Zenginler ve yoksulların çevre konusunda da dünyaları ayrı!

Zenginler ve yoksulların çevre konusunda da dünyaları ayrı!
Zenginler ve yoksulların çevre konusunda da dünyaları ayrı!

Clinton (solda) Obama?dan bir gün önce konferanstaydı. Britanya Başbakanı Brown (ortada sağda) zirvede ödül aldı. Merkel ABD?yi suçladı. FOTOĞRAFLAR: AFP

Kopenhag'da liderler zirvesi başlarken Kyoto'nun yerini alacak bir anlaşmadan kimsenin umudu yok. Zengin ve yoksullar müzakerelerde de aynı noktada buluşamadı

KOPENHAG - Küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda 7 Aralık günü başlayan 15. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda son güne girilirken, Kyoto’nun yerini alacak yeni bir anlaşma umutları da tükenmiş gibi.
Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da dün 130’dan fazla ülke liderinin katılımıyla gerçekleşen liderler zirvesi vardı. Zirveye dün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Almanya Başbakanı Angela Merkel, Britanya Başbakanı Gordon Brown, Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula de Silva, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad’ın da aralarında olduğu birçok ülke lideri katıldı. 

Bugün son gün
Liderler zirvesi iklim konferansının son günü olan bugün de devam edecek ve ABD Başkanı Barack Obama da bugün konuşma yapacak.  Anlaşma sağlanması halinde 2012’de süresi dolacak olan Kyoto Protokolü yerine geçecek yeni iklim anlaşmasının imzalanması öngörülüyor. Ancak ülke liderleri de dahil birçok odak Kopenhag’dan bir anlaşma çıkması konusunda umutlu değil. İngiltere Enerji ve İklim Değişikliği Bakanı Ed Milliband bir anlaşmaya varılması olasılığının bıçak sırtında olduğunu söyledi.
Karbon salımı sınırlandırmaları, azami küresel ısınma oranı ve küresel ısınmayla mücadele fonu konusunda derin anlaşmazlıkların yaşandığı toplantıda bu tıkanıklıkları aşmak üzere yeni bir taslak metin önerme planından vazgeçtiği bildirildi. Danimarka Başbakanı Lars Lökke Rasmussen, 193 ülkenin temsilcilerinin müzakerelerde, küresel ısınmayla mücadelenin temel unsurlarını belirleyen ve dün konferansa sunulan mevcut BM metnini ele alması gerektiğini belirtti. 

‘Müzakereler çıkmaza girdi’
Öte yandan bir Danimarkalı yetkili de kapsamlı bir anlaşmaya varılması umutlarının çok az olduğunu söyledi. Yetkili, umutlarının az olmasının nedeninin, zengin ve yoksul ülkeler arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi olduğunu belirtti ve mevcut durumda umdukları anlaşmaya varmanın çok güç olduğunu dile getirdi. 

Merkel: ABD isteksiz
Konferanstan umudunu kesenlerden biri de Almanya Başbakanı Angela Merkel’di. Merkel, ‘sanayileşmiş ülkelerin vaatlerinin olmadığını, ABD’nin de isteksiz davrandığını’ söyledi.  Merkel, konferansa katılmak üzere Kopenhag’a  gitmeden önce yaptığı açıklamada, “ABD’nin karbondioksit salımını 1990 seviyesine göre yüzde 4 düşürme vaadi hiçbir işe yaramayacak. Daha büyük sınırlamalara gitmesi gerek. Kopenhag’dan gelen haberler hiç de iyi değil, Şunu apaçık belirtmek gerek: ABD isteksiz” yorumu yaptı.
Merkel, ABD’nin ‘yol gösterici en önemli ülke olarak çok zayıf kaldığını’ da vurguladı.   

Clinton: Para veririz ama...
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise dün Kopenhag’da yaptığı basın açıklamasında 2020’ye kadar küresel ısınmayla mücadele etmek için yoksul ülkelere her yıl 100 milyar dolar yardımda bulunmaya hazır olduklarını ancak bu yardımın tüm ülkelerin zirvede anlaşmaya varılması koşuluna bağlı olduğunu açıkladı.
“Halen atmosfere gaz salımı konusunda dünya birincisi olduğunu tahmin ettiğim Çin’in şeffaf olmaması durumunda, ilan ettiğim vaatlerimize bağlı kalmayı düşünmek çok zor” diyen Clinton, ABD’nin özellikle Çin yüzünden bu anlaşmanın sağlanmayacağını da ifade etmiş oldu.
ABD’nin şarta bağladığı para yardımı, yoksul ülkelerin daha temiz teknoloji kullanmaları ve maruz kaldıkları küresel ısınmanın etkilerini azaltma çalışmalarında kullanılacak.  

Rusya: Herkes uyarsa uyarız
Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev’in yardımcılarından Arkadiy Dvorkoviç de Kopenhag’da varılacak anlaşmanın, ancak tüm ülkelerin buna uyması halinde bir anlamı olacağını söyledi. Dvorkoviç, “Bizim için tüm ülkelerin taahhütte bulunması çok önemli” dedi. Dvorkoviç, Rusya’nın 2020 yılında 1990 yılındaki gaz salımı seviyesinden yüzde 25’lik bir indirim yapmaya hazır olduğunu tekrarlarken, “Ekonomik büyümemizi sınırlandıracak taahhütleri üstlenmeyeceğiz” ifadesini kullandı. (aa, bbc, ap, afp)

Tuvalu: Ağzımızda acı tatla gideceğiz
TUVALU: Küresel ısınmanın en çok etkilediği ülkelerden olan ve deniz seviyesinin yükselmesi sonucunda büyük bir riskle karşı karşıya olan Tuvalu’nun başbakanı Apisai Ielemia, “Devam eden toplantılar bizi pek mutlu etmedi. Seçilmiş birkaç ülke tarafından gizli toplantılar yapıldı. Bu BM’nin yapmaması gereken bir çalışma tarzı” diyerek toplantılara olan tepkisini dile getirdi. Ielemia, “Toplantılardan ağzmızda acı bir tatla ayrılacağız. İklim değişikliğinin asıl kurbanlarının sesi burada duyulmadı” dedi.
Tuvalu, küresel ısınmanın sonuçlarından deniz seviyesinin yükselmesi durumunda ilk batacak ükeler arasında. 

Çin’e göre sonuç belli
ÇİN:  Çin, küresel ısınmaya yol açan sera gazlarının atmosfere bırakılmasını sınırlandıran yeni önlemleri öngören bir anlaşmaya ulaşılmasını mümkün görmüyor. Reuters’a bilgi veren kaynaklara göre Çin heyeti Kopenhag’daki müzakerelerde diğer heyetlere, anlaşmaya varma olasılığının bulunmadığını bildirdi.
Atmosfere en fazla sera gazı bırakan ülkeler arasında yer almasından ötürü Çin, anlaşmaya varılabilmesi için kilit öneme sahip. Çin, zirve sonunda anlaşma yerine, ‘bir tür kısa, siyasal deklarasyon yayımlanmasını’ önerdi. Kaynaklar, önerilen bildiri ile ilgili ayrıntı vermedi. Çin, görüşmelerde heyetlerin ‘daha fazla samimi’ olmalarınıda  istedi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, düzenlediği basın toplantısında, gelişmiş ülkelerin mali katkı yapma, teknoloji ve gaz salımı hedefleri konusunda ‘daha fazla samimi’ olmaları gerektiğini söyledi.

Hindistan: Suç fakirlere...
HİNDİSTAN: Hindistan, zengin ülkelerin iklim anlaşması çıkmazı için yanlış yere fakir ülkeleri suçladıklarını belirtti. Hindistan Çevre Bakanı Jairam Ramish, zengin ülkelerin konferansta küresel ısınmayla mücadele için bir anlaşmaya varılmaması halinde, bundan fakir ülkeleri sorumlu tutacak bir ‘propaganda kampanyası’ hazırlığı içinde olduklarını söyledi. Hindistan Çevre Bakanı, bunun ‘yanlış ve sinsice’ olacağını belirterek, şimdi karşılıklı suçlamaların yapılacağı zaman olmadığını vurguladı.