Yuvarlak Masa Toplantısı 3 (5)


Sadece Türkiye değil dünya muhafazakarlaşıyor...


Belirsizlik ve korku, geçmişe özlemi artırıyor...


AKP'nin yükselişinin tek nedeni İslamcı temelleri olamaz...


AB'nin türkiye karşıtı tavrı milliyetçiliği güçlendiriyor...

  • Yazı Dizisi
  • Haber: HİLAL KÖYLÜ / Arşivi

    Radikal ve EDAM'ın ortaklaşa düzenlediği 'İstanbul Yuvarlak Masa Toplantısı'nın üçüncü ve son oturumundaki tartışmalar 'Popülizm, milliyetçilik ve Avrupa demokrasilerinde radikal oluşumlar' başlığı altında toplandı. Akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle Türk ve yabancı gazeteciler, 'Chatham House' kuralları uyarınca şu görüşleri ortaya kodu:

  • Dünyadaki tüm demokrasilerde muhafazakâr eğilimlerde artış görüyoruz. Günlük sorunların yol açtığı belirsizlik ve korku, dogmatizmi ve geçmişe özlemi artırıyor. Sosyal psikologlar iki tip insanın dogmatizme daha yatkın olduğu fikrinde. Bu insanlarda iki özellik öne çıkıyor: Düşük itibar ve yetersiz siyasi etkinlik.
    Muhafazakârlığın sebebi...
  • Muhafazakârlığın artmasında ekonomi, farklılıklara karşı hoşgörünün düşmesi ve değişime direnç temel etkenler. Bilinmezlik ve korku içindeki düşük yetkinlikli insanlar, daha iyi gelir elde etmek için çalışmaktansa, mevcut durumu kabullenir ve bulundukları durumu eşitsizliğe dayanarak açıklarlar.
  • Muhafazakârlığın artış nedenlerine dair son araştırmalar dikkat çekiyor. Bu araştırmalarda, daha iyi eğitim almış insanların geleceklerinden daha emin oldukları ortaya çıkıyor. Korku ve tehdit algılayışları, rahatsız edecek derecede yaygın. Tehdit unsurlarının ülke dışındaki değil sadece ülke içindeki gruplar olduğu düşünülüyor.
    Türklere özgü düşmanlık
  • Genelin azınlıklarla ilişkisi göz önüne alındığında, bu konuda Türkiye'ye özgü bir yaklaşım var. Yunanlıların, Ermenilerin tehdit unsuru gibi algılanması kendiliğinden gelişmemiş ancak üretilmiş bir olgu.
  • Bu tip bir yabancı düşmanlığı özellikle üniveriste eğitimi almış bireylerde yaygın. Bunu da otoritenin kabul görmesiyle açıklayabiliriz.
    Eğitim sistemi başarısız
  • Eğitim sistemimiz geleneksel ne varsa unutmayı ve geleceğe bakmayı temel alsa da, geçmişe ve geleneksel yaşama özlemin yaygınlaşması eğitim sisteminin başarılı olmadığına işaret. Türk halkının sorunlarını çözerken daha çok geçmiş özlemiyle geleneksel yöntemleri uyguladığı gözlenebilir. Bu noktada, töre cinayetlerinin sadece köy yaşamında değil şehir hayatında da varlığını sürdürmesi dikkat çekiyor.
  • Türkiye'de herkes ülkenin hızla kötüye gittiğini söylüyor. Ekonomik koşulları iyileşse de, insanlara bu yeterli gelmiyor. Geleneksel yaklaşımlar liberal ekonomik programlara zıt olsa da siyasilerin muhafazakâr bir retorikle geleneksel temaları sunmalarına neden oluyor.
    Tabular yıkılıyor mu?
  • Daha fazla muhafazakâr mı olduk? Bu konuda genel görüşler olsa da, kesin konuşamıyoruz. Eskiden tabu gördüğümüz, konuşamadığımız konularda bugün açık açık konuşup tartıştığımız ortada. Bu tartışmalar sadece entelektüel ortamlarda değil, her platformda yapılıyor. Kürt ve Ermeni sorunları, Alevilerin durumuna dair tartışmalar artıyor ve yoğunlaşıyor. Belki de birlikte demokrasiyi geliştiriyoruz, ya da gelişen demokrasilere ayak uyduruyoruz. Bunda AB sürecinin de etkisini yadsımamak gerek.
  • Sadece Türkiye'de değil tüm dünyada popülist partiler yükselişte çünkü diğer partiler isteneni vermiyor. Son yıllarda orta sınıfın yeniden ortaya çıkışını, sistemleri etkileyişini görüyoruz. Böylece toplumsal değişimler, çevreden içeriye geçişler görülüyor. Seçmenler tepkisel oylar verebiliyor. Bir parti uzun süre yönetimde kalınca seçmenin tepkisel oylarıyla ortadan kaybolabiliyor.

    * * * * *
    AKP'nin başarısının sebepleri...
    Oturumda milliyetçilik ve yükselen popülizmin ışığında AKP'nin elde ettiği başarıya da ışık tutulmaya çalışıldı:
  • Kavramlarımız da zamanla değişiyor. Örneğin bugünün bakışıyla Adalet Partisi'nin de Doğru Yol Partisi'nin de İslamcı olduğu söylenebilir.
  • AKP nasıl bir parti? Değerlendirmek için daha çok zamanımız varmış gibi görünüyor. Yaklaşan seçimlerde birinci parti olacaklarını tahmin ediyoruz ama bakalım neler olacak? Yine de AKP'nin toplumda dış çemberlerde kalanların içeri hareketlenmesini mümkün kıldığını söyleyebiliriz. Onların döneminde günde bir dolardan az gelirle yaşayan insan sayısının azaldığını not edelim.
    Türkiye büyük bir sınav veriyor
  • Neden aşırı milliyetçilik ile karşı karşıyayız? Siyasi sistem, değişimlerin ardından ortaya çıkan endişeleri dengeleyecek yapıya sahip değil. Örneğin, Britanya köklü demokratik geçmişi sayesinde bu tür baskılarla ve toplumun kaygılarıyla başa çıkabiliyor. Oysa, Türkiye büyük ve ciddi bir sınav veriyor. Siyasi partilerin toplumdaki değişimleri iyi izlemesi ve zamanında hareket edip insanların uyumunu kolaylaştırması gerek. Değişimlere ayak uydururken mutsuzluğumuzu en aza indirgemek için ortak hareket etmeliyiz. Siyasette, sivil toplumda, üniversitede uyumu sağlamalıyız.
    Ya milliyetçi kahramanlar?
  • Hrant Dink cinayeti sonrası Türkiye'de şiddete karşı, eşitlik ve ifade özgürlüğünün kazanımını, sürdürülmesi ve yerleşmesi için tepkinin büyüklüğünü gördük. Ama cinayeti işleyen gencin de, aşırı milliyeti gençler arasında kahramanlaştığını gözlemledik. AB'nin Türkiye'ye karşı ayrımcı tavırları aşırı milliyetçiliği güçlendiriyor. AB'nin Türkiye'de yarattığı tepkiden haberdar olması gerekiyor.
  • AKP kimlerden oy aldı? Buna dair araştırmalar daha çok yapılacak ama AKP'nin Refah Partisi'nin tarzını beğenmeyenlerden doğduğunu unutmamalı. AKP'nin İstanbul merkezli sermayeye tepkili Anadolu kaplanlarından oy aldığını hepimiz hatırlıyoruz.
  • AKP'nin yükselişinin tek nedeni İslamcı temelleri olamaz. Alternatiflerinin çoğu bir ölçüde dindardı. 2002'de bu sorunun cevabını çok daha kolay verebiliyorduk. İnsanlar deneyimlerinden yola çıkarak AKP'nin daha icraatçı davranacağını düşünüp, buna inandılar.

    - BİTTİ -