunu ekleyerek şunları söyledi: “Türkiye kıyıları yakınındaki Yunan adalarının kendisine tehdit oluşturduğu ve Yunanistan da bu adaların tehlikede olduğunu hissediyorsa hiçbir müzakere meyve veremez.”
“Akademisyen olarak 1950’lerden beri, Soğuk Savaş dönemindeki Türk-Yunan çekişmesinin gereksiz ve iki ülkeye de zararlı olduğu sonucuna varmıştım. Zaman ve enerji kaybedildi. Çekişmemizin esiri haline geldik. İkimiz de politikalarımızı, ‘Biri için iyi olan mutlaka diğeri için kötüdür’ gibi yanlış bir düşünce, rekabet üzerine kurduk. Bu yanlıştan kurtulmamız gerek” değerlendirmesini yapan Dışişleri Bakanı, Türkiye için Yunanistan ile ilişkilerin ciddi bir konu olduğu, ama en önemli konuyu oluşturmadığını belirtip Ege anlaşmazlıkları için şunları söyledi:

‘Ege ortak denizimiz’
“Ege ortak denizimiz. Coğrafyası karmaşık. Akademisyen olarak bir taraf haklı, öbür taraf haksız mı tartışmasında yeralmak istemiyorum. Buna karşı, ortak bir vizyonda anlaşırsak, bu karmaşık coğrafya sorun olmak yerine avantaja dönüşebilir. Meselelerin çözüm vakti geldiği kanısındayım.” Kıbrıs için de “Türkiye’nin güvenliği Doğu Akdeniz’in barış, kalkınma ve istikrar bölgesi olmasını gerektiriyor. Bu değişikliği sağlamamızın kilit noktası Kıbrıs. Bu nedenle adil ve kalıcı bir çözümden yanayız” diyen Davutoğlu, müzakerelerinin başarıya ulaşmaması ihtimali sorulduğunda “Düşünmek istemiyorum” cevabını verdi.