Onlar "hayırlı işler" yerine "Allah'a emanet ol" diye uğurlanıyorlar

- Uzun Mehmet'in 8 Kasım 1829'da kömür bulmasının ardından, bunu hazmedemeyenlerce öldürüldüğü rivayet edilen Zonguldak'ta, "ekmeğin ocağı" madenlerde acı eksik olmuyor - Kentte sağlıklı verilerin tutulduğu 1941'den itibaren 3 bin 762 kişi madenlerde hayatını kaybetti, 401 bin 850 işçi de yaralandı - Havza tarihinde en fazla acı 1955'te 122, 1983'te 145 ve 1992'de 276 madencinin hayatını kaybetmesiyle yaşandı

ZONGULDAK (AA) - ERDİNÇ AKSOY - Uzun Mehmet'in 8 Kasım 1829'da kömür bulmasının ardından, bunu hazmedemeyenlerce öldürüldüğü rivayet edilen Zonguldak'ta, "ekmeğin ocağı" madenlerde, sağlıklı verilerin tutulduğu 1941'den bu yana 3 bin 762 kişi öldü, 401 bin 850 işçi yaralandı.

Uzun Mehmet'in 8 Kasım 1829'da taş kömürünü bulduğu, Bartın,, Kastamonu ve Zonguldak'ı da içine alan kömür havzasında, "hayırlı işler" yerine "Allah'a emanet ol" diye uğurlanan madenciler,  "mutlak karanlığın" içinde çok sayıda tehlikeyle karşılaşabiliyor. 

Rivayete göre, Neyren köyü civarındaki değirmenin yakınında gördüğü ''siyah taşları" keşfederek padişah tarafından ödüllendirilen Uzun Mehmet, bunu hazmedemeyenler tarafından öldürüldü. Kömürün çıkarılmaya başlandığı günden bu yana madenlerde acı eksik olmuyor.

Yerin metrelerce altında emek yoğun çalışılan kömür ocakları, göçük, grizu patlaması, metan gazı ve karbondioksit boğulması, karbonmonoksit zehirlenmesi gibi çok sayıda tehlikeyi barındırmasına karşın en önemli istihdam alanları arasında yer alıyor.

Havzada Türkiye Taşkömürü Kurumu ve özel maden ocaklarında çalışan 15 bin civarında madenci, ekmeklerini doğanın adeta bağrından koparıyor.

Maden işçisi, 3 vardiyada girdiği maden ocaklarında 8 saatlik üretim yolculuğuna nerede ve ne iş yapacaklarının belirlenmesiyle başlıyor.

Madende ''o gün'' üstlenecekleri görevi öğrenen madenciler, TTK'da işçi asansörleri ve ardından bindikleri "fayton" denilen demiryolu aracıyla, özel sektörde ise ocağın içinde yürüyerek derinliğe ilerliyor.

Yakınları ve iş arkadaşları tarafından ''hayırlı işler'' yerine ''uğurlar olsun, Allah'a emanet ol'' denilerek yolcu edilen madenciler, sağ salim ocaklarından çıkarlarsa da "geçmiş olsun" diye karşılanıyor.

Maden kazalarında yaşanan acı tecrübelerin oluşturduğu bu geleneğin kuşaklar boyunca devam ettiği havzada, mesaileri süresince yeri geldiğinde bir metreden alçak alanlarda kazdıkları kömürü küreklerle konveyöre (yük taşınan bant) aktaran işçiler, yemeklerini kömürden kararmış elleri ve yüzleriyle yerin metrelerce altında yiyor.

Yüzlerce maden ocağının oluşturduğu yer altı şehirlerinin mensupları, her maden kazasında benzer durumla karşılaşabilecekleri endişesini taşıyarak çalışmalarına devam ediyor. 

 

- 74 yılda 3 bin 762 kişi öldü

Bölgede, saptanabilen en eski ölümlü iş kazasında, 1875 Ahmet Ağa adlı kişi hayatını kaybetti.

Kömür havzasındaki maden ocaklarında, sağlıklı verilerin tutulduğu 1941'den bu yana meydana gelen çeşitli kazalarda 3 bin 762 kişi öldü, 401 bin 850 işçi yaralandı.

Havzanın tarihinde en fazla acı 1955'te 122, 1983'te 145 ve 1992'de 276 madencinin yaşamını yitirmesiyle yaşandı.

1941-2014 dönemindeki en fazla ölümlü ve yaralanmalı iş kazaları şöyle:

Yıl Ölü Yaralı
1942 108 3.154
1947 121 2.664
1955 122 5.972
1957 99 6.498
1958 99 6.828
1983 145 8.159
1992 276 5.403