Yunanistan'da beşikten ırkçılık

AB üyesi Yunanistan, göçmen nüfusunu eşine nadir rastlanır ırkçı muamelelere tabi tutuyor. Göçmenler için Amerika'da doğumla, AB'de ise dil bilme, çalışma, uzun süreli ikamet gibi şartları yerine getirdikten sonra gelen vatandaşlık...

ATİNA - AB üyesi Yunanistan, göçmen nüfusunu eşine nadir rastlanır ırkçı muamelelere tabi tutuyor. Göçmenler için Amerika'da doğumla, AB'de ise dil bilme, çalışma, uzun süreli ikamet gibi şartları yerine getirdikten sonra gelen vatandaşlık, Yunanistan'da kan bağının ardında. Yunan yasalarına göre Yunan vatandaşlığı temelde Yunan ana babadan doğanların kalıtımsal hakkı. İkinci kuşak göçmenler, yani göçmenlerin Yunanistan'da doğurdukları çocukları ise, kendilerine doğum belgesi verilmediğinden, vatandaşlık elde edemiyor. Sadece ana babaları yerel yönetimlerde kayıtlı olanlara doğum belgesi veriliyor, yerel yönetimlere de ancak Yunan vatandaşları kaydediliyor. Diğer tüm doğum belgesi talepleri, sevk edildikleri ana baba uyruğunun büyükelçiliklerinde kaybolup gidiyor.
20 yıldır tanınma bekliyor
Babası Nijeryalı, annesi Kamerunlu olan Catherine Ananois, doğup büyüdüğü Yunanistan'da devlet tarafından varlığının tanımasını tam 20 yıldır bekliyor. Genç siyahi dansçı, Yunan eğitiminden geçmiş, Yunanca konuşuyor, kendini Yunan hissediyor, ama yasalarla bürokrasi bunu vatandaşlık için yeterli bulmuyor. 16 yaşında bir okulun sınavına girebilmek için belge gerektiğinde, doğum belgesi bile olmadığını, ülkesiz bir kişi olduğunu anlayan Ananois, "Sonunda polis kontrolünden kurtulmamı sağlayan bir belge edinebildim, ama onun bile geçici ikamet izni sağladığı garanti değil, artık bu işlerden bıktım usandım" diyor.
Hiçbir belge alamayınca...
Belgeler olmadan Yunanistan dışına seyahat edilemiyor, ehliyet alınamıyor, banka hesabı bile açılamıyor. 2006'da Afrikalı kadınların iki sokak protestosu düzenlemesinin ardından, nihayet göçmen ve insan hakları örgütleri 'beşikten itibaren ırkçılık' dedikleri uygulamaya karşı kampanya başlattı. Devletin göçmen politikasına danışmanlık edip göçmen sayısı ve eğilimlerini araştıran Helenik Göçmen Politikası Örgütü (IMEPO), 1990'lardan beri Yunanistan'da göçmen ailelerden doğan çocukların sayısını 20 bin hesaplıyor. IMEPO Başkanı Aleksandros Zavos, "Bu sorun sınırlı sayıda insanı etkiliyor. Yasa temelde sağlam, sadece göçmenler bürokrasi çarklarını aşmayı beceremiyor" görüşünde. Gelgelelim yine
IMEPO rakamlarına göre 2006'da çoğu Arnavut 108 bin göçmen çocuğunun Yunan okullarına kaydolduğu ve bunların yarısının Yunanistan'da kalmak istediği hatırlatıldığında, Zavos, Yeni Demokrasi hükümetine ikinci kuşak göçmenlere geniş çaplı vatandaşlık tasarısı sunduğunu söylüyor. Şimdi muhalefetteki PASOK ise, ancak 11 yıllık iktidarının 2004'teki son günlerinde benzeri bir tasarıyı gündeme almıştı.
18 yıl yaşa sonra ülkeden atıl
10 yıldır Yunanistan'da yaşayan ve üç çocuğunun 150'şer avroluk oturma iznini her yıl yenilemekten artık usanan Arnavut Dolores Kacorri "Böyle bir adım şahane olur" diyor. Göçmen çocukları, doğduklarından 15 yaşına dek ailelerinin oturma iznine tabi, 15-18 arası kendi oturma izinlerini alıyor, 18 yaşına bastıklarında ise ülkeye yeni adım atmış göçmenlerden hiçbir farkları kalmıyor. İşsizseler ülkeden atılıyorlar, üniversiteye gitmiyorlarsa kalmak için çalıştıkları ve sosyal güvenlik ödemelerinin yapıldığını polise kanıtlamak zorundalar. Son 10 yıldır Yunanistan'dalar ve iş ya da eğitim hayatları sürüyorsa içişleri bakanlığına 1500 avroya vatandaşlık başvurusu yapabiliyorlar. Ama bakanlık karakter ve kişilik
araştırması yapıp kimseyi Yunan vatandaşlığına layık görmezken, ne bunun gerekçesini açıklıyor ne de asgari ücretin iki katından fazla başvuru ücretini geri ödüyor.